4. Hukuk Dairesi 2023/5945 E. , 2025/3687 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/253 E., 2023/253 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sevk ve idaresindeki motorsiklet ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını belirtip, fazlaya dair hakları saklı kalarak şimdilik 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 430.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıda oluştuğu iddia edilen maluliyetle kaza arasında illiyet bağı olduğunun ispatlanması gerektiğini, şirketin sorumluluğunun teminat limitleri ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin tarihi ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuruda sunulan raporun usulüne uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine, davanın kabulüne, 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 31.05.2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usulüne uygun başvuru olmadığını, kusuru kabul etmediklerini, davacının müterafik kusurlu olduğunu, maluliyet tespitinin hatalı olduğunu, hesabı kabul etmediklerini, hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında, davacı sürücünün yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda, davacının başvuru sırasında sunduğu İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın 24.03.2022 tarihli raporunda davacının kazadan kaynaklı epidural kanama, pnömosefali, temparol-zigoma fraktürü ve skar arazları yönünden deri-hipertrofik skar ve keloid engel oranının %5, nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski olan epilepsi engel oranının %5 ve diğer yaralanması yönünden de %6 engel oranı ile birlikte Balthazard formülüne göre %15 sürekli iş göremezliğinin oluştuğu belirtilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince işbu rapora göre belirlenen tazminata hükmedilmiştir. Hükme esas alınan rapor, her ne kadar kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre hazırlanmış ise de hipertrofik skar ve keloid engel oranının %5 olduğu yönündeki tespit tereddüde sebep olmuştıur. Zira yönetmelik ilgili hükümlerine göre ileri derecede skar dokusu bozulması veya vücudun en az %1 ila %9'unu kaplaması gerektiği hususu değerlendirilmemiş, heyette plastik cerrah uzmanının da bulunmadığı görülmüştür. Bununla birlikte epilepsi geçirme riski sebebiyle %5 oran belirlenmiş ise de , kazadan kaynaklı epilepsi tedavisi görüp görmediği araştırılmamış, bu rahatsızlığın ömür boyu sürüp sürmeyeceği aynı oranda kalıp kalmayacağı tespit edilmemiştir. Şu halde; davacının kazadaki yaralanmasına ilişkin olup da dosya kapsamında yer almayan tüm tedavi belgelerinin toplanması; daha sonra, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından, kaza ile illiyet bağı kuracak şekilde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetvellere göre bizzat muayene edilmek suretiyle kazadan sonra oluştuğu belirtilen epilepsi geçirme riski nedeniyle tedavi görüp görmediği, yönetmelikte “uygun ve yeterli tedavi altında” ibaresi mevcut olup bu tanı üzerinden engel oranı tayini yapılabilmesi için başvuranın nöroloji birimine sevki sağlanarak ayrıntılı nörolojik muayenesinin yaptırılması, epilepsi açısından güncel muayene bulguları içerir konsültasyon muayenesi veya durum bildirir raporu alınması, başvuranın taburculuk sonrası döneme ait medula ilaç dökümleri, ilaç raporlarının ve poliklinik kontrol muayene notlarının rapora eklenmesi gerektiğinin gözetilmesi, belirtilen rahatsızlığın ömür boyu sürüp sürmeyeceği ve sürekli değilse ne kadar süre devam edeceğinin tespiti, skar yaralanmasına ilişkin olarak da yukarıda belirtilen tereddütleri giderecek şekilde içerisinde plastik cerrahın da bulunduğu heyetten gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre davalının usuli kazanılmış hakları korunarak (maluliyet oranının daha yüksek çıkması halinde, önceki maluliyet oranı ve eski hesap verileri kullanılarak) karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,04.03.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 91cf213dc1cc88c9 277bc6d614393295