Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2023/1893 E., 2025/530 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1893 E., 2025/530 K. (13.01.2025) – Velayet

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1893
Karar No
2025/530
Karar Tarihi
13.01.2025
Konu
Velayet, Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/1893 E. , 2025/530 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1025 D.İş -2022/1025 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-56335 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/238691 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ZMMS poliçesi ile sigortaladığı ve davacının yolcu olarak bulunduğu aracın, önündeki araca arkadan çarpması ve bu aracın da kazanın etkisi ile önündeki araca çarpması sonucunda 31.12.2020 tarihinde yaralamalı üç taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 142.817,09 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, raporun iyileşme süresi beklenilmeden hazırlandığını. maluliyet tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu ve kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,65 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, faize karar verilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 142.817,09 TL tazminatın 09.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 22.422,56 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olmasına, tazminat hesabının Yargıtay içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosu ve prograsif rant hesap yönteminin kullanılması suretiyle yapılmasına, müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirecek bir durumun olmaması nedeniyle indirim yapılmamasının hukuka uygun olmasına göre bunlara yönelik itirazların reddine ve başvuran lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak ve kabul miktarını aşmamak üzere nispi hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden buna yönelik itirazların kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3.bendinin davacı vekil ile temsil edildiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 17. maddesine göre tespit ve takdir edilen 9.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine şeklinde değiştirilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, saçlı deride oluşan skarın sürekli maluliyet hesaplamasında dikkate alınmaması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,65 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, kusur raporu alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının sürekli iş göremezlik tazminatının 18 yaşından itibaren hesaplanması gerektiğini belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan ve davacının yolcu olarak bulunduğu aracın, diğer bir araca çarpması sonucunda davacının maluliyete uğraması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1-Somut olayda; davacı ..., babası olan ...'in sürücüsü olduğu araçta yolcu konumunda iken 31.12.2020 tarihinde meydana gelen ve kaza tespit tutanağına göre babası ...'in kusuruyla sebebiyet vermiş olduğu üç taraflı trafik kazası sonucunda yaralanarak malul kalmıştır. Eldeki davada, davalı ... şirketinin, davacının yolcu olarak bulunduğu ve babasının ise sürücüsü olduğu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve davanın 2020 doğumlu ...'e velayeten kanuni temsilcileri olan annesi ........... ve babası ... tarafından açıldığı görülmektedir. 4721 sayılı Kanun'un 426 ncı maddesinde temsil kayyımı gerektiren haller düzenlenmiş olup, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa vesayet makamı, ilgilisinin isteği üzerine veya re’sen temsil kayyımı atar. Temsil kayyımı atanmasına konu menfaat çatışmasının tarafları, temsil olunan ile onun yasal temsilcileridir. Küçüğün menfaati ile yasal temsilcinin menfaati arasında salt soyut bir tehlike olasılığının varlığı da temsil kayyımı atanması için yeterlidir. Eldeki davada davacılar anne ve baba küçüğün velisi ve dolayısıyla yasal temsilcisi ise de, davacı babanın trafik kazasının meydana gelmesinde kusurunun bulunmasıyla hükmedilecek tazminatın rücuen tahsili isteminde bulunulması ihtimalinin varlığı nedeniyle yasal temsilci olan anne ve babanın menfaati ile küçüğün menfaati bu davada çatışmaktadır. Bu sebeple kanuni temsilci anne ve baba küçüğü temsil edemez. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, davacı küçüğe temsil kayyımı atanması için davacı yana süre verilmesi, bu işlem yönünden taraflardan süre uzatımına muvafakat istenilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kayyım tayin edilmesi ve kayyımın davaya iştiraki sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. 2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4fb527803bf6e941 6718c892cfbb4ec1

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı