4. Hukuk Dairesi 2023/995 E. , 2025/961 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1064 Değişik İş, 2022/1064 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-62292 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/248017 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 27.11.2018 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu araçta yolcu olan davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile tahsiline ve 750,00 TL maluliyet rapor ücretinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında alınan Adli Tıp Uzmanı Heyet Üyeleri Dr. ... Özdil, Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan teknik bilirkişi raporu ile başvuranın 27.11.2018 tarihli trafik kazasıyla illiyetli yapılan son muayenesinde vücudunun muhtelif yerlerinde total 10.4 cm² lik skar alanı tespit edildiği, bu skar alanlarının kazayla illiyetli olduğu, kişinin mevcut skar ebatlarının yüzey alanı hususunda 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” kapsamında özür (engel) durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranın %0 olduğu yönünde kanaat bildirildiği, başvuranın oluşan bir maluliyeti bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından başvuru sırasında sunulan raporda maluliyetin başvuranın vücudunda meydan gelen yara izlerine (skar) dayandırıldığı, maluliyet raporunda skarların çaplarının yazılmış ancak bu izlerin başvuranın vücudunun ne kadarını kapladığına dair bir bilgi veya hesaplamaya yer verilmediği, oysa yönetmeliğin eki çizelgeye göre maluliyete yol açacak (%5) skar –keloid’in vücudun en az %1-9 kaplaması gerektiği, dolayısıyla maluliyet raporunun hem skarların vücudun ne kadarını kapladığını belirtmemesi, hem de buna dair bir hesaplamayı da içermemesi nedeniyle hükme esasa alınacak nitelikte olmadığı, nitekim Uyuşmazlık Hakem Heyetinin de bu nedenle bilirkişi incelemesi yaptırdığı, uzman hekimlerden aldığı raporda başvuranın vücudundaki skarın maluliyet oluşturacak düzeyde olmadığının bildirildiği, bu nedenle Uyuşmazlık Hakem Heyetinin benzer gerekçelerle red kararı vermesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediği gerekçesiyle davacının itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen %5 maluliyet belirleyen raporun esas alınması gerektiğini, raporun alanında uzman doktorlar tarafından başvuran bizzat muayene edilmek suretiyle tanzim edildiğini, başvuran muayene edilmeksizin dosya üzerinden inceleme ile düzenlenen bilirkişi mütalaasına itibar edilerek hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, başvuranın skara ilişkin maluliyetinde yüzde sabit iz niteliğine ilişkin muayene olmaksızın farazi bir hesaplama yapıldığını belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davacının beden gücü kaybına yönelik olarak başvuranın sunduğu İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 17.02.2022 tarihli rapora göre; trafik kazasına bağlı olarak davacının vücudunda meydan gelen yara izleri (skar) nedeni ile şahsın meslekte kazanma gücünü %5 oranında kaybetmiş olduğu belirlenmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince dosya kapsamında alınan Adli Tıp Uzmanı Heyet Üyeleri Dr. .......... Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan teknik bilirkişi raporu ile başvuranın 27.11.2018 tarihli trafik kazasıyla illiyetli yapılan son muayenesinde vücudunun muhtelif yerlerinde total 10.4 cm² lik skar alanı tespit edildiği, bu skar alanlarının kazayla illiyetli olduğu, kişinin mevcut skar ebatlarının yüzey alanı hususunda; başvuranın vücudundaki skarın total 10.4 cm² olduğu, ortalama bir erkeğin vücut yüzeyi 17300 cm2 olup, başvuranın vücudunda 10,4 cm2 skar meydana geldiği, dolayısıyla 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” kapsamında özürlülük verilen ebatların %1'lik alanı geçmediği, özür (engel) durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %0 olduğu yönünde kanaat bildirildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvuranın oluşan bir maluliyeti bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verildiği, davalının itirazı üzerine İtiraz hakem Heyetince; davacı tarafından başvuru sırasında sunulan raporda maluliyetin başvuranın vücudunda meydan gelen yara izlerine (skar) dayandırıldığı, maluliyet raporunda skarların çaplarının yazılmış ancak bu izlerin başvuranın vücudunun ne kadarını kapladığına dair bir bilgi veya hesaplamaya yer verilmediği, oysa yönetmeliğin eki çizelgeye göre maluliyete yol açacak (%5) skar –keloid’in vücudun en az %1-9 kaplaması gerektiği, dolayısıyla maluliyet raporunun hem skarların vücudun ne kadarını kapladığını belirtmemesi, hem de buna dair bir hesaplamayı da içermemesi nedeniyle hükme esasa alınacak nitelikte olmadığı, nitekim Uyuşmazlık Hakem Heyetininde bu nedenle bilirkişi incelemesi yaptırdığı, uzman hekimlerden aldığı raporda başvuranın vücudundaki skarın maluliyet oluşturacak düzeyde olmadığının bildirildiği, bu nedenle Uyuşmazlık Hakem Heyetinin benzer gerekçelerle red kararı vermesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediğinden davacının itirazının reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, davacı tarafından başvuru sırasında sunulan İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 17.02.2022 tarihli raporla, Uyuşmazlık Hakem Heyetince dosya kapsamında alınan Adli Tıp Uzmanı heyet üyeleri tarafından hazırlanan teknik bilirkişi raporu arasında çelişki oluşmuş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince Adli Tıp Uzmanı Heyet Üyeleri tarafından hazırlanan teknik bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Raporlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan çelişkilerin giderilmesi için rapor alınarak karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 27.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.