Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/6816 E., 2025/1849 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6816 E., 2025/1849 K. (06.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6816
Karar No
2025/1849
Karar Tarihi
06.02.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/6816 E. , 2025/1849 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/211-2023/234 SAYISI : 2023/İHK-14536 SAYISI : K-2023/17464 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 01.07.2019 tarihli çift taraflı trafik kazası sonucu davalıya sigortalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralanıp sürekli iş göremezliğe uğradığını ve bakım ihtiyacının oluştuğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 7.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL geçici bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 02.01.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 278.210,01 TL, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 8.284,42 TL, geçici bakıcı gideri yönünden 2.558,00 TL olmak üzere toplam 289.052,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, kusuru kabul etmediklerini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebinin teminat kapsamı dışında kaldığını, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının %8 oranındaki maluliyeti, 4 gün geçici iş göremezlik süresi ve 30 gün bakım süresi üzerinden, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kabulü ile TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre usulünce hesaplama yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 278.210,01 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 8.284,42 TL, geçici iş göremezlik tazminatı, 2.558,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 289.052,00 TL tazminatın 18.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olduğu, hesap raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunduğu, ancak davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmayacak şekilde 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının itirazlarının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne, kararın düzeltilmesine ve davalının diğer itirazlarının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, hükme esas alınan aktüer raporun denetime elverişli olmadığını, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri yönünden sorumluluğunun bulunmadığını, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacının müterafik kusuru bulunduğu iddiasının ispatlanamamasına, hatır taşıması yönünden indirim uygulanmamasının isabetli bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince: Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda; ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 13.01.2021 tarihli raporda, davacının trafik kazası sonrası yaralanması sonucu sol diz kırığı ve sol ayak kırığına bağlı sürekli iş göremezlik oranı %8 olarak hesaplanmıştır. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından söz konusu raporun geçerli olduğu kabul edilerek tazminata karar verilmiş, İtiraz Hakem Heyetince davalının maluliyet raporuna ilişkin itirazlarının reddine karar verilmiştir. Söz konusu maluliyet raporunun; kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olmasına rağmen, raporda davacının kazaya bağlı önceki tedavi evrakının içeriklerine yer verilmediği, bu evrakın getirtilip ayrı ayrı incelenmek suretiyle maluliyet raporuna detayların yansıtılmadığı, bu nedenle eksik inceleme ile oluşturulan yetersiz maluliyet raporu esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan arazlar dikkate alınarak kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenmek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve içerisinde ortopedi uzmanının da bulunduğu, davacının yerleşim yerine ya da davacının tedavi gördüğü yere en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı bölümünden, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran ve arazın süreklilik arz edip etmediği hususlarını kapsar şekilde rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir. 3.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde; meydana gelen 01.07.2019 tarihli kaza nedeniyle kolluk görevlileri tarafından kaza tespit tutanağının düzenlenmediği, ceza soruşturması aşamasında alınan 23.09.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün şerit ve hız kurallarını ihlal etmesi nedeniyle kusurlu olduğunun, karşı taraf sürücüsünün kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince, bu raporun esas alınarak davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu kabulüne göre hüküm tesis edildiği, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazlarının reddedildiği anlaşılmaktadır. Olayın oluş şekli ve dosyada mevcut belgeler gözetildiğinde İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan 23.09.2019 tarihli bilirkişi raporunun yetersiz ve denetime elverişsiz olduğu görülmekle eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. O halde, İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden seçilecek üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden kusur oranları arasında oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, oluşa uygun, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir. 4.25.12.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7349 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 32. maddesinde düzenlenen Asgari Geçim İndirimi (AGİ) uygulaması kaldırılmış ve bu hükmün 01.01.2022 tarihinden itibaren ücret ödemelerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir. Buna göre davacı için bilinmeyen işleyecek aktif dönem için 01.01.2022 tarihinden itibaren ücrete AGİ dahil edilmeden hesap yapılması ve sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken dosyaya eklenen ve denetlenebilir olmayan mevcut haliyle de davacının aktif dönem tazminat hesabında asgari geçim indirimli olarak hesaplama yapıldığı anlaşılan 31.12.2022 tarihli rapora göre karar verilmesi de doğru olmamış; ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık bir rapor alınarak, davacı için bilinmeyen işleyecek aktif dönem için 01.01.2022 tarihinden itibaren ücrete AGİ dahil edilmeden hesap yapılması ve davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak sonucuna göre hüküm tesisi gerektiğinden yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması kararın bozulmasını gerektirmiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 06.02.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dosya kapsamından, çift taraflı trafik kazasında davacının yolcu olduğu, kaza tespit tutanağı tutulmadığı, soruşturma aşamasında alınan kusur raporuna göre davalının sigortalısının % 100 kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Davaya konu olaya ilişkin kusur durumuna göre davalının sigortalısının kusursuz olma durumu söz konusu değildir. Davacı yolcu olup müteselsil sorumluluk gereğince sorumluların her birinden tazminatın tamamını isteme hakkı bulunduğundan kusur raporu alınmasına gerek olmadığı görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun (3) numaralı bentteki bozma kararına katılmıyorum. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8f723709a5d61239 17dc5c3e8ac59d9a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı