Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2022/7512 E., 2025/7587 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/7512 E., 2025/7587 K. (12.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7512
Karar No
2025/7587
Karar Tarihi
12.05.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2022/7512 E. , 2025/7587 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI: 2019/2712 E., 2022/975 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.11.2015 olay tarihinde davacının kullandığı araçla, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını, tedavisi devam etmekte olup henüz maluliyet raporu tanzim edilmediğini, davacının kaza sonucu femur kırığı oluştuğunu ve platin takıldığını, zarar kapsamı araştırılarak tedavi ve tüm iyileşme giderleri hesaplatılarak tahsilini talep ettiklerini, karşı aracın ticari taşımacılık yaptığını ve çekme belgeli olduğunu, bu nedenle Güvence Hesabına yapılan başvurunun reddedildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 30.05.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 109.550,65 TL'ye yükselterek 14.02.2017 tarihinde yapılan 10.000,00 TL'lik ödemenin infaz aşamasında nazara alınmasını talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davada Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğunu, talebin net olmadığını, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu, davacının servis aracını kullanma yetkisine sahip olmadığını, davacı emekli olup herhangi bir çalışması bulunmadığını, bu nedenle tedavi masraflarının SGK tarafından karşılanmakta olduğunu, kazanın meydana geldiği alt geçidin durumunun kazaya etkisinin değerlendirilmesi gerektiğini, davalı sürücünün kullandığı aracın çekme belgeli olup olmamasının kazaya etkisi bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 07.11.2015 günü davacının sürücüsü olduğu aracın, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu araçla karıştığı trafik kazası sonucu davacının %24 oranında malul kaldığı, 18 ay süre ile geçici iş göremezliği oluştuğu, alınan kusur raporunda davalı sürücünün meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu bulunduğu, davacı sürücünün ise kusuru bulunmadığının bildirildiği, alınan hesap raporunun hükme esas alındığı, somut olayda tarafların kusur durumları, tarafların maddi ve sosyal durumları, davacının 18 ay iş ve güçten kalacak şekilde yaralanmasının davacıya vermiş olduğu elem ve ıstırabın derecesi, hak ve nesafet kuralları, dikkate alınarak manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle maddi tazminat talebinin kabulü ile 24.675,10 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 84.875,55 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 109.550,65 TL maddi tazminattan ara karar ile ödenen 10.000,00 TL düşüldükten sonra geriye kalan 99.550,65 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 07.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 07.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, ihbar olunanlar davaya katılmadığından haklarında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihinde yürürlükte bulunan 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca; iş kanununa göre işçi sayılan kimseler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş akdinden veya iş kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesinde iş mahkemelerinin görevli olduğu, dava konusu olayda, davacının servis sürücüsü olarak görev yaptığı sırada davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucu yaralandığı, davacı vekilinin davacının işvereni olan şirkete karşı değil kazaya neden olan karşı aracın sürücüsü ve işletenine karşı dava açtığı, taraflar arasında işçi işveren ilişkisi bulunmayıp davalıların davacıya karşı haksız fiil hükümleri uyarınca sorumlu olduğu, diğer taraftan, daha önce davalılar aleyhine iş mahkemesinde açılan davada, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2017/3944 Esas, 2018/2225 Karar sayılı ilamında da, iş mahkemesinin görevli olmadığına dair verilen karar hakkında esastan ret kararı verildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 23/2. maddelerinde; “...kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen; göreve veya yetkiye ilişkin kararlar, davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar.” hükmü yer almakta olup görev hususu kesinleştiğinden davaya bakma görevi genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğundan iş mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin istinaf sebebine itibar edilemediği, tazminat hesaplanmasında kaza tarihi itibarıyla PMF 1931 Yaşam Tablosunun uygulanması yerinde olmakla beraber Yargıtay görüş değişikliği nedeniyle PMF 1931 Yaşam Tablosunun tatbik edilmesi isabetsiz ise de PMF Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamanın davalı lehine olmasına göre ve davacının münhasıran yargılama gideri ve manevi tazminat miktarı yönünden istinaf talebinde bulunmasına göre bu hususun kaldırma sebebi sayılmadığı, geçici iş göremezlik ödeneğine ilişkin olarak SGK'nın sorumlu olduğu tedavi giderlerinin neler olduğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde düzenlenmiş olup sorumluluğunun kanunda belirtilen giderlerle sınırlı olması, geçici iş göremezlik zararından SGK'nın sorumlu olacağına dair kanunda düzenlenme bulunmaması, ayrıca 2918 sayılı Kanun'un 92.maddesinde geçici iş göremezlik zararının sigorta teminat kapsamı dışında olduğuna ilişkin bir düzenlemenin de yer almaması, ikincil norm olan Genel Şartlar ile kanunla belirlenen sorumluluğun daraltılması mümkün olmadığı gibi kanunen sorumluluğu bulunmayan SGK'nın sorumlu olduğuna da karar verilemeyeceğinden davalılar vekilinin geçici iş göremezlik ödeneğinden sorumlu olmadığına ilişkin istinaf sebebinin yerinde olmadığı, davacı yönünden takdir edilen manevi tazminat miktarı az olup lehine 30.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete daha uygun düşeceği, davacının bu yöne ilişkin istinaf talebinin kabulüne karar verildiği, yargılama giderine ilişkin olarak ise, yerel mahkeme tarafından davacı tarafından yatırılan adli tıp ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmemiş olması doğru olmadığından ve yargılama giderinin eksik hesaplanması nedeniyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü gerektiği, dosyada faturası mevcut 104,20 TL ve 100,00 TL'lik yargılama giderinin de eklenmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle maddi tazminat talebinin kabulü ile 24.675,10 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 84.875,55 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 109.550,65 TL maddi tazminattan ara karar ile ödenen 10.000,00 TL düşüldükten sonra geriye kalan 99.550,65 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 07.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 07.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, ihbar olunanlar davaya katılmadığından haklarında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; kazanın, davacının kullandığı aracı işleten ...’ne personel taşıma servis hizmeti verildiği gece vardiyasında meydana geldiğini, davacı açısından kazanın bir iş kazası mahiyetinde olduğunu, iş mahkemesinin görevli olduğunu, kazanın geç saatlerde meydana geldiğini, davalı sürücü yönetimindeki araç alt geçide geldiğinde, önünde bulunan ve çok yavaş hareket eden aracın daha hızlı hareket etmesi için selektörle uyarmasına rağmen öndeki aracın trafiğin makul hızda ilerlemesine engel olması sebebiyle yolun müsait olması da dikkate alınarak öndeki aracı sollamak için sol şeride çıktığı anda, davacının yönetiminde bulunan aracın köprü altı olmasına rağmen hızını yavaşlatmayarak hızlı bir şekilde davalı şirkete ait araca çarptığını, davacının kaza sırasında sevk ve idare ettiğini araç bir servis aracı olup kullanımının ... Özel Servis Araçları Yönetmeliği'ne tabi olduğunu, davacının kaza tarihinde bu aracın yasal sürücüsü olmadığını ve aracı kullanma yetkisine sahip olmadığını, manevi tazminata hükmedilmemesi gerektiğini, kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağını, geçici iş göremezlik ödeneğinin SGK’nın yükümlülüğünde olduğunu beyan etmektedir. Davacı vekili katılma yolu ile temyiz dilekçesinde; manevi tazminat isteminin tam kabulü gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 07.11.2015 tarihinde davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın, davacının sürücüsü olduğu araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle görev hususunun istinaf aşamasında kesinleşmiş olmasına, kaza tespit tutanağı ile yargılamada alınan kusur raporu birbiriyle örtüştüğü gibi ceza mahkemesince verilen kararla da uyumlu olmasına, hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı ... davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan ve davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 21ead88ebb4b964c 8a7fa27765d2896f

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı