Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/5592 E., 2025/2597 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5592 E., 2025/2597 K. (17.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5592
Karar No
2025/2597
Karar Tarihi
17.02.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/5592 E. , 2025/2597 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/247 D.İş -2023/247 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-13133 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/326107 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortaladığı aracın, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu araca çarpması sonucunda 12.10.2018 tarihinde yaralamalı iki taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL bakıcı gideri ve 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 310.502,04 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu ve kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, hesaplanan tazminattan davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacının müvekkiline dava öncesinde usulüne uygun olarak başvuru yapmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, maluliyet tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin teminat dışı olması ve SGK'nın sorumluluğunda olması nedeniyle geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmadığını, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ile % 1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilinin faizden sorumlu olmadığını, davacı lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 307.310,88 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.176,41 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.014,75 TL bakcı gideri olmak üzere toplam 310.502,04 TL tazminatın 01.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 46.470,29 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan maluliyet raporunun karar tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olmasına, tazminat hesabının Yargıtay içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant hesap yönteminin kullanılması suretiyle yapılmasına, kusur takdirinin kazanın oluş şekline uygun olmasına, müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılmasını gerektirecek bir durum ve olgunun bulunmamasına göre buna yönelik itirazların reddine ve yine davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak ve kabul miktarını aşmamak üzere nispi hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden buna yönelik itirazların kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3 nolu bendindeki "46.470,29 TL vekalet ücretinin" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "9.294,05 TL vekalet ücretinin" ibaresinin eklenmesi sureti kararın düzeltilmesine karar vermiştir .

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu ve kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, hesaplanan tazminattan davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacının müvekkiline dava öncesinde usulüne uygun olarak başvuru yapmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, maluliyet tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin teminat dışı olması ve SGK'nın sorumluluğunda olması nedeniyle geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmadığını, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ile % 1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilinin faizden sorumlu olmadığını belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalının ZMSS poliçesi ile sigortaladığı aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarpması sonucunda yaralanan davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir. 1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların kaza tarihi, 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan davacı tarafça dosyaya sunulan Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 17.03.2022 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin anksiyete bozuklukları, tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen arazı nedeniyle %25 oranında olduğu kabul edilmiştir. Söz konusu maluliyet raporunu düzenleyen kurulun içerisinde psikiyatri uzmanının olmadığı görülmüş olup, bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır. İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için davacının tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek ve davacının da muayene edilmesi suretiyle davacının yerleşim yerine veya tedavi gördüğü yere en yakın Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden içerisinde psikiyatri uzmanının da bulunduğu heyetten olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 3- Dosya kapsamına göre, kaza günü kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/1-b maddesinde düzenlenen kırmızı ışıkta geçmek kurallarına uymamak kuralını ihlal ettiği, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün ise kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığının ifade edildiği görülmüştür. 6100 Sayılı HMK 266 ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Trafik kazasında tarafların kusur oranlarını belirlenmesi uzmanlık gerektiren konulardandır. Hakem Heyetince, herhangi bir kusur raporu alınmaksızın davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru değildir. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma ve kovuşturma dosyası da dosya arasına alınarak ve tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti için uzman bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, buna uygun şekilde hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 17.02.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dosya kapsamından, çift taraflı trafik kazasında davacının yolcu, davalının ise karşı aracın trafik sigortacısı olduğu, kazanın davalıya sigortalı araç sürücüsünün ışık ihlali yapması suretiyle meydana geldiği anlaşılmaktadır. Kaza tespit tutanağı ve ceza dosyasında alınan kusur raporuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Davacının yolcu olmasına, kaza tespit tutanağı ile uyumlu -ceza dosyasında alınan- kusur raporunun dosyada mevcut bulunmasına, kusur raporundaki tespitlerin aksini gösteren somut delillerin ileri sürülmemiş ve aksinin ispat edilememiş olmasına göre yeniden kusur raporu alınmasına gerek olmadığı görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun (3) numaralı bentteki bozma kararına katılmıyorum.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı