4. Hukuk Dairesi 2022/7580 E. , 2025/5405 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3570 E., 2022/199 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ortaca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/251 E- 2021/362 K Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan .... (....) ...nin, annesi ...'un mirasını reddettiğini ve alacaklılarından mal kaçırmaya yönelik olan bu işlem sonucu kendisine intikali gereken malvarlığının diğer mirasçı davalılara kaldığını iddia ile mirasın reddine ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalılar ... , ..., ... vekili cevap dilekçesinde davanın reddi miras kararından sonra altı aylık zamanaşımı süresinde açılmadığından zamanaşımı nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, müvekkili davalıların muris ...un mirasçısı olmadıklarını, müvekkilleri yönünden husumet yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, davacının borçlusu ile müvekkilleri arasında herhangi bir karşılıklı hukuki ilişki mevcut olmadığından davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, yetkili mahkemenin reddi miras yapan ...'nin ikamet mahkemesi olan Fethiye Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, muris ...'un müvekkili davalıların halası olduğunu, müvekkili davalıların murisin yasal veya atanmış mirascısı olmadığını, davanın husumet ve esas yönden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.05.2021 gün, 2019/251 E- 2021/362 K sayılı ilamı ile; "Mirası reddeden mirasçılara husumet yöneltilemeyeceği, taraf teşkili davanın görülebilme koşullarından olup re'sen nazara alınması gerektiği, her ne kadar ..., ..., ..., ve ... murisin mirasçıları olduğundan bahisle davalı olarak gösterilmişse de Ankara Batı 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/1153E., 2020/1245K. Sayılı veraset ilamına göre reddi miras sonrası muris ...'un mirasçılarının .... olduğunun ve dahili davalılara husumet düşmediğinin anlaşılması karşısında borçlu yönünden yapılan tefrik de dikkate alındığında davalı ve dahili davalılara karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 25.01.2022 gün, 2021/3570 E- 2022/199 K sayılı kararı ile, "davalı borçlu ....'nin, dava konusu mirası reddettiğine göre mirası reddetmese kendine düşecek miras paylarının kimlere geçtiğinin tespiti yapılarak taraf teşkili sağlanarak husumetin yönlendirilmesi gerekirken, davanın doğru kişilere yönlendirilmediği, dosyada mevcut borçlunun murisi ...'a ait Ankara (Batı) 4.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/1153-1245 E-K sayılı veraset ilamından anlaşıldığı, husumet düşen kişilerin davaya dahili ile taraf teşkili sağlanarak davaya devam edilmesi mümkün iken, borçlu açısından dosya tefrik edilerek mirasçılar arasında olmayan davalı ve dahili davalılar açısından mevcut davada karar verildiği görülmekte olup, davaların ayrılmasına yönelik istinaf talebi olmadığından bu hususta düzeltme yapılmadığı, bu itibarla, husumetten redde ilişkin verilen kararın, tefrikten sonra mevcut dosyada davalı olarak kalan kişilerin sıfatı itibariyle doğru olduğu, bu durumda davanın açılmasına sebebiyet verip vermemenin öneminin olmadığı, zira, davanın doğru yönlendirilmesinin dava şartı olduğu, davacı vekilinin bu yöndeki itirazının da yerinde olmadığı görülmekle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince istinaf talebinin reddine" karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; borçlunun murisine ait mirasın reddine ilişkin kararı alacaklılarına tebliğ ettirmediğinden yasal süresi içinde itirazları ile bunun iptalini sağlama imkanları olmadığını, davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, bu sebeplerden dolayı yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2004 sayılı yasanın 277 ve devamı maddelerine göre açılmış, tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davalı borçlu hakkında tefrik kararı verilmiş olmasına, iş bu dosyadan kalan davalıların ise davalı borçlunun en yakın mirasçıları olmadığının tespit edilmiş olmasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine,Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6b3bc2efd0c05a5b ec151f9716ca066a