4. Hukuk Dairesi 2023/6371 E. , 2025/2347 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/201 D.İş - 2023/211 K. SAYISI : İHK-2023/5200 SAYISI : K-2022/330867 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası neticesinde sigortalı araç (ambulans) ile hastaneye sevkedilen davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 263.416,45 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı ... şirketine 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, bu nedenle başvurunun dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davalı şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sorumlu olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlendiği ve davacının % 15 oranında malul kaldığının tespit edildiği, aktüer bilirkişi raporunda dava konusu kazada sigortalı araç sürücünün % 100 oranında kusuru, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile tazminat tutarının belirlendiği ve bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 263.416,45 TL sürekli iş göremezlik tazminatın 11.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca davacıya ait tıbbi belgeler incelenmek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle hazırlandığı, Yargıtay içtihatları uyarınca tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplanmasının yerinde olduğu, davacının ambulans ile hastanaye götürüldüğü sırada kaza geçirdiği anlaşılmakla taşımanın hatır taşıması olmadığı, ayrıca kendi güvenliğini almaması kabulünde dahi bu durumun davacının sorumluluğunda bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğine ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu kazaya ilişkin tarafların kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, hatır taşıması ve davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, davacının ruhsal rahatsızlıkları ile başvuruya konu kaza arasında bir illiyet bağı bulunmadığını, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini ve davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporun karara esas alınmış olmasına, hatır taşıması ve davacının müterafik kusurlu sayılmasını gerektirir somut neden bulunmadığı gözetildiğinde bu nedenle tazminattan indirim yapılmayışında isabetsizlik görülmemesine ve kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; a-) Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda hükme esas alınan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası meydana gelen diğer bulgularla birlikte travma sonrası stres bozukluğuna bağlı sürekli iş göremezlik oranı % 15 olarak hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır. Davacının travma sonrası stres bozukluğuna bağlı sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Dosya içerisindeki sağlık kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli olmayıp eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda, davacının fiziksel bulgularının yanında psikiyatrik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınmalıdır. Söz konusu raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen “travma sonrası stres bozukluğu” olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle yukarıda açıklandığı üzere içerisinde psikiyatri uzmanı bulunan yetkili sağlık kurulundan gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. b-) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında, sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/b maddesinde yer alan ''kırmızı ışıkta geçme'' kuralını ihlal ettiği gerekçesiyle kusurlu olduğu, dava dışı araç sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, hakem heyetince trafik kazasında tarafların kusur oranları uzman bilirkişi raporu ile belirlenmeden dava dışı araç sürücüsünün kusursuz, sigortalı araç sürücüsünün ise tam kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. c-) Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. ve AAÜT’nin 17/2. maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda 2 (a), (b) ve (c) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.