4. Hukuk Dairesi 2023/2445 E. , 2025/1848 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/28-2023/27 SAYISI : 2022/İHK-67999 SAYISI : K-2022/232017 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; plakası tespit edilemeyen aracın karıştığı 10.08.2018 tarihli çift taraflı trafik kazasında karşı araç sürücüsü konumunda olan davacının yaralanıp maluliyetinin oluştuğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL geçici bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 28.09.2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini, sürekli iş göremezlik tazminat yönünden 61.339,60 TL, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 8.247,05 TL olmak üzere toplam 69.686,55 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet tespitinin hatalı olduğunu, kazanın varlığının ispatlanması gerektiğini, kusuru kabul etmediklerini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının %5 oranındaki maluliyeti, 6 ay geçici iş göremezlik süresi ve davalı taraf sürücüsünün %75 oranındaki kusuru üzerinden TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre usulünce hesaplama yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 61.389,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 8.297,05 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 69.686,65 TL tazminatın 07.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, geçici bakıcı gideri talebinin usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olduğu, hesap ve kusur raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunduğu, ancak davacının kask takmaması nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiği ve davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmayacak şekilde 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının itirazlarının müterafik kusur indirimi ve vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 49.111,68 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 6.637,64 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 55.749,32 TL tazminatın 07.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, geçici bakıcı gideri talebinin usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kazanın varlığının ispatlanması gerektiğini, kusuru kabul etmediklerini, maluliyet oranı tespitinin hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden davalının sorumluluğunun bulunmadığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, plakası tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 1.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”, 85/son maddesinde ise “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir. ...'na başvurulabilecek hallere ilişkin olarak ise 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesinde "Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar" düzenlemesine yer verilmiş; aynı mahiyetteki düzenleme, ... Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesinde de yer almıştır. Yukarıda açıklanan hükümlere göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde o aracı işletenin, zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve kanunen yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının yaptırılmaması durumunda ise Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereği, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının kaza tarihindeki limitleri dahilinde işletenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu ... karşılayacaktır. Dosyanın incelenmesinden; dava dilekçesine göre davaya konu kazanın, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın, davacının sürücüsü olduğu motosiklete çarpması ile meydana geldiğinin iddia edildiği ve davacı sürücünün iddia edilen çift taraflı trafik kazası sonucu oluşan bedensel zararı yönünden davalı ...'ndan tazminat talebinde bulunulduğu, ancak kolluk görevlileri tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağına göre 10.08.2018 tarihli kazanın, davacı motosiklet sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybedip düşmesi sonucu tek taraflı olarak oluştuğunun belirlendiği, ceza soruşturması evrakına göre davacının 06.09.2018 tarihli ifadesinde, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen kamyonet türü araç nedeniyle kazanın meydana geldiğinin beyan edildiği, bununla birlikte incelenen mobese kayıtlarına göre davacı tarafından belirtilen şekilde kamyonet türünde aracın bulunmadığının tespit edildiği, hakem heyetince kusur yönünden alınan 07.09.2022 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek kazanın çift taraflı olarak gerçekleştiği, davacının %25 oranında tali kusurlu olduğu, plakası tespit edilemeyen aracın sürücüsünün ise %75 oranında asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, bu doğrultuda davalı tarafın %75 oranında kusurlu olduğu kabulüne göre tazminata hükmedildiği, bununla birlikte İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan 07.09.2022 tarihli bilirkişi raporunun, sadece davacı sürücünün beyanına dayandığı ve denetime elverişsiz olduğu anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut belgeler ile tüm deliller değerlendirildiğinde; davaya konu kazanın, tek taraflı olduğu ve davacı sürücünün kullanmakta olduğu motosikletin, davacının kendi kusurlu davranışı sonucu devrilmesi ile meydana geldiği sabittir. Buna göre davacı, davaya konu kazanın meydana gelmesinde tam kusurludur. Bu durumda; eldeki davada davacı, tek taraflı kaza sonucu meydana gelen kazada aracın sürücüsü konumunda olduğundan, davalı ... karşısında üçüncü kişi olarak kabul edilemeyeceğinden, davacının tazminat talebinde bulunması hukuken mümkün değildir. Zira ..., işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına almaktadır. Davacı sürücünün %100 kusuru ile meydana gelen trafik kazasında davalı ... Hesabının, davacıya karşı tazminat yükümlülüğünün olmadığı ve davanın reddi gerektiği gözetilmeden hakem heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR 1- Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2- Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 06.02.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dosya kapsamından, kaza tespit tutanağında davacı motosiklet sürücüsünün tek taraflı kazada direksiyon hakimiyeti kaybederek düşmesi sonucu kazanın meydana geldiğinin tespit edildiği, 07.09.2022 tarihli kusur raporunda ise davacının % 25, plakası tespit edilemeyen aracın % 75 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği ve bu haliyle çelişki ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince; kusur dağılımına ilişkin çelişkilerin giderilmesi yönünde İTÜ öğretim üyeleri veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan, önceki raporların da irdelendiği, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde rapor alınması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 876bb245717a262d 502c951a2f287b39