4. Hukuk Dairesi 2022/8577 E. , 2025/8008 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI: 2021/616 Esas 2022/736 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılardan ...'ın oğlu, ...'ın eşi, ... ve ...'un babası, ...'ın kardeşi olan ...'nin davalı tarafından 11.12.2015 tarihinde kasten öldürüldüğünü, davalının ... Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanarak mahkum olduğunu, cezasının Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından onandığını, ölen ...'nin olay tarihinde 38 yaşında genç ve sağlıklı olduğunu, davacıların ömür boyu sürecek manevi acıya maruz kaldığını, ölenin ailenin geçimini sağlaması nedeniyle geride kalanların ölenin desteğinden yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı yönünden ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi, her bir dava yönünden ayrı ayrı 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi isteminde bulunmuş; ıslahla toplam talebini 190.295,41 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davaya konu olayda kastının olmadığını, ölen tarafından davalının yolunun kesildiğini ve davalının şiddetli şekilde darp edildiğini, ölenin arkadaşının geç müdahalesi nedeniyle ihmalden kaynaklı olarak vefat ettiğini, olayın meşru müdafaa sınırları içinde gerçekleştiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile... 3.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/19 esas ve 2016/226 karar sayılı dosyasında sanıklardan ... hakkında maktul ...'ye yönelik kasten öldürme suçundan mahkumiyet verildiği ve temyiz incelemesi neticesinde kararın onanarak kesinleştiği, 25.10.2017 tarihli hesap raporunun denetime elverişli olduğundan hükme esas alındığı, kesinleşen ceza mahkemesi kararında davalı lehine tahrik indirimi uygulandığından eldeki dava bakımından da 1/4 oranında haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiği, davacılar anne, eş ve çocuklar yönünden destek tazminatına hak kazanıldığı, ancak davacı ...'ın kardeş olması nedeniyle varsayımsal destek tazminatının kabul edilemeyeceği, muris ... ile davacı kardeş ...'nin arasındaki duygusal yakınlığın hangi seviyede olduğu ve manevi tazminatı gerektirecek şekilde karşılıklı sevgi bağının varlığı ortaya konulup ispatlanamadığından reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 14.483,86 TL maddi tazminatın olay tarihi 11.12.2015'ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'ye verilmesine, 15.721,19 TL maddi tazminatın olay tarihi 11.12.2015'ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'ye verilmesine, 11.627,72 TL maddi tazminatın olay tarihi 11.12.2015'ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'ye verilmesine, 100.888,82 TL maddi tazminatın olay tarihi 11.12.2015'ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'ye verilmesine, davacılar ..., ..., ... için 5.000,00 'er TL, davacı ... için 7.500,00 TL olmak üzere toplam 22.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihi 11.12.2015'ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacı ... yönünden maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, olayın sübut yönünden kesinleştiği, olayın gerçekleşme biçimi ve sonuçları, davacıların müteveffaya yakınlık derecesi, eylemin haksız tahrik altında gerçekleşmiş olması, olay tarihinde paranın satın alma gücü, tarafların statüsü, sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında davacıların manevi tazminatların miktarına yönelik istinaf itirazının kabulü gerektiği, daha üst düzeyde manevi tazminatın takdir edildiği, davacı ...'ın kardeş olması nedeniyle manevi tazminata hak kazandığı gerekçesiyle; davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.10.2020 gün ve 2016/412 Esas, 2020/264 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesinin 1. fıkrası (b) bendinin 2. maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacı ... lehine 14.483,86 TL, ... lehine 15.721,19 TL, ... lehine 11.627,72 TL, ... lehine 100.888,82 TL maddi tazminatın 11.12.2015 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacı ... lehine 40.000,00 TL, ... lehine 40.000,00 TL, ... lehine 40.000,00 TL, ... lehine 50.000,00 TL, ... lehine 20.000,00 TL manevi tazminatın 11.12.2015 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu, olayın meydana gelme şekline göre dava üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, haksız tahrik indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalının kendi halinde ekmek parası derdinde olan bir işi olduğunu, ceza mahkemesinin olayın oluşunda adli bir hataya düştüğünü, davalının davaya konu olayda kastının olmadığını, ölen tarafından davalının yolunun kesildiğini ve davalının şiddetli şekilde darp edildiğini, ölenin arkadaşının geç müdahalesi nedeniyle ihmalden kaynaklı vefat ettiğini, bu hususun özellikle göz önünde bulundurulması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B.Gerekçe Uyuşmazlık, kasten öldürme eyleminden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden davacılar ve davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0967cd5c1bd737fd b50d002ec9e6dc59