Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2023/8064 E., 2025/7227 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8064 E., 2025/7227 K. (07.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8064
Karar No
2025/7227
Karar Tarihi
07.05.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/8064 E. , 2025/7227 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/63 E., 2019/57 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ... aleyhine ... 1. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 2 adet faturaya dayanarak 70.000 Euro asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, ... Hesap İşleri Müdürlüğünce 30.10.2007 tarih ve 241 sayılı üst yazı ile muhasebe kayıtlarından takibe konu faturalara rastlanılmadığının belirtilmesi üzerine Belediye Başkanlığı vekilince 31.10.2007 tarihinde takibe itiraz edildiğini, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/59 Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, temyize gidilmesi sonucunda Yargıtay'ca kararın onanmasına karar verildiğini, karar düzeltme talebinin reddedilerek 03.12.2013 tarihinde verilen kararın kesinleştiğini, itirazın iptali davasının belediye aleyhine sonuçlanması neticesinde o dönemin belediye başkanı olan davalı hakkında belediyeyi zarara uğrattığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulduğunu, İç İşleri Bakanlığı tarafından müfettiş görevlendirildiğini, müfettiş tarafından yapılan inceleme sonucunda davalının kusurlu olduğu tespit edildiğinden davalı aleyhine ... 1. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının başlatılan bu takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Belediye Başkanlığı tarafından ... 1.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına haksız itiraz edildiğini, ... firmasına borç aslı 70.000 Euro x 2.3003 TL= 161.021,00 TL olmasına rağmen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/59 Esas sayılı kararı sonucu dosyaya ödenen miktarın 346.280,00 TL olması sonucu fazla ve yersiz yere ödenen 346.280,00 TL - 161.021,00 TL = 185.259,00 TL'nin vekil edeninden tahsiline ilişkin olduğunu, ... 1.İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında davacı ... Başkanlığının ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına fazla ödeme yaptığını bu nedenle fazla ödenen paranın iadesini talep ettiğini, bu dosyada verilecek kararın davaları bakımından hesaplanan kamu zararı miktarını ilgilendirdiğini, çünkü dosyada davacı belediyenin 63.418,45 TL fazla ödeme yaptığının iddia edildiğini, bu durumda 121.840,55 TL davacı belediyenin zararının oluştuğunu, bu nedenle taraflar arasında devam eden İcra Hukuk dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, kamu zararı tespit raporuna göre icra dosyasına itiraz edilmeseydi ve borç ödenseydi davacı belediyenin borcunun artmayacağı şeklinde olduğunu, davacı tarafın müvekkiline izafe edilen kusurun yapılan iş karşılığı olan rakamın ödenmesine değil, söz konusu rakamın icra dosyası sonucu ödenmesi bir zarar olduğunu, bu durumda 25.271,34 TL takip öncesi faiz, 12.705,72 TL icra vekalet ücreti, 16.490,68 TL icra tahsil harcı, 94,15 TL icra masrafı olmak üzere toplam 55.261,89 TL bedelden müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, ... firması tarafından takibe konu faturaların ... 32. Noterliğinin 16.05.2007 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacı belediyenin yazı işleri müdürüne teslim edildiğini ve söz konusu rakamın ödenmediğini, davacı ... başkanlığının borcu olduğunu bilmesine rağmen bu borcu süresinde ödemeyerek borcun artamasına kendisinin neden olduğunu,ödeme yapma yetkisinin müvekkiline ait olmadığını, davacının müvekkilinden icra inkar tazminatı talep etmesinin mümkün olmadığını, talep edilen alacak miktarının likit olmadığını, icra inkar tazminatının kanuna konuluş amacının borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bu miktarı tayin edebilecek durumda olan borçlunun ödeme emrinin tebliği üzerine icrada borcunu inkar etmesini önlemek olduğunu, bu nedenle diğer yasal koşulların yanında takibe konu alacağın likit olmasının da zorunlu olduğunu, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olmasının gerektiğini, bu koşullar yoksa likit bir alacaktan söz edilemeyeceğini, bu dosya açısından İİK67. Md. şartlarının oluşmadığını, bu nedenle davacı tarafın inkar tazminatı isteminin reddinin gerektiğini beyan etmiştir.

III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 02.10.2014 tarih ve 2014/54-2014/513 sayılı ilk kararıyla; davacı tarafça takibe haksız olarak itiraz edilmesi sonrasında yargılama sürecinin uzaması, işleyen faiz ve mevcut borç sebebiyle belediye başkanlığının zarara uğradığı, iş bu zarardan o dönemin belediye başkanı olan davalının sorumlu olduğu iddia edilmiş ve davalı hakkında suç duyurusunda bulunulması sonucunda İçişleri Bakanlığı tarafından görevlendirilen Mali Hizmetler Müdürü tarafından hazırlanan raporda davalının kusurlu olduğu tespit edilmiş ise de davalının bu hususta herhangi bir yazışma yapmadığı, Mali İşler Müdür vekilinin, borç durumuna ilişkin davalı tarafından bilgilendirme yapılmış olduğu, denetleme sonrasında düzenlenen raporda da farazi beyanlarla davalının kusurlu olduğunun belirtildiği ancak raporda belirtildiği şekilde belediye başkanının yazılı bir talimatının olmadığı gibi görevi ihmal derecesinde dahi kusurunun bulunmadığı kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 23.12.2015 gün ve 2014/17770 - 2015/15085 sayılı ilamıyla; öncelikle ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... numaralı soruşturma evrakı getirtilerek, soruşturmaya konu olaylar arasında davaya konu olayın bulunup bulunmadığı belirlenip, davaya konu olay soruşturma konusu yapılmış ve bununla ilgili olarak ceza davası açılmışsa sonucu beklenip, ceza dosyasındaki deliller ile ... 1. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası da birlikte değerlendirilerek, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesi ile bozma kararı verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir. 4. Hukuk Dairesinin 2016/5667 - 2016/10406 sayılı ilamı ile; Dairemiz bozma ilamının içeriğinde iki kez “... Cumhuriyet Başsavcılığının ... numaralı soruşturma evrakı” yazılması gerekirken “... Cumhuriyet Başsavcılığının ... numaralı soruşturma evrakı” ibaresinin yazıldığı anlaşıldığından, maddi hata niteliğindeki bu yanılgının giderilmesi için davalının karar düzeltme istemi yerinde görülerek kabulüne karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu edilen kamu zararı miktarı yüksek olup mahkemece bilirkişi incelemesine gerek görülmeden ceza dosyasındaki bilirkişi raporu ile hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, mahkemenin ceza mahkemesinde verilen kararla bağlı olmadığını, kaldı ki ceza dosyasındaki bilirkişi raporunun da soyut ifadeler içermekte olup gerçek anlamda bir tespit içermediğini, şüphede kalan imza yönünden davalının sorumlu tutulmasının hukuk yargılamasında da mümkün olmadığı yönündeki gerekçe ile şüphede kalan sanık imzasını içeren faturalar ile başlatılan icra takip dosyasına belediyenin 371.426,00 TL ödeme yapmak zorunda kalmasının çelişki içerdiğini, kararın somut ve bilimsel verilere dayanmadığını, müfettiş raporuyla tespit edilen zararın gerekirse yeniden bilirkişi raporu ile tespit ettirilmesi gerektiğini, usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kurum zararının tahsili amacı ile yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile uyumlu olarak davalının görevi ihmal suçundan yapılan ceza yargılamasında da beraat ettiği, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan Sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 240e2af4dbe8c842 08f3ec94f507277f

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı