Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2023/13525 E., 2025/6309 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/13525 E., 2025/6309 K. (21.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13525
Karar No
2025/6309
Karar Tarihi
21.04.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/13525 E. , 2025/6309 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/595 Değişik İş - 2023/591 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2023/35547 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/176232 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.05.2021 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki pat pat tabir edilen araç ile davalı ... şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortasını yaptığı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine yapılan başvuruya olumlu yanıt vermediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ve 600,00 TL rapor ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiş, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 262.389,70 TL'ye ıslah etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından talebin usulden reddi gerektiğini, sunulan maluliyet raporunun yürürlükteki maluliyet yönetmeliklerine uygun düzenlenmiş rapor olmadığından hükme esas alınamayacağını, Adli Tıp Kurumu (ATK) 3. İhtisas Kurulundan maluliyet raporu alınarak maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, kusur oranının ATK Trafik İhtisas Dairesi ve Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek bilirkişilerden alınacak rapor ile belirlenmesi gerektiğini, hesaplamanın aktüer sıfatına sahip bilirkişice genel şartlara uygun olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli iptal kararının somut uyuşmazlıkta uygulanamayacağını, koruyucu tertibat kullanılmaması ve sürücü belgesiz araç kullanılması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, sigorta şirketinin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, rapor ücretinin sigorta şirketinin sorumluluğunda olmadığını, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 262.389,70 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 07.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, 600,00 TL rapor ücretinin yargılama giderleri arasında kabulüne karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik olarak kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında vekalet ücretinin AAÜT'ne göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında maktu vekalet ücretinin altında kaymayacak şekilde düzeltilmesine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kaza tespit tutanağında araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu bulunmadığının tespit edildiğini, alınan uzman görüşlerinin de bu doğrultuda olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün tek kusurlu kabul edilerek ATK'dan ve Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, maluliyet raporunun usule ve mevzuata uygun olmadığını, ATK 3. İhtisas Kurulundan rapor alınması gerektiğini, progresif rant yöntemi ile hesabın hatalı olduğunu, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 ve 29.12.2022 tarihli iptal kararlarının somut uyuşmazlıkta uygulanamayacağını, hesaplamanın Genel Şartlara uygun olarak genel şartlarda belirtilen teknik faiz oranı ile hesaplanması gerektiğini, koruyucu ekipman takılmaması ve ehliyetsiz araç kullanılması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, sigorta şirketinin rapor ücretinden sorumlu olmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... şirketince zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan davacı pat pat tabir edilen araç sürücüsünün sürekli iş göremezlik tazminatı ile rapor ücreti talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyanın incelenmesinde; kaza tespit tutanağında davacı pat-pat sürücüsünün de kural ihlali bulunduğunun değerlendirildiği, ceza mahkemesinde alınan kusur raporunda davacı sürücünün tali kusurlu olduğunun belirlendiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan kusur raporunda ise davacı pat-pat sürücünün kusursuz olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık Hakem Heyeti aldığı ve davacı pat-pat sürücüsünün kusursuz olduğunun bildirildiği rapora itibarla hüküm kurmuş, İtiraz Hakem Heyeti davalının kusura yönelik itirazlarının reddine karar vermiştir. Ancak kaza tespit tutanağı ile ceza mahkemesinde alınan kusur raporu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında değerlendirilmemiştir. Oysa yargılama makamlarınca çelişkili raporlardan birine neden itibar edildiği, diğer raporun neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya her iki rapor arasındaki çelişkiyi gideren üçüncü bir rapor alınmalıdır. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, dosyada mevcut kaza tespit tutunağı ve her iki rapordaki tespitler de irdelenmek suretiyle kusura ilişkin çelişkiyi giderecek üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi KARŞI OY Dosya kapsamından, çift taraflı trafik kazasında davacının patpat olarak tabir edilen aracın sürücüsü olduğu, kaza tespit tutanağında ve ceza dosyasında alınan trafik bilirkişi raporunda davacıya trafiğe çıkması yasak olan araçla trafiğe çıktığı, davalı tarafa ise geçiş kurallarına uymadığı gerekçesiyle kusur verilmiş ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğu, davacının ise kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Somut olaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağında ve ceza dosyasında alınan trafik bilirkişi raporunda, davacıya patpat olarak tabir edilen araçla trafiğe çıkmış olması nedeniyle kusur verilmiş olduğu, bunun bir sürüş kusuru olarak değerlendirilmeyecek olup kazanın meydana gelmesinde etkisinin olmadığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre hüküm tesis edilmiş olmasının isabetli olduğu, buna göre raporlar arasında çelişki bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre yeniden kusur raporu alınmasına gerek olmadığı ve kararın onanması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6dec263e5b8d1b83 108039c124dd361e

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı