4. Hukuk Dairesi 2023/6624 E. , 2025/4004 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/97 E., 2023/97 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.07.2021 tarihinde davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, davacının sevk ve idaresindeki araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanarak %18 oranında malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davalı tarafından 10.06.2022 tarihinde yapılan 126.926,93 TL ödemenin zararı karşılamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00 TL sürekli ve 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL bakıcı gideri ile 25,00 TL sağlık gideri olmak üzere toplam 225,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 25.11.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini sürekli iş göremezlik tazminatı için 288.022,24 TL, geçici iş göremezlik tazminatı için 11.288,12 TL, bakıcı gideri için 3.762,71 TL olmak üzere 25,00 TL sağlık gideri ile birlikte toplam 303.098,07 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun şekilde yapılmayan başvurunun usulden reddi gerektiğini, zira davacının eksik maluliyet raporu ve kaza zaptıyla başvuru yaptığını, başvuranın ceza soruşturması sırasında şikayetçi olmaması nedeniyle başvurunun reddi gerektiğini, davacıya 10.06.2022 tarihinde yapılan 126.926,93 TL'lik ödemeyle zararın karşılandığını ve davalının ibra edildiğini, kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek üzere Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden alınacak rapor ile maluliyet oranının tespiti gerektiğini, sürekli iş göremezlik tazminatı dışındaki taleplerden davalının sorumlu olmadığını, müterafik kusur durumunun tespiti ile indirim yapılmasını talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek üzere yalnızca başvuru tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuran tarafça sunulan 23.03.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda maluliyet oranı %18 olarak tespit edilmiş olup engelin stabil ve kalıcı olması, son 12 ayda değişiklik olmaması şartı getirilmiş olduğu gözetildiğinde kazadan 8 ay sonra ölçülen muayene bulguları üzerinden yönetmelikte belirlenen stabilizasyon şartının yerine getirilmediği, raporun bu yönüyle ilgili yönetmelikte belirlenen usul ve esaslara uygun olmadığı kanaatine varıldığı, ara kararıyla başvuran taraftan güncel muayene sonuçlarına ilişkin tedavi evraklarının ibrazına karar verildiği, 17.03.2022 tarihli muayene sonuçlarını içeren tedavi evrakının ibraz edildiği, bilirkişiden alınan yeni raporda maluliyet oranının %18 olarak tespit edildiği, rapora karşı tarafların herhangi bir itiraz ileri sürmediği, alınan kusur raporunda davacının %10, karşı sürücünün %90 oranında kusurlu bulunduğu, davalının alınan hesap raporuna karşı itirazlarının yerinde bulunmadığı, genel adli muayene raporunda başvuranın açıkça emniyet kemerinin takılı olmadığı belirtildiğinden ve omur bölgesindeki yaralanmada emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle araçta savrulmuş olmasının etkisi bulunacağından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği kabul edilmişse de davalı tarafından yapılan kısmi ödemeyle zararın karşılanmamış olduğu ve rapor tarihi itibariyle yapılan hesaplamaya göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması halinde de bakiye teminat limitinin üzerinde zararın bulunması, başvuru öncesinde davacıya 126.926,93 TL ödeme yapılması, bakıcı gideri ve diğer tedavi gideri zararlarının sağlık gideri teminatından karşılanması gerektiği nazara alındığında, sürekli iş göremezlik tutarı limite göre 291.784,95 TL ise de taleple bağlı kalınarak hüküm kurulduğu, maktu vekalet ücretinin altına inilmemek kaydıyla 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 288.022,24 TL sürekli ve 11.288,12 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.762,71 TL bakıcı ile 25,00 TL sağlık gideri olmak üzere toplam 303.098,07 TL tazminatın 20.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerekli belgelerle davalıya başvuru yapıldığı, ceza dosyasında uzlaştırma yoluna gidilmeksizin şikayet yokluğundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu durumun tazminat hakkını ortadan kaldıran bir durum olmadığı, hakem heyetince alınan yeni raporda maluliyetin sürekli olduğu ve kazayla illiyet bağının bulunduğunun tespit edildiği, raporun denetime elverişli olduğu, davadan önce davalı yanca yapılan ödeme ile sorumluluğun kalmadığına yönelik itirazın, davacı yanca imzalanmış bir ibraname olmadığından KTK'nın 111. maddesine göre değerlendirilmediği, hesap raporunda tespit edilen zarardan anılan ödeme mahsup edilerek hüküm tesis edilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, alınan kusur raporundaki belirlemenin olayla uyumlu olduğu, hükme esas alınmasının yerinde olduğu, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinden davalının sorumlu olduğu, bilirkişi raporuyla hesaplanan tazminattan yapılan ödemenin tenzili dikkate alınarak hesaplanan bakiye tazminat tutarı üzerinden %20 müterafik kusur indirimi uygulanması durumunda dahi sigorta şirketinin poliçe limiti gözetilerek sorumlu olacağı ve tazminat miktarının değişmeyeceği anlaşılmakla davalının yerinde olmayan itirazının reddine karar verildiği, maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usulüne uygun evrakla yapılmayan başvurunun usulden reddi gerektiğini, ceza soruşturması sırasında başvuranın şikayette bulunmaması sebebiyle başvurunun reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, tek hekimle düzenlenen maluliyet raporunun kabul edilemeyeceğini, davacıya yapılan ödemeyle zararın karşılandığını, hesaplamanın 1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, hakem heyetince kusur raporu raporu alınmadan %90 kusur oranını kabul etmediklerini, davalının yaptığı kusur değerlendirmesinde her iki sürücünün %50 kusurlu bulunduğunu, ATK Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını talep ettiklerini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri taleplerinden davalının sorumlu olmadığını, emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilebileceğini, başvuran lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 07.07.2021 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının sürücüsü olduğu araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi gideri talebine ilişkindir. 1-Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 07.07.2021 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik'in ekinde yer alan "Engel Oranları Cetveli"nin "Omurgaya Ait Sorunlarda Engellilik" kenar başlıklı 1.1 maddesinde, "Travma durumlarında ilk tercih edilecek yöntemdir. Eğer bir yaralanma yok ise, bu yöntem yetersiz kalıyor ise veya yaralanma aynı omurga bölgesinde birden fazla segmenti etkiliyor ise eklem hareket genişliği modeli kullanılır. Yaralanma modeli nörolojik kayıp varlığına, kırık, dislokasyon ve hareket segmenti bütünlüğüne dayanır. Birden fazla omurga bölgesi etkilenmiş ise her biri ayrı ayrı değerlendirilir, kişinin engel oranını hesaplamak için Balthazard Hesaplama Tablosundan yararlanılır (EK.3). Yaralanma bulgularına kortikospinal yol bulguları da eşlik ediyor ise spinal kord lezyonları ile ilgili tablolar kullanılır (Bölüm 4). Bu değerlendirme için engel kalıcı ve sabit olmalı, son 12 ayda değişiklik olmamalıdır." düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; başvuruda sunulan maluliyete ilişkin Balıkesir Üniversitesince düzenlenen 23.03.2022 tarihli raporda kaza tarihinde geçerli Yönetmelik hükümlerine göre "T12 vertebra korpus anterior kesimde yaklaşık %30-35 yükseklik kaybı" arızası nedeniyle davacının %18 oranında iş göremez hale geldiği belirtilmiş ise de yaralanma omurgaya ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında 12 aylık süre geçmemiştir. Açıklanan nedenle Uyuşmazlık Hakem Heyetince güncel muayene sonuçlarının ibrazına karar verilmesi üzerine 17.03.2022 tarihli muayene sonuçlarını içeren tedavi evrakının ibraz edildiği, bir ortopedi uzmanından alınan 31.10.2022 tarihli raporda maluliyet oranının %18 olarak tespit edildiği gerekçesiyle söz konusu rapor hükme esas alınarak hüküm kurulmuş, İtiraz Hakem Heyetince de tek hekimden alınan 31.10.2022 tarihli raporun yerinde olduğu değerlendirmesi yapılarak davalının itirazının reddine karar verilmiş ise de 17.03.2022 tarihli lomber spinal MR raporuna başvuruya sunulan 23.03.2022 tarihli raporda da aynen yer verildiği, 17.03.2022 tarihli MR raporunun güncel olmadığı, hükme esas alınan ve dosya üzerinde alınan tek hekim imzalı raporun böylece yeni hiçbir bulgu olmadan ve muayene yapılmaksızın, omurgada oluşan maluliyet nedeniyle iyileşmenin durduğu, son 12 aydır herhangi bir düzelmenin olmadığı yukarıda açıklanan özür oranı cetveline göre tespit edilmeden düzenlendiği, tek hekim raporunun hükme esas alınmasının yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. Şu hâlde İtiraz Hakem Heyetince; kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ve ekindeki Özür Oranları Cetveline göre yukarıda açıklandığı şekilde davacının ikametine en yakın ve dosyada mevcut raporu düzenleyen üniversite hastanesi dışındaki yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği de göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0e1085ff0c8974eb 1963e42e54a656a0