4. Hukuk Dairesi 2023/3241 E. , 2025/2712 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1974 E., 2022/2010 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/488 E., 2022/131 K. Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece görevsizlik kararı verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 21.03.2013 tarihli ve 2013/3536 Esas, 2013/3960 Karar sayılı ilamıyla bozma kararı verilmiş, dosya aynı mahkemeye gönderilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmiştir. Mahkemenin kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Bölge Adliye Mahkemeleri, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25 ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulmuş ve Adalet Bakanlığı’nın 07.11.2015 tarihli 29525 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başlamışlardır. 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3 üncü maddesinin (1) numaralı fıkrasında “Bölge Adliye Mahkemelerinin 26.09.2004 tarihli 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmi Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar 1086 Sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.", (2) numaralı fıkrasında “Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu kararlara ilişkin dosyalar Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemez.” hükmü yer almaktadır. Eldeki davada; davacı vekili tarafından dava ilk olarak Bakırköy 7.Asliye Hukuk Mahkemesinde 20.102.2012 tarihinde açılmış olup, mahkemenin 28.12.2012 tarih ve 2012/566 -590 Esas ve Karar sayılı görevsizlik kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 21.03.2013 tarih ve 2013/3536-3900 sayılı bozma ilamı ile kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, İlk Derece Mahkemesinin kararı istinaf yasa yoluna tabi olmayıp, değişiklikten önceki HUMK hükümlerine göre temyize tabidir. Yasa yolu adının yanlış gösterilmesi ona istinaf hukuki vasfını kazandırmayacaktır. Buna göre; İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine dair 07.04.2022 tarihli kararının temyiz incelemesinin Yargıtay tarafından yapılması gerektiği göz önünde bulundurulduğunda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nin 09.11.2022 tarih ve 2022/1974 Esas 2022/2010 Karar sayılı kararının yok hükmünde olduğu anlaşıldığından, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nin anılan kararının kaldırılmasına karar verilerek işin esasının ve İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu davanın reddine dair kararının temyiz incelemesine geçilmiştir.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... aleyhine yapılan takibin semeresiz kaldığını, borçlunun mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazlarını 29.08.2012 tarihinde davalı kız kardeşi ...'e sattığını belirterek, bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekilleri, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Bakırköy 16. İcra Müdürlüğü’nün 2012/14965 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan kambiyo senetlerine mahsus icra takibine ilişkin olarak davalı-borçlu tarafça borca itiraz sureti ile takibin iptali istemi ile 15/10/2012 tarihinde açılan davanın yargılaması sonucunda Bakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesi' nin 24/10/2013 tarih, 2012/1220 esas- 2013/1221 karar sayılı ilamı ile itirazın reddine karar verildiği ve temyiz yoluna başvurulmadığı cihetle icra takibinin kesinleşmiş olması koşulunun gerçekleştiği, ancak takibin varlığının kararın kesinleşmesine kadar devam etmesi gerektiği halde mahkeme kararından sonra davalı borçlu ... tarafından davacı alacaklı aleyhine Bakırköy 1. İcra Müdürlüğü'nün 27/02/2018 tarih 2017/857 Esas 2018/269 Karar sayılı dosyasından, Bakırköy 16. İcra Müdürlüğü'nün 2012/14965 Esas sayılı takip dosyası ile ilgili olarak zamanaşımı nedeni ile icranın geri bırakılması kararı verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adiye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 2018/1930 Esas 2018/2896 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve kararın 23/01/2019 tarihinde kesinleştiği, bu durumda, davacı alacaklı tarafından İİK'nın 33a/2 maddesi uyarınca açılmış bir dava bulunup bulunmadığı araştırıldığı, yapılan araştırmada davacı alacaklı tarafından Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/33 Esas sayılı dosyasında açmış olduğu alacağın zamanaşımına uğramadığının tespiti davasının 2019/35 Karar sayılı karar ile reddine karar verildiği ve hükmün istinaf edilmeksizin 20/01/2020 tarihinde kesinleştiği, takibin varlığı devam etmediği gerekçesi ile davanın ön koşul yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, zaman aşımı nedeniyle icranın geri bırakılması kararının yerinde olmadığını, davalılar arasında mal kaçırma amacının olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine göre tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR 1. Bölge Adliye Mahkemesi kararı yok hükmünde olduğundan KALDIRILMASINA, 2. Değerledirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 49101bd9097c352b 905ad5ed173a304b