Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2023/1450 E., 2025/578 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1450 E., 2025/578 K. (14.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1450
Karar No
2025/578
Karar Tarihi
14.01.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/1450 E. , 2025/578 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/939 Değişik İş-2022/939 Karar SAYISI : 2022/İHK-54613 SAYISI : K-2022/196972 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.10.2020 tarihinde müvekkilinin sürücüsü olduğu araç ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını, davalı tarafından ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı 5.100,00 TL'nin temerrüt tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili talebini 134.288,14 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında müvekkilinin sorumluluğu olduğunu, davacının sunduğu maluliyet raporunun hükme esas alınmasının doğru olmadığını, maluliyet oranını kabul etmediklerini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kısmen kabulü ile 134.612,85 TL’nin yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun uygun olmadığını, hesaplamanın hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi uygulanması gerekiğini ve vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, vekalet ücreti hesabının doğru olması ve daire içtihatlarına uygun şekilde tazminat hesabının prograsif rant yöntemi uyarınca yapılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 ila 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01.09.2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01.06.2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, davacının başvuru sırasında sunduğu İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Turgut Özal Tıp Merkezi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 21.10.2021 tarihli raporunda başvurucunun meydana gelen kaza sebebi ile sağ lomber bölgede 11x5 cm boyutunda hiperpigmente ciltte skar dokusu, sol torakal bölgede 8x5 cm hiperpigmente ciltte skar dokusu, servikal bölgede 23x20 boyutlarında hiperpigmente ciltte skar dokusu, sol ayak bileğinde 2x0,5 cm boyutlarında skar doku olduğu tespitleri bulunmasına göre davacının %5 oranında malul kaldığı bildirilmiştir. Hükme esas alınan rapor her ne kadar kaza tarihindeki yönetmeliğe göre alınmışsa da yaralanma nedeniyle maluliyet oranı belirlenmesi için ileri derecede skar dokusu bozulması veya vücudun en az %1'ini kapsaması gerektiğine göre rapordaki değerlendirmenin Yönetmelikteki arızanın tanımı ve ağırlığına uygun olmayabileceği şüphesi bulunduğuna göre davacının yaralanması sonucu oluşan yara izinin ömür boyu maluliyete sebep olup olmayacağı hususundaki tespitlerin yeterli olmaması sebebiyle yakın bir üniversite hastanesinden davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun ve temyiz edenin sıfatına göre kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle suretiyle içerisinde plastik cerrahın da bulunduğu heyetten yeni bir rapor alındıktan sonra davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak karar verilmek üzere İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3. Davalı vekili, davacının motosiklette sürücü olarak seyri sırasında gerçekleşen kazada kask, dizlik gibi koruyucu giysileri giymemesi nedeni ile zararın artmasına neden olduğunu ileri sürerek hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunmuş, Hakem Heyetince anılan savunmanın reddine karar verilmiştir. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52.maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Somut olayda davacının maluliyetine neden olan arazlar içinde yüz bölgesinden yaralanma sonucu skar olduğu yazılıdır. Kaza tutanağına göre davacının kask kullanıp kullanmadığı hususu belirsizdir. Ancak yaralanma yüz bölgesinde olduğundan davacının kaza sırasında kask takmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre tazminata karar verilirken Karayolları Trafik Kanunu (KTK), Karayolları Trafik Yönetmelik hükümleri ve aracın özelliğine göre davacının meydana gelen kazada müterafik kusurunun bulunduğu, buna göre Dairenin uygulamaları da dikkate alınarak TBK’nin 52. maddesi uyarınca tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 14.01.2025 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Dosya kapsamından, davaya konu trafik kazasının 10.10.2020 tarihinde meydana geldiği, kaza tarihi itibariyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in yürürlükte olduğu, hükme esas alınan İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca 2 adli tıp ve 1 fizik tedavi uzmanınca düzenlenen maluliyet raporunun anılan yönetmeliğe göre düzenlendiği anlaşılmaktadır. Anılan yönetmeliğin EK-2 Engel Oranları Kılavuzunda "Deri" hastalıkları bölümünde Hipertrofik skar ve keloid nedeniyle maluliyet tespitinde yararlanılacak tabloda "Hafif (vücut yüzeyinin %1-9’unu kaplayan)" ifadesine yer verilmiş olup heyette yer alması gereken doktorların uzmanlık alanlarıyla ilgili herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Hükme esas alınan raporda; davacının vücut yüzeyinin % 10'unu kaplayan skar bulunduğu tespit edildiğine ve yeterli açıklama da bulunduğuna göre raporun anılan mevzuata ve usule uygun olduğu, yeniden maluliyet raporu alınmasına gerek bulunmadığı görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun 2. bentteki bozma düşüncesine katılmıyorum. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! da64c4987c1635e5 3a64b51cd5fa2393

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı