4. Hukuk Dairesi 2023/12199 E. , 2025/12058 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/1051 E., 2023/1867 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 40. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/296 E., 2022/74 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... Valiliği Yatırım İzleme ve ... Başkanlığı'nın maliki, ... Bankasının (... şubesi) kiracı olduğu "... ... Bulvarı No:131 .../..." adresinde bulunan binanın, kiracı banka tarafından tahliye edilerek hasarsız bir şekilde 17.10.2019 tarihinde müvekkili başkanlığa teslim edildiğini, müvekkili başkanlık görevlilerinin 11.11.2019 tarihinde civardaki müvekkile ait binaları kontrole gittiklerinde binanın yıkıldığını ve kepçenin halen orada olduğunu görerek tutanak tuttuğunu, kolluğa ihbarda bulunularak adli soruşturma başlatılması talep edildiğini, ... Kaymakamlığının 13.12.2019 tarihli ve 3036 sayılı yazısı ekinde gönderilen ... İlçe Emniyet Müdürlüğünün 06.12.2019 tarih ve 3922 sayılı yazısında yıkımın ... tarafından yapıldığının tespit edildiğini ve adli soruşturmanın devam ettiğinin bildirildiğini, davalının müvekkiline ait binayı müvekkilinin bilgisi dışında yıktığını ve müvekkilini zarara uğrattığını beyanla; fazlaya dair hakları saklı tutularak şimdilik 50.000,00 TL'nin 11.11.2019 tarihli yıkım gününden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın, müvekkilinin sahibi olduğu ve ayrı bir tüzel kişiliği olan ... ... İnşaat Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti'ne açılması gerektiğinden husumet itirazında bulunduklarını, dava konusu taşınmazla ilgili olarak ... Belediyesinin 11.03.2019 tarihli yazısından da anlaşılacağı üzere, "... Belediyesinden Valilik emrine geçen ve ... Bankası hizmet binası olarak kullanılan dava konusu taşınmazın imar planında yol olduğu için, banka tarafından boşaltılacak binanın yıkılarak arsanın Valilik tarafından inşaat yapmaya hazır hale getirilmesi yıkım işlerinin yapılması" konusunda idari işlemin olduğunu, söz konusu idari işlemin, dönemin ... Belediye Başkan Yardımcısının imzası ve Belediye Başkanının oluruyla düzenlendiğini, yıkım işinin yapılması konusunda aynı tarihte ... Belediyesi ile müvekkilin sahibi olduğu ... ... İnşaat Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında protokol yapıldığını ve taşınmazın bedelsiz olarak yıkılması işinin müvekkilinin sahibi olduğu şirket tarafından üstlenildiğini, yıkımın dayanağını idari işlemin oluşturduğunu, yıkıma konu taşınmazın yol üzerinde kalıp kalmadığının ve kaçak statüsünde olup olmadığının tespitinin gerektiğini, dava konusu olayla ilgili olarak müvekkili hakkında ... 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/146 Esas sayılı dosyasından ceza davası açıldığını, işbu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile zarardan hukuken sorumlu tutulabilecek kişi ya da kuruluşlardan talep edebileceğini, dava konusu somut olayda; zararı oluşturan yıkım işleminin ... ... İnşaat Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... Belediye Başkanlığı arasında düzenlenen protokol doğrultusunda yapıldığını, tüzel kişiliğe sahip şirketin ayrı bir hukuki kişiliği bulunduğunu, davalı olarak gösterilen ...'ın ise protokolün tarafı olan şirketin yetkilisi olduğu, kendisine doğrudan husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı idarenin maliki olduğu ve "... ... Bulvarı No:131 .../..." adresinde bulunan dava konusu binanın, davalı ...'ın yetkilisi olduğu ... ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti ile ... Belediye Başkanlığı arasında düzenlenen 11.03.2019 tarihli protokole dayalı olarak davalı tarafından 11.11.2019 tarihinde fiilen yıkıldığı, zararı oluşturan yıkım işlemi .... şirketi ile ... Belediye Başkanlığı arasında düzenlenen protokol doğrultusunda yapıldığı ve davalının dayandığı Olur ve bu Olur'a dayalı protokole yukarıda belirtilen ceza davasında hukuki değer verildiği, bu kapsamda ... ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti'nin tüzel kişiliğinin olduğu ve ayrı bir hukuki kişiliği bulunduğu nazara alındığında davalı olarak gösterilen ...'ın ise protokolün tarafı olan şirketin yetkilisi olup kendisine doğrudan husumet yöneltilemeyeceği dikkate alınarak davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle İlk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince; davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya sunulan protokol ve uygunluk yazılarının tarihinin 11.03.2019 olduğu (dosyaya sunulan bu protokol ve uygunluk yazısının ... Belediyesi Başkanlığı kayıtlarında yer almadığı ve anılan evrakların her zaman geriye doğru düzenlenebilecek nitelikte evraklar olduğu), yıkımın ise bu tarihten ve tanık belediye başkanı ...'nin görevinin bittiği (30.03.2019 tarihinde görevi sonlanmıştır), Belediye ile bir bağlantısının kalmadığı ve talimat verme yetkisinin bulunmadığı (30.03.2019 tarihinden sekiz ay sonra) 11.11.2019 tarihinde usul ve yasalara aykırı olarak gerçekleştirdiği,mahkemenin gerekçesinin dosya kapsamına ve maddi olaya aykırı olduğunu, dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği kabul edebilir düzenlemesini göze alarak mahkemenin HMK.m124/4 gereğince davanın doğru hasıma yöneltilmesi için süre verilmesi gerektiğini, müvekkil İdare ... Valiliği Yatırım İzleme ve ... Başkanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına ilişkin karar yerinde olmadığını belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, haksız fiil nedeniyle zarar talebine ilişkindir. Davacı ... Valiliği Yatırım İzleme ve ... Başkanlığı, dava dilekçesinde kendisine tahsisli olan ... Bankası ... şubesinin kiracısı olduğu "... ... Bulvarı No:131 .../..." adresinde bulunan binanın, kiracı banka tarafından tahliye edilerek hasarsız bir şekilde 17.10.2019 tarihinde davacıya teslim edildiği belirtilmiştir. Davacının görevlileri, 11.11.2019 tarihinde civardaki kurum binalarını kontrole gittiklerinde binanın yıkıldığını ve yıkımı gerçekleştiren kepçenin bina enkazı üzerinde olduğunu görerek tutanak tuttuğu, kolluğa ihbarda bulunularak adli soruşturma başlatılması talep edildiği, ... Kaymakamlığı'nın 13.12.2019 tarihli ve 3036 sayılı yazısı ekinde gönderilen ... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 06.12.2019 tarih ve 3922 sayılı yazısında yıkımın ... tarafından yapıldığının tespit edildiğine ilişkin yazılar dosya içerisinde yer almaktadır. Yıkımı gerçekleştiren kepçenin plakası olmadığı, kepçe üstünde bulunan telefon numarasının arandığı, yıkımı ...'ın yaptırdığı söylenince bu kişinin arandığı, davalı ...'ın belediye başkanın talebi üzerine yıkımın yapıldığını, kendi araç ve gereçlerinin şehir dışında olduğunu belirtiği 11.11.2019 tarihli tutanakta belirlenmiştir. Ayrıca davalının ... 25. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/146 Esas sayılı ceza dosyasında yapılan yargılamada verdiği ifadesinde "Ben müteahhitim, olay tarihinde ... Belediye başkanı Veysel beyle protokol yaptık, metruk olan binanın yıkımı konusunda anlaştık karşılığında bir bedel almadım, enkazı alacaktık, ben de kiralık kepçe çalıştırdım, ...bu kepçenin sahibidir, protokole dayanarak binayı yıktık, kamu malına zarar vermiş değilim, bu bina metruk hale gelmişti ayrıca yola geldiği için kaçak niteliğinde gözüküyordu" belirterek yıkım olayını anlatmıştır. Ayrıca mahkemece ... Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ile yapılan yazışmada 28.07.2020 tarihli cevapta ... Bankası'nın yıkım kararının bulunmadığını, ...Ltd ile protokol yapılmadığı belirtmiştir. ... Belediye Başkanı ve Başkan Yardımcısının imzaları ile Olur'u bulunan 11.03.2019 tarihli protokol çerçevesinde suça konu binanın yıkıldığı, vâki protokolün firma yetkilisi ... ile tesis edildiği, bu protokole istinaden zarara konu binanın yıkıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu uyuşmazlık, hukuki nitelik açısından haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Davalı ve yetkilisi olduğu şirket, davacının zararı nedeniyle davacıya karşı müteselsil sorumlu durumundadırlar. Dosya içindeki bilgi ve açıklamalardan da; davalı davacıya ait binada yıkım işlemini gerçekleştirmiştir.Borçlar Yasasının 142. maddesine göre; alacaklı, müteselsil borçluların tümünden veya birinden ( veya bir kaçından) borcun tamamen veya kısmen ödenmesini isteyebilir. Borcun tamamen ödenmesine kadar bütün borçluların sorumluluğu devam eder. Müteselsil sorumluluk gereği, önce haksız eylemin faili konumunda olan üçüncü kişilere gidilmesi gerekmeyip zararın davalıdan istenmesine de engel bir durum yoktur. BK'nın 50 ve 51. maddelerinde haksız eylemin ve bunun sonucunda doğan zararın birden fazla kişi tarafından meydana getirilmesi durumunda zarar görenin dilediği takdirde eyleme katılanların birisinden, birkaçından veyahut tamamından zincirleme olarak sorumlu tutulmalarını isteme hakkına sahip bulunduğu düzenleme altına alınmıştır. Aynı hüküm 6098 sayılı yeni Türk Borçlar Kanununun 61. maddesinde de tekrar edilmiştir. Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türüdür. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği zarar gören zararın tamamını isterse sorumluların tamamından, isterse bir kısmından isteyebilir. Davalıların kusur oranları kendi aralarındaki dönme (rücu) davasında gözetilecek olgulardandır. Bu nedenle mahkemenin davanın reddine ilişkin gerekçesi doğru ve yerinde görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. 2. Bozma ilamının neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b23404c204cf2390 d318e484e931d9a7