Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2022/7866 E., 2025/5002 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/7866 E., 2025/5002 K. (26.03.2025)

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7866
Karar No
2025/5002
Karar Tarihi
26.03.2025

4. Hukuk Dairesi 2022/7866 E. , 2025/5002 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1055 E., 2022/964 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/374 E., 2022/17 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu ...'den alacaklı olduğunu ve hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, borçlunun mal varlığını muvazaalı olarak diğer davalılara devrettiğini belirterek, muvazalı yapılan satış ve devir işlemlerinin iptaline, taşınmazların devirler yönünden değerlerinin tespiti ile tespit edilecek bedelin en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı borçlu vekili cevap dilekçesinde; taşınmazların bedel karşılığı ihtiyaca binaen satıldığını, muvazaalı bir satışın söz konusu olmadığını, satıcı ve alıcının aynı köylü yada akraba olmalarının satış işleminin muvazaalı olduğu anlamına gelmediğini, dışarıdan bir kimsenin bir köyde başka birisinin hissedar olduğu taşınmaza talip olamayacağını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Çorum İcra Dairesi'nin 2018/40934 Esas sayılı dosyasında yapılan takip nedeniyle geçici/kesin aciz vesikasını dosyaya sunması için davacı vekiline iki haftalık kesin süre verildiği bu süre içerisinde aciz vesikasının ibraz edilmediği gerekçesiyle davacının davasının "usulden reddine" karar vermiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.04.2022 gün, 2022/1055 E.- 2022/964 K. sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, aciz vesikası sunmak için icra müdürlüğüne başvurulduğunu ancak icra müdürlüğü tarafından cevap verilmediğini, aynı gün bir çok taşınmazın elden çıkartılmasının mal kaçırma gayesini gösterdiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve ön inceleme tutanağındaki nitelemeye göre davanın TBK’nın 19. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davası olduğu anlaşılmaktadır. HMK'nın 33. maddesine göre Hakim, Türk Hukukunu resen uygulamak zorundadır. Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme Hakime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunluluğu yoktur. Başka bir ifade ile Hakim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur. Yüzeysel bakıldığında iptal davaları ile muvazaa davaları arasında bir benzerlik görülmekte ise de bu benzerlik her iki davanın güttüğü amaçtan öte gitmemektedir. 3. kişinin danışıklı işlem ile hakkının zarar gördüğünün benimsenebilmesi için onun danışıklı işlemde bulunandan bir alacağının var olması ve bu alacağın ödenmesinin önlemek amacıyla danışıklı bir işlem yapılması gerekir. Davacının bu davadaki amacı alacağını tahsil edebilmek için muvazaa nedeniyle temelde geçersiz olan işlemin hükümsüzlüğünü sağlamaktır. Muvazaaya dayalı davalarda davacının icra takibine geçmesi ve aciz belgesi almasına gerek yoktur. Çünkü yukarıda açıklandığı gibi İİK'nın 277 ve izleyen maddelerinde iptal davasına konu tasarruflar özünde geçerli olmasına rağmen kanunun icra hukuku yönünden iptaline imkan verdiği tasarruflardır. Muvazaaya dayalı iptal davasında ise davacı muvazaalı işlemle kendisinin zararlandırıldığını ileri sürmektedir. İİK'nın 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen iptal davası açma hakkı davacının genel hükümlere, muvazaaya dayanarak dava açmasına engel değildir. Davacının iddiasını kanıtlaması halinde ise iddianın taşınmazın aynına ilişkin olmadığı, alacağın tahsiline yönelik bulunduğu da gözetilerek İİK'nın 283/1,2. maddesi kıyasen uygulanarak iptal ve tescile gerek olmaksızın davacının taşınmazların haciz ve satışını isteyebilmesi yönünden hüküm kurulması gerekecektir. Somut olayda İlk Derece Mahkemesince; dava İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davası olarak değerlendirilerek, bu davanın görülebilmesi için gerekli aciz belgesi istenilmiş ve ibraz edilememesi üzerine dava usulden red edilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. Davacı vekili dava dilekçesinde açıkca muvazaalı işlemin iptalini istemiş ve hakim ön inceleme oturumunda davayı muvazaalı işlemin iptali olarak değerlendirmiş olduğuna göre, mahkemece işin esasına girilerek ve BK'nın 19. maddesindeki muvazaa olgusunun araştırılarak, bu olgunun ispatı halinde davanın kabulüne, aksi halde davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı