Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2023/5847 E., 2025/3863 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5847 E., 2025/3863 K. (06.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5847
Karar No
2025/3863
Karar Tarihi
06.03.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/5847 E. , 2025/3863 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/266 Değişik İş-2023/270 Karar İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.12.2016 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucunda karşı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin malul kaldığını belirterek şimdilik 15.100,00 TL tazminat talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının maluliyet oranının belirlenmesi ve tazminat hesabında genel şartlar kriterlerinin esas alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kalıcı maluliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyeti kararının kesin olmasının hukuka ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi ile alınan raporun müvekkili muayene edilmeden, sadece dosyada mübrez tedavi evrakları incelenerek, yüzeysel bir inceleme neticesinde düzenlendiğini, işbu rapora itiraz edilerek bilirkişi ek raporu alınması taleplerinin reddedildiğini, skar dokularının vücut yüzey alanında kapladığı alanın kişinin kilosu, boyu vb. özelliklere göre değiştiğini, skar izinin yüzde olduğunu, maluliyet oluştuğunun ilk görüşte dahi anlaşıldığını, davacının sosyal güvenlik denetmeni olarak çalıştığını, bu durumun sosyal etkileri nedeniyle daha da dikkat çektiğini, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı Adli Tıp kurul raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak kaza tarihinden 6 ay sonra muayene edilerek ve illiyet bağı kurularak tanzim edildiğini, raporu düzenleyen hastanenin Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan "Sağlık Kurulu Raporu Düzenlemeye Yetkili Kurumlar" listesinde yer aldığını, taraf itirazlarının değerlendirilmemesinin bozma sebebi olduğunu, Hakem Heyeti tarafından maluliyete ilişkin durumun dosyaya sunulu diğer sağlık evrakları incelenerek tespiti gerekirken herhangi bir değerlendirme yapılmadan sadece bilirkişi raporunu esas alarak karar verilmesinin hakkaniyete uygun olmadığını, emsal kararlara göre maluliyet raporu ibraz edilmemesinin dava şartı eksikliği olmadığını, eksik belge olarak kabul edilse dahi işbu eksikliğin giderilmesi adına adli tıp raporu alınması için başvurana süre verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle oluşan bedensel zarardan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda kaza tarihi 11.12.2016 olup Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlüktedir. Dosyada davacı tarafından sunulan İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesinin 02.06.2022 tarihli raporunda; deri-hipertrofik skar ve keloid--sol kaş ortasından yukarıya doğru çıkan 2*0.2 cm açık renkli skar, sol frontal bölgede 08*0.1 cm ciltten çökük süture edilmiş skar denilmek suretiyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyet oranı %5 olarak belirlenmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından aldırılan 28.11.2022 tarihli maluliyet raporunda ise; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirme yapılarak; tespit/tarif edilen skar dokularının niteliği, anatomik lokalizasyonu, ebatları dikkate alındığında, toplamda yaklaşık 1 (bir) cm2 lik skar dokusunun; boy ve kilo esas alınarak yapılan vücut yüzey alanı hesaplamasına göre (DuBois Formülü — BSA - W0,425 x H0,725 x 0,007184); ortalama bir insanın (kilo:70 kg, boy: 170 cm) vücut yüzey alanının %1'ini (=180 cm2) geçmediği (bu değerin çok altında olduğu), ayrıca frontal kemikte çökme, burun eğriliği, dış kulak/kulak kepçesinde kayıp/kopma, çiğneme ve mimik kaslarında, göz kapağında motorduyu defisit ile koku, tat, görme, işitme fonksiyonlarında bozukluk oluşturmadığı, ayrıca geçirmiş olduğu travma ve oluşan skar dokusu ile illiyet bağı bulunan zihinsel, ruhsal ve davranışsal işlevlerinde/fonksiyonlarında kalıcı bozukluk geliştiğine dair herhangi bir tıbbi kayıt olmadığı anlaşıldığından, skar dokusu açısından, maluliyet hali/engellilik durumu oluşturmadığı, davacının maluliyetinin bulunmadığı belirtilmiş ve bu şekilde (aynı Yönetmeliğe dayalı olarak düzenlenmiş olan) maluliyet raporları arasında çelişki oluşmuştur. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, davacının maluliyet oranının tespiti ve dosyada bulunan raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu veya davacının ikametgahına en yakın yerdeki Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve eklerine uygun şekilde, davacının bizzat muayenesi yapılmak suretiyle ve içinde dermatoloji uzmanının da bulunduğu heyetten, kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2a6016d4142040c1 663b332a1c4058e5

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı