Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2023/2139 E., 2025/12867 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2139 E., 2025/12867 K. (22.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2139
Karar No
2025/12867
Karar Tarihi
22.09.2025
Konu
Tazminat, Miras

4. Hukuk Dairesi 2023/2139 E. , 2025/12867 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI: 2020/1862 E., 2022/2160 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 23.09.2016 tarihinde müvekkillerinin desteği ...’ın sevk ve idaresindeki otomobil ile kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunmayan iş makinesinin karıştığı çift taraflı trafik kazasında desteğin vefat ettiğini, davalının dava açılmadan önce müvekkillerine kısmi tazminat ödediğini, ödenen tazminatın eksik olduğunu, bakiye tazminat talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik davacılardan her biri için 50,00’şer TL olmak üzere toplam 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıya başvuru tarihi olan 24.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin eldeki davadan önce davacılara tazminat ödediğini, davacıların tüm zararının karşılandığını, davalının sorumluluğunun kalmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece alınan 08.06.2018 tarihli kusur bilirkişi raporu ve Kovancılar Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/964 soruşturma nolu dosyasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 03.02.2017 tarihli kusur raporuna göre davacıların desteği ...'ın kazanın meydana gelmesinde tam ve tek kusurlu olduğunun tespit edildiği, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Genel Şartları A.6 maddesinin (d) bendinde, destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı dışında kalan hallerden olduğunun sayıldığı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 92 nci maddesinin (g) bendine göre hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında kaldığının hüküm altına alındığı, davaya konu kazanın 01.06.2015 tarihinden ve 14.04.2016 tarihinden sonra olacak şekilde 23.09.2016 tarihinde meydana geldiği, %100 kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücünün tam kusuruna isabet eden destek tazminatı taleplerinin, yukarıda anılan mevzuat uyarınca sigorta teminatı kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta sigortası bulunmayan iş makinesinin kusuruna dayalı olarak Güvence Hesabına karşı dava açıldığı, davalı ... Hesabının sorumluluğunun kusur sorumluluğuna dayandığı, kazanın çift taraflı trafik kazası olduğu, davacıların desteğinin kazaya karışan otomobilin sürücüsü olduğu, hükme esas alınan kusur raporuna göre sigortasız iş makinesinin sürücüsü olan davadışı ...'in kazanın oluşumunda kusursuz, davacıların desteğinin ise %100 oranında kusurlu olduğu, sigortasız iş makinesi sürücüsünün kusursuz olması nedeniyle davalı ... Hesabının tazminat sorumluluğunun doğmamış olduğu, davacılar vekili tarafından istinaf sebebi olarak ileri sürülen hususların desteğin sürücüsü olduğu aracın trafik sigortacısına karşı dava açılmış olması halinde ileri sürülebileceği, sonuç itibariyle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davada destekten yoksun kalma tazminatı talebine dayanak olarak gösterdikleri zararın, işletenin ve sürücünün ölümü sonucunda meydana gelmekle birlikte işleten ve sürücü üzerinde doğan bir zarardan ayrı ve salt onun desteğinden yoksun kalınması olgusuna dayalı olarak mirasçılık sıfatıyla bağlı olmaksızın uğranılabilen bir zarar olduğunu, böyle bir zararın işletenin ve dolayısıyla sürücünün kendisinin sahip olacağı hakla bir ilişkisi olmadığı gibi doğrudan işletenin ve sürücünün zararıyla bağlı ve onunla sınırlı bir zarar da olmadığını, işletenin ve sürücünün ölümü, zararı doğuran olay olmakla birlikte, zararın doğrudan üçüncü kişi durumundaki destekten yoksun kalanlar üzerinde olduğunu, eldeki kazada da kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olan davacıların işleten/sürücü olan desteğinin vefat ettiğini, müvekkillerinin, destekten yoksun kalan sıfatıyla, desteğin kendi zorunlu mali sorumluluk sigortacısını hasım göstererek, destekten yoksun kalmaya dayalı tazminat isteminde bulunduklarını, müvekkillerinin uğradığı zarara bağlı olarak talep ettikleri hakkın, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp, bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya oluşan, asli ve bağımsız bir hak olduğunu, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunmayan iş makinesinin karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4c5ad877c3afc30a 4db8eb7d65329bb9

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı