4. Hukuk Dairesi 2022/7509 E. , 2025/7152 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1391 E., 2022/1132 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait ... uzantılı web sitesinde "..." model, kilim desenli spor ayakkabısının satışının gerçekleştirildiğini, satış işlemleri devam ederken davalıların davacı hakkında ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde 2016/60 Esas numarası ile ikame ettikleri dava ile satışa arz edilen ayakkabı deseninin endüstriyel tasarım tescilinin kendilerinde bulunduğunu iddia ettiklerini, davacının da davalıların herhangi bir hak kaybına uğramamaları adına 06.04.2016 tarihinde söz konusu ürünün işletmelerindeki satışını durdurduğunu, yargılama sonucunda davalıların davasının reddedildiğini, davacının bu dava ile davalılar tarafından tazyik altına alındığını, anılı ürünleri satamadığını ve yüksek miktarlı bir ticari kazançtan yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yoksun kalınan ticari kazanç nedeniyle 1.000,00 TL maddi tazminatın 06.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, davacı tarafın söz konusu ürününün satışının durdurulmasını gerektiren herhangi bir hukuki sebep olmadığını, davalılar tarafından açılan davada davalıların ihtiyati tedbir talebinin reddedildiğini, davacının ürünün satışını kendi iradesi ile kaldırdığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin 2016/60 E sayılı dosyasında davacının uyuşmazlık konusu ürünleri satmaması yönünde herhangi bir tedbir kararı veya zorlayıcı başka bir karar verilmediği, aksine davacı tarafın (dosyamız davalıları) tedbir talebinin gerekçeli olarak reddedildiği, davacının satışı durdurma kararını kendi insiyatifi ile aldığı, talep reddedilmiş olsa da dava açma konusunda davalıların hak arama özgürlüğü olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu, davacının ürünlerinin satışının yapılmaması konusunda bir karar verilmediği gerekçesiyle; davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1/b.1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, davacının ticari kazanç kaybı olduğu iddiasının araştırılmadan, bu konuda bilirkişi incelemesi yapılmadan ve deliller toplanmadan hüküm oluşturulduğunu, davacının tazminat talebinin koşullarının oluştuğunu, davalılar tarafından davacıya açılan davanın zorlayıcı neden olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, davalıların dava açma hakkını kötüye kullandığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, haksız açıldığı iddia edilen tasarımın itibarının kaybına dayalı tazminat davasının sonucunun, davacının haksız rekabet iddiasına konu ürünleri satamaması nedeniyle yoksun kalınan kârdan kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ee856ea77ab1e448 7924bdf0ac02b4bf