4. Hukuk Dairesi 2023/8856 E. , 2025/4898 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/462-2023/471 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.07.2018 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan karşı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, kaza nedeniyle omurgasının kırıldığını, bu nedenle omurilik felcinin meydana geldiğini, tekerlekli sandalyeye bağımlı olduğunu, tedavi masrafı yaptığını, çalışamaz halde olduğunu, ömür boyu bakıma muhtaç hale geldiğini, davalıya yaptıkları 23.01.2019 tarihli başvuruda sürekli iş göremezlik tazminatı, bakım ve refakatçi gideri ile tedavi gideri talep ettiklerini, davalının bu başvuru üzerine tahkim yargılamasından önce davacıya 12.08.2022 tarihinde 360.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödediğini, ancak söz konusu ödemenin eksik olduğunu, davalının tedavi ve sürekli bakıcı gideri ödemediğini, bununla birlikte sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin taleplerinin 23.01.2019 tarihinde olmasına rağmen, tazminatın 12.08.2022 tarihinde ödendiğini, geç ödeme nedeniyle davalının 360.000,00 TL tutarındaki sürekli iş göremezlik tazminatının işlemiş faizinden de sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 355.000,00 TL sürekli bakıcı gideri, 5.000,00 TL tedavi gideri ve 240.000,00 TL bedensel zararın (sürekli iş göremezlik tazminatının işlemiş faizi) davalı ... şirketine ilk başvuru tarihi olan 23.01.2019 tarihinden itibaren, aksi halde ise kısmi ödeme tarihi olan 12.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davacıya 12.08.2022 tarihinde 360.000,00 TL tazminat ödediğini, davacının bakiye tazminata ilişki talebinin reddine karar verilmesi, kusur raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ceza dosyasından Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 07.04.2021 tarihli rapora göre; davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacı tarafından sunulan Tekirdağ İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesinin 16.06.2022 tarihli raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, bu nedenle ara karar ile yeni bir rapor alınmasına karar verildiği, ara karar uyarınca adli tıp uzmanları ile ortopedi ve travmatoloji uzman hekimden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 23.04.2023 tarihli rapora göre davacının davaya konu kaza nedeniyle omurilik felcine uğradığı, davacının sürekli bakıma muhtaç durumda olup, SGK tarafından karşılanmayan ve fatura edilemeyen tedavi giderinin 15.000,00 TL tutarında olduğunun tespit edildiği, dosya kapsamında alınan 23.04.2023 tarihli aktüer bilirkişi raporunda 3.518.195,88 TL sürekli bakıcı gideri tazminatının hesaplandığı, davacının ceza davasında kaza esnasında kaskının takılı olmadığını beyan ettiği, bu nedenle % 20 oranında müterafik kusur indirimi, davacının hatır için taşınması nedeniyle de % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmasına karar verildiği, aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan 3.518.195,88 TL sürekli bakıcı gideri tazminatı ve 15.000,00 TL tedavi giderinden bahsi geçen takdiri indirimlerin yapılması sonucu 2.110.917,53 TL sürekli bakıcı gideri tazminatı ve 9.000,00 TL tedavi giderinin hesaplandığı, kaza tarihindeki tedavi gideri teminatının 360.000,00 TL olduğu, davacının 355.000,00 TL sürekli bakıcı gideri tazminatı ve 5.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 360.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep ettiği, davacının talebine göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile 355.000,00 TL sürekli bakıcı gideri tazminatı ve 5.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 360.000,00 TL tazminatın 08.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin 240.000,00 TL tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin itirazının reddine, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm kısmının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine, davacı lehine 10.680,00 TL 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesine, hükmün kalan kısmının aynen infazına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; temerrüt tarihinin hatalı olduğunu, davalıya 23.01.2019 tarihinde ihbar ve talepte bulunduklarını, bu tarihten 8 gün sonrası itibariyle davalının temerrüde düştüğünü, yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ticari faize hükmedilmesi gerektiğini, davalıdan 23.01.2019 tarihinde sürekli iş göremezlik tazminatı talep etmelerine rağmen, sürekli iş göremezlik tazminatının 12.08.2022 tarihinde ödendiğini, geç ödeme nedeniyle davalının 360.000,00 TL tutarındaki sürekli iş göremezlik tazminatının işlemiş faizinden de sorumlu olduğunu, buna ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, davacı lehine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyetinin iddialarını değerlendirmediğini, taleplerine yanıt vermediğini, bilirkişi raporuna karşı sundukları itirazların dikkate alınmadığını, davalının tahkim yargılamasından önce davacıya 12.08.2022 tarihinde 360.000,00 TL tazminat ödediğini, davalının sorumluluğunu yerine getirdiğini, davacının bakiye tazminat talebinin reddi gerektiğini, hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun hatalı olduğunu, davalının bakıcı gideri, tedavi masrafları, efor kaybı, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatından poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmadığını, bakıcı giderinin sağlık gideri olduğunu, bu giderden SGK’nın sorumlu olduğunu, bakıcıya ihtiyaç duyulan sürelerin tespiti ve bakıcıya ödenen ücretin belgelendirilmesi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması, kusur raporu alınması, müterafik kusur indirimi yapılması, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun uğradığı sürekli bakıcı gideri tazminatı, tedavi gideri ve sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden sonra ödenmesinden kaynaklanan işlemiş faiz talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davalıya sigortalı aracın ticari araç niteliğinde olmamasına göre yasal faize hükmedilmesinin isabetli olmasına, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinde hata olmamasına, dosya kapsamında alınan rapora göre davacının sürekli bakıma muhtaç olduğunun anlaşılmasına, davalının sürekli bakıcı gideri tazminatı ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinden poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmasına, kusur dağılımının doğru tespit edilmesine, tazminat hesaplama yönteminin doğru olmasına, müterafik kusur indiriminin hakem heyetince yapılmış olmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Faiz, hukuki niteliği itibariyle yan edim olup asıl alacağı genişleten bir yan haktır. Bu nedenle, faiz borcunun varlığı ve devamı, her şeyden önce asıl alacak hakkının varlık ve devamına bağlıdır. Asıl alacak hakkı doğmamışsa, faiz borcu da doğmaz. Keza, faiz borcu, asıl alacak devam ettiği sürece devam eder. Faiz, asıl alacağa bağlı yan hak olduğu için, asıl alacak sona ererse faiz de sona erer (Eren, F.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 21. Baskı, Ankara 2017, s. 1001). Bu durum 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Asıl borca bağlı hak ve borçların sona ermesi” başlıklı 131 inci maddesinde; “Asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde, rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar da sona ermiş olur. İşlemiş faizin ve ceza koşulunun ifasını isteme hakkı sözleşmeyle veya ifa anına kadar yapılacak bir bildirimle saklı tutulmuş ise ya da durum ve koşullardan saklı tutulduğu anlaşılmaktaysa, bu faizler ve ceza koşulu istenebilir. Taşınmaz rehnine, kıymetli evraka ve konkordatoya ilişkin özel hükümler saklıdır.” şeklinde düzenlenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99 uncu maddesinde ise, "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." hükmü bulunmaktadır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre; davacı vekilinin tahkim yargılamasından önce davalıya ilk defa 23.01.2019 tarihinde başvurduğu, davacının bu başvuru ile davaya konu trafik kazasından kaynaklanan maluliyeti nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğu, davalının davacıya 12.08.2022 tarihinde 360.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödediği, yapılan ödeme nedeniyle davacı tarafından herhangi bir ibraname imzalanmadığı, bununla birlikte söz konusu ödemeden sonra 26.08.2022 tarihinde davacı tarafın davalının yaptığı ödemeye itiraz ederek ödenen sürekli iş göremezlik tazminatının davalıya başvuru tarihinden itibaren işleyen faizini talep ettiği, ancak davalı tarafça faize ilişkin ödeme yapılmadığı, eldeki davada ise davacının kendisine ödenen sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden sonra işlemiş faizinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacının davalıya 23.01.2019 tarihinde başvuru yaptığına ilişkin bir belgenin dosya arasında bulunmadığı, davalının davacıya sakatlanma teminatının tamamı olan 360.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatını 12.08.2022 tarihinde ödediği, yapılan ödeme ile teminat limitinin dolduğu gerekçesiyle davacı tarafın işlemiş faiz alacağına ilişkin talebinin reddine karar verildiği, davacı vekilinin karara karşı bu husustaki itirazının İtiraz Hakem Heyetince reddedildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında bulunan hasar dosyası sorgulama ekranına ilişkin belgenin incelenmesinde, davacı tarafın davalıya 23.01.2019 tarihinde başvuruda bulunduğu görülmekte olup, davalının bu tarihten itibaren sekiz iş günü sonunda 05.02.2019 tarihinde davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebi bakımından temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. Ancak, davalı temerrüde düştüğü tarih itibariyle davacıya ödemede bulunmamış, 12.08.2022 tarihinde davacıya 360.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödemiştir. 6098 sayılı TBK’nun 131 inci maddesinde, asıl borcun ifa ya da diğer bir sebeple sona ermesi halinde, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçların da sona ermiş olacağı, işlemiş faizin ve ceza koşulunun ifasını isteme hakkının sözleşmeyle veya ifa anına kadar yapılacak bir bildirimle saklı tutulması halinde ya da durum ve koşullardan saklı tutulduğu anlaşılmakta ise bu faizler ve ceza koşulunun da istenebileceğinin hüküm altına alındığının anlaşılmasına göre, asıl borcun sona erdiği tarihte faiz alacağı da sona ereceği için davalının sürekli iş göremezlik tazminatı alacağı bakımından temerrüde düştüğü 05.02.2019 tarihinden, ödeme tarihi olan 12.08.2022 tarihine kadar işlemiş faizden sorumlu olduğu açıktır. Şu durumda; hakem heyetince, sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından davalının sorumlu olduğu 05.02.2019 temerrüt tarihi ile 12.08.2022 ödeme tarihi arasındaki işlemiş yasal faizin ne miktarda olduğu tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99 uncu maddesinde "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." hükmü bulunmaktadır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre; davacı vekilinin tahkim yargılamasından önce davalıya ilk defa 23.01.2019 tarihinde başvurduğu, davacının davaya konu trafik kazasındaki yaralanması ve maluliyeti nedeniyle bakıcı ve tedavi gideri talebinde bulunduğu, davalının davacının bu talepleri bakımından ödeme yapmadığı, bu haliyle yukarıda anılan Kanun maddesine göre davalının bakıcı ve tedavi gideri alacağı bakımından 05.02.2019 tarihinde temerrüde düştüğü, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacının davalıya 26.08.2022 tarihinde yaptığı ikinci başvurusu dikkate alınarak temerrüt tarihinin 08.09.2022 olarak belirlendiği, davacı vekilinin bu husustaki itirazının İtiraz Hakem Heyetince reddedildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından temerrüt tarihi bakımından temyiz edildiği anlaşılmıştır. Dosya arasında bulunan hasar dosyası sorgulama ekranına ilişkin belgenin incelenmesinde, davacı tarafın davalıya ilk defa 23.01.2019 tarihinde başvuruda bulunduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvuru tarihinin hatalı tespit edildiği görülmüştür. Şu durumda; hakem heyetince davacının davalıya ilk defa 23.01.2019 tarihinde başvuruda bulunarak bakıcı ve tedavi gideri talebinde bulunduğu kabul edilerek, bakıcı ve tedavi gideri bakımından 2918 sayılı KTK’nun 99 uncu maddesinde belirtilen şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e559250c31438730 874fb8e2120678ed This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 4. Hukuk Dairesi 2023/8856 E. , 2025/4898 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/462-2023/471 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.07.2018 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan karşı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, kaza nedeniyle omurgasının kırıldığını, bu nedenle omurilik felcinin meydana geldiğini, tekerlekli sandalyeye bağımlı olduğunu, tedavi masrafı yaptığını, çalışamaz halde olduğunu, ömür boyu bakıma muhtaç hale geldiğini, davalıya yaptıkları 23.01.2019 tarihli başvuruda sürekli iş göremezlik tazminatı, bakım ve refakatçi gideri ile tedavi gideri talep ettiklerini, davalının bu başvuru üzerine tahkim yargılamasından önce davacıya 12.08.2022 tarihinde 360.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödediğini, ancak söz konusu ödemenin eksik olduğunu, davalının tedavi ve sürekli bakıcı gideri ödemediğini, bununla birlikte sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin taleplerinin 23.01.2019 tarihinde olmasına rağmen, tazminatın 12.08.2022 tarihinde ödendiğini, geç ödeme nedeniyle davalının 360.000,00 TL tutarındaki sürekli iş göremezlik tazminatının işlemiş faizinden de sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 355.000,00 TL sürekli bakıcı gideri, 5.000,00 TL tedavi gideri ve 240.000,00 TL bedensel zararın (sürekli iş göremezlik tazminatının işlemiş faizi) davalı ... şirketine ilk başvuru tarihi olan 23.01.2019 tarihinden itibaren, aksi halde ise kısmi ödeme tarihi olan 12.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davacıya 12.08.2022 tarihinde 360.000,00 TL tazminat ödediğini, davacının bakiye tazminata ilişki talebinin reddine karar verilmesi, kusur raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ceza dosyasından Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 07.04.2021 tarihli rapora göre; davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacı tarafından sunulan Tekirdağ İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesinin 16.06.2022 tarihli raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, bu nedenle ara karar ile yeni bir rapor alınmasına karar verildiği, ara karar uyarınca adli tıp uzmanları ile ortopedi ve travmatoloji uzman hekimden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 23.04.2023 tarihli rapora göre davacının davaya konu kaza nedeniyle omurilik felcine uğradığı, davacının sürekli bakıma muhtaç durumda olup, SGK tarafından karşılanmayan ve fatura edilemeyen tedavi giderinin 15.000,00 TL tutarında olduğunun tespit edildiği, dosya kapsamında alınan 23.04.2023 tarihli aktüer bilirkişi raporunda 3.518.195,88 TL sürekli bakıcı gideri tazminatının hesaplandığı, davacının ceza davasında kaza esnasında kaskının takılı olmadığını beyan ettiği, bu nedenle % 20 oranında müterafik kusur indirimi, davacının hatır için taşınması nedeniyle de % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmasına karar verildiği, aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan 3.518.195,88 TL sürekli bakıcı gideri tazminatı ve 15.000,00 TL tedavi giderinden bahsi geçen takdiri indirimlerin yapılması sonucu 2.110.917,53 TL sürekli bakıcı gideri tazminatı ve 9.000,00 TL tedavi giderinin hesaplandığı, kaza tarihindeki tedavi gideri teminatının 360.000,00 TL olduğu, davacının 355.000,00 TL sürekli bakıcı gideri tazminatı ve 5.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 360.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep ettiği, davacının talebine göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile 355.000,00 TL sürekli bakıcı gideri tazminatı ve 5.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 360.000,00 TL tazminatın 08.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin 240.000,00 TL tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin itirazının reddine, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm kısmının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine, davacı lehine 10.680,00 TL 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesine, hükmün kalan kısmının aynen infazına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; temerrüt tarihinin hatalı olduğunu, davalıya 23.01.2019 tarihinde ihbar ve talepte bulunduklarını, bu tarihten 8 gün sonrası itibariyle davalının temerrüde düştüğünü, yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ticari faize hükmedilmesi gerektiğini, davalıdan 23.01.2019 tarihinde sürekli iş göremezlik tazminatı talep etmelerine rağmen, sürekli iş göremezlik tazminatının 12.08.2022 tarihinde ödendiğini, geç ödeme nedeniyle davalının 360.000,00 TL tutarındaki sürekli iş göremezlik tazminatının işlemiş faizinden de sorumlu olduğunu, buna ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, davacı lehine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyetinin iddialarını değerlendirmediğini, taleplerine yanıt vermediğini, bilirkişi raporuna karşı sundukları itirazların dikkate alınmadığını, davalının tahkim yargılamasından önce davacıya 12.08.2022 tarihinde 360.000,00 TL tazminat ödediğini, davalının sorumluluğunu yerine getirdiğini, davacının bakiye tazminat talebinin reddi gerektiğini, hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun hatalı olduğunu, davalının bakıcı gideri, tedavi masrafları, efor kaybı, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatından poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmadığını, bakıcı giderinin sağlık gideri olduğunu, bu giderden SGK’nın sorumlu olduğunu, bakıcıya ihtiyaç duyulan sürelerin tespiti ve bakıcıya ödenen ücretin belgelendirilmesi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması, kusur raporu alınması, müterafik kusur indirimi yapılması, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun uğradığı sürekli bakıcı gideri tazminatı, tedavi gideri ve sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden sonra ödenmesinden kaynaklanan işlemiş faiz talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davalıya sigortalı aracın ticari araç niteliğinde olmamasına göre yasal faize hükmedilmesinin isabetli olmasına, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinde hata olmamasına, dosya kapsamında alınan rapora göre davacının sürekli bakıma muhtaç olduğunun anlaşılmasına, davalının sürekli bakıcı gideri tazminatı ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinden poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmasına, kusur dağılımının doğru tespit edilmesine, tazminat hesaplama yönteminin doğru olmasına, müterafik kusur indiriminin hakem heyetince yapılmış olmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Faiz, hukuki niteliği itibariyle yan edim olup asıl alacağı genişleten bir yan haktır. Bu nedenle, faiz borcunun varlığı ve devamı, her şeyden önce asıl alacak hakkının varlık ve devamına bağlıdır. Asıl alacak hakkı doğmamışsa, faiz borcu da doğmaz. Keza, faiz borcu, asıl alacak devam ettiği sürece devam eder. Faiz, asıl alacağa bağlı yan hak olduğu için, asıl alacak sona ererse faiz de sona erer (Eren, F.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 21. Baskı, Ankara 2017, s. 1001). Bu durum 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Asıl borca bağlı hak ve borçların sona ermesi” başlıklı 131 inci maddesinde; “Asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde, rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar da sona ermiş olur. İşlemiş faizin ve ceza koşulunun ifasını isteme hakkı sözleşmeyle veya ifa anına kadar yapılacak bir bildirimle saklı tutulmuş ise ya da durum ve koşullardan saklı tutulduğu anlaşılmaktaysa, bu faizler ve ceza koşulu istenebilir. Taşınmaz rehnine, kıymetli evraka ve konkordatoya ilişkin özel hükümler saklıdır.” şeklinde düzenlenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99 uncu maddesinde ise, "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." hükmü bulunmaktadır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre; davacı vekilinin tahkim yargılamasından önce davalıya ilk defa 23.01.2019 tarihinde başvurduğu, davacının bu başvuru ile davaya konu trafik kazasından kaynaklanan maluliyeti nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğu, davalının davacıya 12.08.2022 tarihinde 360.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödediği, yapılan ödeme nedeniyle davacı tarafından herhangi bir ibraname imzalanmadığı, bununla birlikte söz konusu ödemeden sonra 26.08.2022 tarihinde davacı tarafın davalının yaptığı ödemeye itiraz ederek ödenen sürekli iş göremezlik tazminatının davalıya başvuru tarihinden itibaren işleyen faizini talep ettiği, ancak davalı tarafça faize ilişkin ödeme yapılmadığı, eldeki davada ise davacının kendisine ödenen sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden sonra işlemiş faizinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacının davalıya 23.01.2019 tarihinde başvuru yaptığına ilişkin bir belgenin dosya arasında bulunmadığı, davalının davacıya sakatlanma teminatının tamamı olan 360.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatını 12.08.2022 tarihinde ödediği, yapılan ödeme ile teminat limitinin dolduğu gerekçesiyle davacı tarafın işlemiş faiz alacağına ilişkin talebinin reddine karar verildiği, davacı vekilinin karara karşı bu husustaki itirazının İtiraz Hakem Heyetince reddedildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında bulunan hasar dosyası sorgulama ekranına ilişkin belgenin incelenmesinde, davacı tarafın davalıya 23.01.2019 tarihinde başvuruda bulunduğu görülmekte olup, davalının bu tarihten itibaren sekiz iş günü sonunda 05.02.2019 tarihinde davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebi bakımından temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. Ancak, davalı temerrüde düştüğü tarih itibariyle davacıya ödemede bulunmamış, 12.08.2022 tarihinde davacıya 360.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödemiştir. 6098 sayılı TBK’nun 131 inci maddesinde, asıl borcun ifa ya da diğer bir sebeple sona ermesi halinde, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçların da sona ermiş olacağı, işlemiş faizin ve ceza koşulunun ifasını isteme hakkının sözleşmeyle veya ifa anına kadar yapılacak bir bildirimle saklı tutulması halinde ya da durum ve koşullardan saklı tutulduğu anlaşılmakta ise bu faizler ve ceza koşulunun da istenebileceğinin hüküm altına alındığının anlaşılmasına göre, asıl borcun sona erdiği tarihte faiz alacağı da sona ereceği için davalının sürekli iş göremezlik tazminatı alacağı bakımından temerrüde düştüğü 05.02.2019 tarihinden, ödeme tarihi olan 12.08.2022 tarihine kadar işlemiş faizden sorumlu olduğu açıktır. Şu durumda; hakem heyetince, sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından davalının sorumlu olduğu 05.02.2019 temerrüt tarihi ile 12.08.2022 ödeme tarihi arasındaki işlemiş yasal faizin ne miktarda olduğu tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99 uncu maddesinde "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." hükmü bulunmaktadır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre; davacı vekilinin tahkim yargılamasından önce davalıya ilk defa 23.01.2019 tarihinde başvurduğu, davacının davaya konu trafik kazasındaki yaralanması ve maluliyeti nedeniyle bakıcı ve tedavi gideri talebinde bulunduğu, davalının davacının bu talepleri bakımından ödeme yapmadığı, bu haliyle yukarıda anılan Kanun maddesine göre davalının bakıcı ve tedavi gideri alacağı bakımından 05.02.2019 tarihinde temerrüde düştüğü, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacının davalıya 26.08.2022 tarihinde yaptığı ikinci başvurusu dikkate alınarak temerrüt tarihinin 08.09.2022 olarak belirlendiği, davacı vekilinin bu husustaki itirazının İtiraz Hakem Heyetince reddedildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından temerrüt tarihi bakımından temyiz edildiği anlaşılmıştır. Dosya arasında bulunan hasar dosyası sorgulama ekranına ilişkin belgenin incelenmesinde, davacı tarafın davalıya ilk defa 23.01.2019 tarihinde başvuruda bulunduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvuru tarihinin hatalı tespit edildiği görülmüştür. Şu durumda; hakem heyetince davacının davalıya ilk defa 23.01.2019 tarihinde başvuruda bulunarak bakıcı ve tedavi gideri talebinde bulunduğu kabul edilerek, bakıcı ve tedavi gideri bakımından 2918 sayılı KTK’nun 99 uncu maddesinde belirtilen şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e559250c31438730 874fb8e2120678ed ... ...