4. Hukuk Dairesi 2022/8473 E. , 2025/4648 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/ 565 E- 2022/426 K İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/81 E- 2021/ 172 K Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Finansbank ile imzaladığı kredi sözleşmesi gereğince davalıAli Büyükkurt'tan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, başkaca mal varlığına rastlanmadığını, davalı borçlunun adına kayıtlı gayrımenkulü mal kaçırma gayesi ile diğer davalıya devrettiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP 1-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davalı ...’un kredi borcundan ötürü Kuveyt Türk Bankası lehine rehinli olduğunu, davalı ...’nin taşınmazı satışa çıkarttığını, diğer davalı ...’in davalı ...’nin kredi borcunu bankaya ödeyerek dava konusu taşınmazı satın aldığını, temlik veren banka tarafından icra takibinin 22.06.2015 tarihinde başlatıldığını, satışın ise 3 ay önce yapıldığını, satışın icra takibinden sonra yapıldığı iddiasının yersiz olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; iptali istenen tasarrufun satış tarihinin 16.03.2015 olduğunu ve hak düşürücü sürenin dolduğunu, davalı ... ile davalı ... arasında herhangi bir akrabalık ilişkisinin bulunmadığını, davaya konu taşınmazı satın alırken tapu kaydında herhangi bir haciz ve ipotek olmadığını, davalı ...’in davaya konu taşınmazın bedelinin 81.000,00 TL'sini tapuda satış sırasında elden nakit olarak ödediğini, kalan bedeli ödemek için dava konusu taşınmazı ipotek ettirdiğini ve 17.03.2020 tarihinde kredi çekerek aynı tarihte 245.000,00 TL’yi davalı ...’nin hesabına havale ettiğini, iptali istenen taşınmazın davalı ... tarafından tamamen iyi niyetle yatırım ve ikamet amacıyla alındığını ileri sürerek açılan bu davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.05.2021 gün, 2020/81 E- 2021/172 K sayılı ilamı ile; davalı ... tarafından 17.03.2015 tarihinde "gayrimenkul bedeli olup kredi kap.+ipotek fekki için" açıklamalı 245.000,00 TL'nin diğer davalı ...'ye gönderildiği , aynı tarihte kredinin erken kapama işleminin yapıldığı, alınan bilirkişi raporunda tespit edilen bedel ile devir bedeli arasında misli aşan fark bulunmadığı, davalıların mal kaçırma amacıyla iş birliği yaptığı veya akrabalığı olduğu yönünde dosyada delil bulunmadığı gerekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF 1-İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 06.04.2022 gün, 2021/565 E- 2022/426 K sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir. 2-Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ...'in cevap dilekçesinde 245.000,00 TL satış bedelinin banka kanalıyla, 81.000,00 TL'nin ise elden diğer davalı ...'ye ödendiğinin iddia edildiğini, davalı ...'nin cevap dilekçesinde ise banka kanalıyla gönderilen dışında herhangi bir ödeme yapılmadığının açıkça belirtildiğini, yine davalı ...'in cevap dilekçesinde dava konusu taşınmazın kaydında hiç bir ipotek ve haciz şerhi olmaksızın taşınmazı devraldığını beyan ettiğini, taşınmazların devrine ilişkin dosyaya celbedilen resmi senetlerde taşınmazın kaydındaki ipotek şerhi ile birlikte devredildiğinin görüldüğünü, taşınmazı bilhassa yatırım amaçlı alan ve ticaretle uğraşan bir şahsın metruk haldeki bir villayı alırken eski malikinin ekonomik durumu hakkında araştırma yapmaksızın almış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, herhangi bir fatura dahi sunmaksızın yalnızca tanık beyanlarına ehemmiyet verilerek yapılan tespitler ve söz konusu onarım işlemlerinin taşınmazın son maliki olan Memet tarafından yapıldığına dair düzenlenen ek raporun hükme esas alınamayacak mahiyette olduğunu, tanık beyanlarına itibar edilmediği taktirde ise taşınmazın devir bedeli olarak banka kanalı ile gönderilen meblağ ile bilirkişi marifeti ile tespit edilen değer arasındaki farkın fahiş olduğunu, davalıların aynı sektörde faaliyet gösteriyor olması, taşınmazın bulunduğu siteye davalı ... için sık sık hacze geliniyor oluşu ve davalıların aynı kooperatifte üye olmaları durumları göz önüne alındığında davalıların alacaklıdan mal kaçırma kastıyla birlikte hareket ettiklerinin açıkça ortada olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2004 sayılı yasanın 277 ve devamı maddelerine göre açılmış, tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu taşınmazın tapuda gösterilen değeri ile tasarruf tarihindeki gerçek değeri arasında misli aşan fark bulunmamasına ve davalıların birbirini tanıdığının davacı tarafından somut deliller ile ispat edilememiş olmasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c663a189b4be79cc 34b5065d5dcb944c