Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/5350 E., 2025/2346 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5350 E., 2025/2346 K. (13.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5350
Karar No
2025/2346
Karar Tarihi
13.02.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/5350 E. , 2025/2346 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/222 Değişik İş - 2023/221 Karar SAYISI : İHK-2023/14932 SAYISI : K-2023/12214 İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası neticesinde karşı araç sürücüsü davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 750,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 40.750,00 TL'nin temerüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 362.282,75 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı sigorta şirketine 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, bu nedenle başvurunun dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davalı şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu kaza nedeniyle olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre davacının % 5 oranında malul kaldığının belirlendiği, kaza tespit tutanağında davalıya sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nın 84/h maddesinde ''kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak'' kuralını ihlal ettiğinin, davacı motosiklet sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, aktüer bilirkişi raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusuru, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile davacının sürekli iş göremezlik tazminatının belirlendiği ve aktüer bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava konusu kazaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağında davacı motosiklet sürücüsünün kaskının takılı olmadığının tespit edilmiş olması ve davacının yaralanmasının niteliği gözetildiğinde %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 289.826,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 08.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmaması gerektiğine yönelik itirazlarının incelenmesinde; kaza tespit tutanağında davacının kask kullanmadığının tespit edildiği, ayrıca davacının yaralanması ile kask kullanılmaması arasında illiyet bağının olduğu, bu nedenle davacı vekilinin müterafik kusura ilişkin itirazının yerinde olmadığı, davalı vekilinin itirazları yönünden yapılan incelemede; dosyada mevcut maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlandığı, dava konusu kazaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağı ve soruşturma dosyası kapsamı ile sigortalı araç sürücüsüne %100 kusur atfedilmesinin dosya içeriğiyle uyumlu olduğu, bu nedenle davalı vekilinin kusur raporu alınması gerektiği yönündeki itirazının yerinde olmadığı ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nce davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydı ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin ise usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiş; davacının tüm, davalı vekilinin diğer itirazları ise reddedilmiştir.

V. TEMYİZ A.Temyiz sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının müterafik kusuru olduğu gerekçesiyle indirim yapılmasının hatalı olduğunu ve davacı lehine tam ve nisbi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken maktu vekalet ücreti takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,65 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini, taraflarının kusur durumunun belirlenmesi için kusur raporu alınması gerektiğini ve rapor masrafına ilişkin talep yönünden davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, davacının maluliyet oranının kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde belirleyen uzman heyet raporunun karara esas alınmasında isabetsizlik görülmemesine, tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun karara esas alınmış olmasına, davacının kaza tespit tutanağında kaskının takılı olmadığının tespit edildiği ve davacının yaralanmasının niteliği gözetildiğinde müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılmasında isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına, İtiraz Hakem Heyetince karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne uygun biçimde davacı için vekalet ücretinin hüküm altına alınmış olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, dava konusu kazaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağında, sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/h maddesinde yer alan ''kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak'' kuralını ihlal ettiği gerekçesiyle kusurlu olduğu, davacı motosiklet sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, hakem heyetince trafik kazasında tarafların kusur oranları uzman bilirkişi raporu ile belirlenmeden davacının kusursuz, sigortalı araç sürücüsünün ise tam kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı