Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2022/6439 E., 2025/7154 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/6439 E., 2025/7154 K. (06.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6439
Karar No
2025/7154
Karar Tarihi
06.05.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2022/6439 E. , 2025/7154 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/497 E., 2022/560 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının olay tarihinde damadı olan davalı tarafından davacının işyerinin kiraya verilmesinin engellendiğini, davalı tarafından gerek davacıya gerekse işyerini kiralayan kiracılara yönelik hakaret edildiğini, "...bu dükkanı benden habersiz kimse kiraya veremez, kiraya vereni de kiralayanı da sinkaf ederim, yapanlara sıkarım, kiralayanın dükkanını yakarım." şeklinde tehdit ifadeleri kullanıldığını, davalı hakkında şikayetlerde bulunduğunu, davalının ceza mahkemelerinde yargılanarak mahkum olduğunu belirterek davacının işyerini kiraya verememesinden kaynaklanan kira kaybı zararı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20,00 TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iddia ettiği yasa dışı eylemler nedeni ile ilgili devlet birimlerinin yardım ve himayesini talep edebileceği, bu nedenle maddi tazminat talebinin şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle; davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1/b.1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, davacının yetkili mercilere şikayeti olsa da davalının eylemlerinin önüne geçemediğini, davalının eylemi ile iddia edilen kira kaybı zararı arasında illiyet bağı olduğunu, davalının tehdit eylemi nedeniyle ceza yargılaması sonucu mahkum olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Uyuşmazlık, davalının haksız eylemleri nedeniyle davacının maliki olduğu taşınmazı kiraya verememesi nedeniyle uğradığını iddia ettiği kira kaybına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, davalı hakkında Çorum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/885 Esas, 2020/120 Karar sayılı kararı ile hakaret ve tehdit suçu nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı, yargılama sonucunda "...bu dükkanı benden habersiz kimse kiraya veremez, kiraya vereni de kiralayanı da sinkaf ederim, yapanlara sıkarım, kiralayanın dükkanını yakarım." şeklindeki sözler nedeniyle tehdit suçunun oluştuğu, suçun sabit olduğu gerekçesiyle davalının mahkum olduğu, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, dosyanın halen derdest olduğu ve kesinleşmediği anlaşılmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK'nın) 74. maddesi (818 sayılı BK'nın 53. maddesi) uyarınca hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de; hem öğretide hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hâkimini bağlayacağı kabul edilmektedir. Şu halde, yargılaması devam eden ceza davası üzerinde durularak, dava konusu olayın özelliği nedeniyle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/885 Esas sayılı dosyasının kesinleşmesi beklenmeli ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Açıklanan bu yön gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı