4. Hukuk Dairesi 2023/13537 E. , 2025/6664 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/719 E., 2023/724 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI: İHK-2023/52243 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI: K-2023/323161 İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.04.2021 tarihinde davacının yolcu olduğu ve davalı ... şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortasını yaptığı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davası ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL geçici bakıcı gideri, 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak toplam 8.100,00 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 20.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 430.000,00 TL'ye, geçici bakıcı gideri talebini 1.392,64 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketinin poliçe limiti ve sigortalı aracın sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı olarak tazminattan sorumlu olduğunu, bu nedenle kusur oranının tespitinin önem arzettiğini, kusur oranının Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesi ve Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek bilirkişiler aracılığı ile belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ,geçici bakıcı giderinin poliçe kapsamında olmadığını, hesaplamanın uzman aktüer bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, progresif rant yöntemi ile hesabın hatalı olduğunu, Anaya Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli kararı ile iptal edilen maddelerin uyuşmazlık bakımından dikkate alınamayacağını, rapor ücreti talebinin reddi gerektiğini, sigorta şirketinin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5' i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 1.392,64 TL geçici bakıcı gideri ve 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 431.392,64 TL tazminatın 26.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kısmen kabulüne, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin maktunun altında kalmayacak şekilde AAÜT' ne göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında düzeltilmesine, diğer hükümlerin aynen icrasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; vekalet ücretinin AAÜT' ne göre belirlenen rakamın tamamı olması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, kaza ile maluliyet arasında açık illiyet kurmadığını, ATK' dan rapor alınması gerektiğini, kusur raporu alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, sürücünün kusursuz olduğunu ve kusur raporunun ATK Trafik İhtisas Dairesi ve Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek bilirkişilerden alınması gerektiğini, progresif rant yöntemi ile hesabın hatalı olduğunu, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 ve 29.12.2022 tarihli kararlar ile iptal edilen maddelerin iş bu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz ile hesap yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinin poliçe kapsamında olmadığını, emniyet kemerinin takılı olup olmadığı araştırılarak takılı olmaması halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... şirketince zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Her ne kadar Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şarları A.2 maddesinin (i) fıkrasında Kurul Raporu: Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenen, sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade ettiği belirtilmiş olsa da Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4. maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel gereksinim” çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir. Yönetmeliğin 8. maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edilmesi aynı zamanda yönetmeliğin EK.3 de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20 nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmeliğin amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu oysa TBK 54. maddesi gereği kişinin bedensel zararının belirlenmesi için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” belirlenerek küçüğün sürekli iş gücü kaybı oranının belirlenerek buna bağlı olarak bedensel zararları tespit edilmesi gerektiği anlaşıldığından çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin uygulanma imkanın olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Somut olayda; başvuruda sunulu maluliyet raporunda davacının kazadan kaynaklı sürekli iş göremezliği tespit edilirken Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre tespit edilen oran uyarınca belirlenen tazminata hükmedilmiştir.Ancak varılan sonuç doğru olmamıştır. Zira raporda, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 14. maddesinde Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe atıf yaptığı gerekçesi ile çocuğun sürekli iş göremezlik oranının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre belirlendiği belirtilmiş ise de bu yönetmelik Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 18. maddesi ile 20.02.2019 tarihinde yürürlükten kaldırıldığı için bu tarihten sonraki kazalarda bu Yönetmeliğin uygulanma imkanı kalmamıştır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle 05.04.2021 kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan ÇÖZGER Yönetmelik hükümleri de gözetilerek Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.