4. Hukuk Dairesi 2023/9605 E. , 2025/4730 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/524 D.İş- 537 K. İtiraz Hakem Heyetince verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı sigorta şirketi nezdinde trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp belirsiz alacak davası olarak 8.000,00 TL maddi tazminat ile 600,00 TL rapor ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini artırmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru şartının yerine getirilmediğini, sunulan maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmadığını, kusur durumunun net bir şekilde tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetince hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirilmek suretiyle davanın kısmen kabulüyle 367.790,89 TL maddi tazminat ile 290,00 TL rapor ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik itirazının kabulüyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru şartının yerine getirilmediğini, kusur durumunun tespitine yönelik rapor alınmadığını, sunulan maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmadığını, tazminat hesabının genel şartlara uygun yapılmadığını, rapor ücretine ilişkin talebin reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B.Gerekçe 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan araçta yolcu olan davacının yaralanması sonucu bedensel zarara dayalı tazminat talebine ilişkindir. Davalı sigorta şirketi meydana gelen zarardan sigortalının kusuru oranında sorumlu olup tazminatın belirlenmesinde kusur durumunun tespiti önemli yer tutmaktadır. Hakem heyetince soruşturma dosyasında alınan kusura ilişkin raporda davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun belirlendiğini belirterek tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak davalının meydana gelen kazada %100 kusuruna göre karar verilmiştir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Somut olayda davacının, davalıya sigortalı traktörün sağ lastiği üzerinde yolculuk ettiği sırada dengesini kaybedip düşerek yaralandığı anlaşılmaktadır. Karayolları Trafik Kanunu'nun 3 üncü maddesinde yolcu, “Aracı kullanan sürücü ile hizmetliler dışında araçta bulunan kişilerdir” şeklinde düzenlenmiştir. Güvenli bir trafik düzeni için yolcuya da büyük sorumluluklar düşmekte, bunun aksi durumlar kazalara sebebiyet verebilmektedir. Aynı Kanun'un yolculara ait Kod 4'te taşıt dışında “çamurluk vs.” seyahat etmek kuralına aykırı davranışı nedeniyle yolcuların da olayda kusurlu olduğu düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 129 uncu maddesinde araçların çamurluk, basamak, karoser kenarı, sürücü mahallinin veya aracın üstü, bagaj merdiveni gibi dış kısımlarında insan taşınamayacağı yer almaktadır. Dosya kapsamından davacının herhangi bir kaza neticesinde değil traktörün sağ arka lastik çamurluk kısmında otururken aracın seyri sırasında dengesini kaybederek düşme neticesinde yaralandığı anlaşılmaktadır. Olayın oluş şekline göre araç sürücüsünün sevk ve idare hatası yanında davacı yolcunun da zararın oluşmasında kusurunun olup olmadığının net bir şekilde tespit edilmesi gerekmektedir. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin soruşturma dosyası dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek, soruşturma dosyasında alınan rapor ile çelişki oluşursa çelişkiler giderilmek suretiyle davacının ve araç sürücüsünün olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmek üzere İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. 3. Dosya kapsamında bulunan 16.09.2022 tarihli raporda davacının omurga ve alt ekstremite arazı nedeniyle iş göremez hale geldiği belirtilmiştir. Davaya konu kazanın meydana geldiği tarihte Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzunun Omurgaya Ait Sorunlarda Engellilik bölümünün 1-1.1 Yaralanma Modeli Veya Tanı İlişkili Değerlendirme kısmında, “Travma durumlarında ilk tercih edilecek yöntemdir. Eğer bir yaralanma yok ise, bu yöntem yetersiz kalıyor ise veya yaralanma aynı omurga bölgesinde birden fazla segmenti etkiliyor ise eklem hareket genişliği modeli kullanılır. Yaralanma modeli nörolojik kayıp varlığına, kırık, dislokasyon ve hareket segmenti bütünlüğüne dayanır. Birden fazla omurga bölgesi etkilenmiş ise her biri ayrı ayrı değerlendirilir, kişinin engel oranını hesaplamak için Balthazard Hesaplama Tablosundan yararlanılır (Ek.3). Yaralanma bulgularına kortikospinal yol bulguları da eşlik ediyor ise spinal kord lezyonları ile ilgili tablolar kullanılır (Bölüm 4). Bu değerlendirme için engel kalıcı ve stabil olmalı, son 12 ayda değişiklik olmamalıdır.” düzenlemesine yer verilmiş, aynı yönetmeliğin ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; davacıda oluşan yaralanma omurgaya ve alt ekstremiteye ilişkindir. Kazanın meydana geldiği tarih ile karara esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında bir yıllık (12 aylık) süre geçmediği gibi raporu düzenleyen bilirkişiler arasında davacıda oluştuğu iddia edilen arazlara uygun uzman hekimin de yer almadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının ikametine en yakın yetkili sağlık kuruluşundan arazlara uygun uzman hekimlerin bulunduğu heyetten rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 4.Davacı vekili dava dilekçesi ile bedensel zarara dayalı tazminat talebi yanında maluliyet oranının tespiti için ödenen 600,00 TL rapor ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Hakem heyetince rapor ücretinin yargılama giderleri içinde değerlendirilmesi gerekirken tazminata ilişkin hüküm fıkrasında karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,20.03.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dosya kapsamından, tek taraflı trafik kazasında davacının yolcu olduğu, kazanın davacının traktörden düşmesi suretiyle meydana gediği anlaşılmaktadır. Olayın oluşuna ve davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılmış olmasına göre kusur raporu alınmasına gerek olmadığı görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun (2) numaralı bentteki bozma kararına katılmıyorum. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c8e3a2fb96570105 3c9be7d7acfd5f78