Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2023/13504 E., 2025/7594 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/13504 E., 2025/7594 K. (12.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13504
Karar No
2025/7594
Karar Tarihi
12.05.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/13504 E. , 2025/7594 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2023/700 D.İş, 2023/701 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.03.2021 tarihinde davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı motosiklet sürücüsünün yaralanarak %8 oranında malul kaldığını, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu belirterek belirsiz alacak olarak şimdilik 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 11.10.2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 358.904,78 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sunulan maluliyet raporuna sağlık raporunun başvuran bizzat muayene edilmeden hazırlandığını, başvurunun usulden reddi gerektiğini, davalı tarafından aldırılan medikal raporda izole ayak travmasının uylukta atrofi sekeli bırakmasının beklenemeyeceğinin bildirildiğini, sunulan rapor ile medikal rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan kusur raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında ve davacı sürücünün %25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, maluliyet konusunda alınan raporda ise ayrışmamış kırığın orta ayak yaralanması olduğu ve uyluk ve bacakta atrofi yapma potansiyelinin bulunmadığı, bu nedenle davacının sürekli iş göremezliği olmadığının saptandığı, raporun taraflara tebliği üzerine davacı vekilinin itirazında yeni rapor tanzimini gerektirecek düzeyde açıklama yer almadığı, alınan raporun mevzuata ve somut olay şartlarına uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyumazlık hakem heyetinin başvuruya sunulan rapor ile davalı tarafından aldırılan medikal rapor arasında çelişki olduğu gerekçesiyle bilirkişi listesinden seçtiği bilirkişiden yeniden rapor alma yoluna gitmesinin isabetsiz olduğu, başvuruya sunulan %8 oranlı rapor esas alınarak hesap raporu düzenlendiği, sürekli iş göremezlik zararının 358.904,78 TL olarak hesaplandığı, davalı vekilinin maluliyet oranının hatalı olduğuna ve yargılama sırasında alınan raporla çelişki bulunduğuna ilişkin itirazının reddi gerektiği, yargılamada alınan hesap raporunun kazanın oluş şekline uygun olduğu, yeniden rapor alınmasına gerek görülmediği, hesap yönteminin yerinde olduğu, koruyucu ekipmanın takılı olup olmadığının tespit edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulü ile uyuşmazlık hakem heyeti kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kabulü ile 358.904,78 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 30.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun usulden reddi gerektiğini, başvuran tarafından sunulan sağlık kurulu raporunun muayene yapılmaksızın düzenlendiğini, raporun hatalı olduğunu, medikal raporda izole ayak travmasının uylukta atrofi bırakmayacağının bildirildiğini, uyuşmazlık hakem yargılaması sırasında alınan raporda da aynı değerlendirme yapılarak sürekli maluliyet oluşmadığının tespit edildiğini, İtiraz Hakem Heyetince gerekçesiz şekilde bu rapora itibar edilmediğini, çelişkiler giderilmeden hüküm kurulamayacağını, kusur oranlarının net bir biçimde tespit edilmesi gerektiğini, hesap yönteminin hatalı olduğunu, %1,8 teknik faizin hesaplamaya esas alınması gerektiğini, ceza dosyasının celbi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 02.03.2021 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1- Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirleme için ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır. Dosya kapsamından; ... ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 09.06.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonucu kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre multiple metatars fraktürü tanısıyla uyluk ve baldır kaslarında atrofi nedeniyle sürekli iş göremezlik oranı %8 olarak belirlenmiş; davalı vekili aldırdığı medikal rapora göre uyluk ve baldır atrofisinin şahsın kazadaki travması ile uyuşmadığını, izole ayak travmasının uylukta atrofi sekeli bırakmasının mümkün olmadığını savunmuş; Uyuşmazlık Hakem Heyetinde dosya üzerinde bir ortopedi uzmanından alınan 25.07.2023 tarihli raporda kaza sonrası davacının kaldırıldığı hastanede sağ ayakta kesi tespit edildiği, 01.04.2021 tarihinde başvurduğu özel hastanede yapılan tetkiklerde naviküler kemik ödemi ve 4. metatars üst uç nondeplase kırık tespit edildiği, bu tespitin orta ayak yaralanması olup uyluk ve bacakta atrofi yapma potansiyeli bulunmadığı, davacıda oluşan kırığın ayrışmamış kırık olması ve ağırlık transfer kaybına sebebiyet vermesi nedeniyle sürekli iş göremezlik bulunmadığı kanaati bildirilmiş; İtiraz Hakem Heyetince ise başvuruya sunulan rapor ile davalının sunduğu medikal rapor arasında çelişki olduğu gerekçesiyle yeniden rapor alınmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle başvuruya sunulan %8 oranlı rapor hükme esas alınmıştır. Davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Bu noktada parmakta kırık ve kemik iliği ödemi olup olmadığı, oluşmuş ise uyluk ve baldırda atrofiye sebebiyet verip vermeyeceği hususunda tereddüt hasıl olmuştur. Dosya kapsamındaki maluliyete ilişkin 09.06.2022 ve 25.07.2023 tarihli her iki rapor arasında davacıda maluliyet oluşup oluşmadığı konusunda açıkça ve büyük oranda çelişki bulunmakta olup İtiraz Hakem Heyetince raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin ve gerekçede izah edilmeksizin, sunulan rapor ile davalının aldırdığı medikal rapor arasında çelişkinin giderilmesi yoluna gidilemeyeceği belirtilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan tüm sağlık kurulu raporları da irdelenerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olarak, davacının ikametine en yakın ve dosyada mevcut raporu düzenleyen üniversite hastanesi dışındaki yetkili sağlık kurulundan (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği, açık, anlaşılır ve denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6f88126e57abd0f0 25301502005febea

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı