Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2023/13553 E., 2025/6669 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/13553 E., 2025/6669 K. (28.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13553
Karar No
2025/6669
Karar Tarihi
28.04.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/13553 E. , 2025/6669 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2023/707 Değişik İş - 2023/710 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI: İHK-2023/49740 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI: K-2023/259986 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.03.2021 tarihinde davacının yolcu olduğu araç ile davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 99.700,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici bakıcı gideri, 100,00 TL Sosyal Güvenlik Kurumunca (SGK) karşılanmayan tedavi gideri olmak üzere toplam 100.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, toplam talebini 257.636,27 TL'ye ıslah etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketine yürürlükteki yönetmelik hükümlerine göre alınmış maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığından talebin usulden reddi gerektiğini, uzlaşma olduğunun tespiti halinde davanın reddi gerektiğini, maluliyet raporunun yürürlükteki yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, davacının bizzat muayenesinin yapılmadığını, maluliyetin kaza ile illiyetinin kurulmadığını, maluliyetin sürekli olduğunun raporda belirtilmediğini, aldıkları tıbbi mütalaa ile çeliştiğini, kusur araştırması yapılması gerektiğini, emniyet kemeri takılı olmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinin poliçe kapsamında olmadığını, tedavi giderlerinin SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, sigorta şirketi temerrüde düşürülmediğinden başvuru tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 257.636,00 TL tazminatının 07.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazların reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun nörojenik ağrı nedeniyle belirlendiğini, nörojenik ağrı nedeniyle sürekli maluliyet belirlenemeyeceğini, ulna alt uç kırığı için maluliyet belirlenmesinin de hatalı olduğunu, bu kırığa ilişkin tetkik ve tedavi evraklarının dosya içinde olmadığını, medikal firma görüşünde bu hususlarda maluliyet verilemeyeceğinin belirlendiğini bu hali maluliyet raporu ile çeliştiğini, çelişki giderilmeden karar verilemeyeceğini, emniyet kemeri takılı olmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ev hanımı davacı için geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanamayacağını, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenlenen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan davacı yolcunun sürücüsünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı ve tedavi gideri talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda; Kahramanmaraş ... Üniversitesi Sağlık Uygulama Araştırma Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen ve başvuruda sunulu 16.06.2022 tarihli maluliyet raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacıda kazadan kaynaklı 3., 4. ve 5. Kot anterolateralde nondeplase fraktür ve sağ ulna distalinde fraktür bulunduğu, bu yaralanmalar sonucu el bileğinde hareket kısıtlılığı oluştuğu ve nörojenik kaynaklı ağrı bulunduğu belirtilerek sürekli iş göremezlik oranının % 10 olduğu rapor edilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince bu rapor esas alınmak suretiyle karar verilmiş, İtiraz Hakem Heyeti ise bu karara karşı davalı vekilince yapılan itirazlarının reddine karar vermiştir. Ancak varılan sonuç eksik incelemeye dayalıdır. Zira davacının kaza sonrasına ilişkin kaza ile illiyeti olan tedavilerinin bulunup bulunmadığı dosya kapsamında araştırılmamıştır. Nörojenik ağrının kazadan kaynaklandığının, ağrıya ilişkin tedavi görmüş ise bu hususun, tedavi sonucu yarar görüp görmediğinin, ağrının bu şekilde ömür boyu sürüp sürmeyeceğinin, sürekli iş göremezliğe neden olup olmadığının bilirkişi raporunda ayrıntılı bir şekilde bilimsel dayanakları gösterilmek suretiyle irdelenmesi gerekmektedir. Rapor bu haliyle karar vermeye yeterli değildir. Yukarıda izah edilen maddi ve hukuki olgulara göre; davacının kaza tarihinden itibaren tüm tedavi evrakının (kaza sonrasına ilişkin tüm tıbbi belgelerin) dosyaya kazandırılması, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak, nörojenik ağrı nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle, içerisinde nöroloji ve psikiyatri uzmanı da bulunan yetkili sağlık kurulundan gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp, davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. 3.5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı