4. Hukuk Dairesi 2023/5672 E. , 2025/2603 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/30 D.İş -2023/55 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-67082 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/222881 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ZMSS poliçesi bulunmayan aracın, müvekkilinin sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucunda 02.11.2017 tarihinde yaralamalı iki taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa yapılan başvuru nedeniyle davalı tarafça ödeme yapılsa da yapılan ödemenin davacının zararını karşılamadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş ve bedel arttırım dilekçesiyle talebini 209.122,52 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından davacıya dava konusu kazaya ilişkin olarak 16.05.2019 tarihinde davacının sunmuş olduğu Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden alınan ve %31 oranında maluliyet oranı üzerinden 134.269,00 TL ödeme yapıldığını ve 19.10.2021 tarihinde ise davacının artan %1 maluliyetine ilişkin olarak 6.238,00 TL ödeme yapıldığını, davacıdan yapılan ödemelere ilişkin olarak ibraname alındığını ve davacının bakiye zararının kalmadığını, davacıya yapılan ödemeler ile davacının talep edebileceği tazminat miktarı arasında fahiş fark bulunmadığını, bu hususun ödeme tarihindeki veriler ile yapılacak hesaplamada görüleceğini, aksi kanaat halinde ödemenin güncelleştirilerek hesap olunan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmadığını, aksi kanaat halinde bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden hesap olunması gerektiğini, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, hesaplanan tazminattan davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu ve kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davacının kaza nedeniyle elde ettiği başkaca gelir olması halinde hesap olunan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ile 1,65 oranının kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilinin faizden sorumlu olmadığını, faize karar verilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 209.122,52 TL tazminatın 12.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan maluliyet raporunun karar tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olmasına, tazminat hesabının Yargıtay içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve progresif rant yönteminin kullanılması suretiyle yapılmasına, müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirecek bir durum ve olgunun bulunmamasına, yapılan ödeme ile davacının talep edebileceği tazminat miktarı arasında fahiş fark bulunmasına göre davalının buna yönelik itirazlarının reddine ve yine davacının yaptığı ödemeler düşüldüğünde 189.493,00 TL bakiye kaldığı ve bu tutarın sürekli iş göremezlik teminatı ile hüküm altına alınması ile geçici iş göremezlik tazminatının teminat limitini aşması nedeniyle buna yönelik itirazların kabulü ile ve davacı lehine nispi ve tam vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinden davacının buna yönelik itirazının kabulüne ve davanın kısmen kabulü ile 195.089,00 TL tazminatın 12.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.262,89 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.840,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir .
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili tarafından davacıya dava konusu kazaya ilişkin olarak 16.05.2019 tarihinde davacının sunmuş olduğu Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden alınan ve %31 oranında maluliyet oranı üzerinden 134.269,00 TL ödeme yapıldığını ve 19.10.2021 tarihinde ise davacının artan %1 maluliyetine ilişkin olarak 6.238,00 TL ödeme yapıldığını, davacıdan yapılan ödemelere ilişkin olarak ibraname alındığını ve davacının bakiye zararının kalmadığını, davacıya yapılan ödemeler ile davacının talep edebileceği tazminat miktarı arasında fahiş fark bulunmadığını, bu hususun ödeme tarihindeki veriler ile yapılacak hesaplamada görüleceğini, bakıcı gideri ile sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerinin aynı teminat limiti kapsamında olduğunu ve teminat limitinin aşıldığını, müvekkilinin bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmadığını, aksi kanaat halinde bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden hesap olunması gerektiğini, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, müvekkilinin faizden sorumlu olmadığını, faize karar verilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, ödeme tarihinden itibaren faize karar verilmesinin hatalı olduğunu, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ile 1,65 oranının kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini aksi kanaat halinde ödemenin güncelleştirilerek hesap olunan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; ZMSS poliçesi bulunmayan aracın, davacının sevk ve idaresindeki araca çarpması ile meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir 1- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasanın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, yargılamada re’sen dikkate alınması gerekir. Davaya konu somut olay yönünden ; davacıya davadan önce 16.05.2019 tarihinde 134.269,00 TL ödeme yapıldığı, taraflar arasında 13.05.2019 tarihli ibraname imzalandığı, davacının davalı sigorta şirketini kayıtsız ve şartsız gayri kabil rücu olmak üzere ibra ettiği anlaşılmaktadır. Temyize konu dava 02.03.2022 tarihinde ikame edilmiş, davacı dava dilekçesi ile davacı tarafından yapılan ödemenin, davalının zararlarını karşılamadığı iddiasına dayalı olarak talepte bulunmuştur. Şu halde; davacı tarafça düzenlenen 13.05.2019 tarihli ibraname başlıklı belge dikkate alındığında dava tarihi olan 02.03.2022 tarihinde 2918 sayılı KTK'nın 111/2. maddesinde öngörülen 2 yıllık hak düşürücü süre dolmuştur. İtiraz Hakem Heyetince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 67edcf6afe1ee1c3 c1b260699948d755