4. Hukuk Dairesi 2022/6919 E. , 2025/9014 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/215 E., 2022/44 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Erdemli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2009/231 E., 2019/613 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın ... Şubesinde çalışan dava dışı ...'ın mudi hesaplarından zimmetine para aktararak emniyeti suistimal suçunu işlediğini, banka müfettişleri tarafından yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 23.07.2008 tarihli teftiş raporunda ...'ın suistimal nitelikli eylemlerine davalıların da iştirak ettiğinin tespit edildiğini, davalıların davacı bankadan yaptığı suistimaller neticesi zimmetine para geçiren ... ile çok yakın akrabalık, arkadaşlık ve ticari ilişkileri bulunduğunu, davalılardan ...'ın ...'ın kardeşi olduğunu, ...'ın ...'ın kız kardeşi ...'ın eşi olduğunu, ...'ın ...'ın amcasının oğlu olduğunu, ...'in ise ...'ın yakın arkadaşı olduğunu, ...'ın mudi hesaplarından sahte imzalar ile çekmiş olduğu paralardan ...'ın hesabına 43.168,00 TL, ...'ın hesabına 61.873,00 TL, ...'ın hesabına 306.906,00 TL, ...'in hesabına ise 448.057,00 TL aktardığını, ...'ın aktardığı bu paralarla davalıların sahip olduğu işyerlerine gizli ortak olduğunu, davalıların hesaplarına gönderilen paraların zimmet kastı ile ... tarafından gönderildiğinin bilinmemesinin olağan hayat akışına aykırı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davalı ...'dan 150.000,00 TL, ...'den 100.000,00 TL, ...'tan 21.075,00 TL, ...'tan 25.575,00 TL'nin 23.07.2008 tarihinden itibaren %80 temerrüt faiziyle beraber tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; iddiaların gerçek dışı olduğunu, ... ile herhangi bir ticari veya benzeri ortaklığının bulunmadığını, ... tarafından hesabına herhangi bir para aktarılmadığını, uzun yıllardır ...'de GSM sektöründe çalıştığını ve faturalı olarak ciddi cirolar elde ettiğini, yapmış olduğu iş nedeniyle bankanın iddia ettiği miktarlara ihtiyacının olmadığını, davacı bankanın çalışanı tarafından düzenlenen teftiş raporunun taraflı olarak düzenlendiğini, hesabı üzerindeki tüm hareketlerin şahsı ve ticaretiyle ilgili olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; banka görevlisi olan ... ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, banka görevlisinin yapmış olduğu yanlış işlemlerden sorumlu tutulamayacağını, ne yatan ne de havale yapılan para makbuzlarında bir talimatı ve imzası bulunmadığını, hesabına aktarıldığı belirtilen paralardan bir kuruş dahi çekmesinin söz konusu olmadığını, kendi iş yeriyle ilgili işlemlerde para yatırıp çektiğini, bankayla ticari ilişkisi mevcut olup halen bankada bulunan ek hesabından dolayı borcu dahi bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; banka görevlisi olan ... ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, banka görevlisinin yapmış olduğu yanlış işlemlerden sorumlu tutulamayacağını, hesabına aktarılan paradan haberi olmadığını, kendi hesabına yatan para ve bu hesap üzerinden yapılan havalelere ilişkin herhangi bir talimat ve imzasının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, iddia edilen olaylarla bir ilgisi olmadığı gibi işlemlerden haberdar olmadığını, davacının her yıl yaptığı denetimlerle tespit edemediği eylemlerden müvekkilini sorumlu tutmaya çalışmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin hesaplarında yapılmış herhangi bir işlem var ise müvekkilinin bilgisi ve iradesi dışında gerçekleştiğini, temerrüt faizi talebinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ceza yargılamasına konu edilen ve davacı bankanın çalışanı dava dışı ... tarafından banka mudilerine ait hesaplardan para aktarılması nedeniyle dava dışı ...'ın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefetten hapis cezasına çarptırıldığı, dosya arasında bulunan banka müfettişleri tarafından hazırlanan 23.07.2008 tarihli raporda ...'ın ceza davasına konu eylemleri tek başına gerçekleştirmediğinin tespit edildiği, davalıların da ...'ın eylemlerine iştirak ettiklerinin iddia edildiği, ... tarafından ...'ın hesabına 43.168,00 TL, ...'ın hesabına 61.873,00 TL, ...'ın hesabına 306.906,00 TL, ...'in hesabına ise 448.057,00 TL aktarıldığının tespit edildiği iddia edilmiş ise de dosya arasına alınan bilirkişi raporları ve tarafların beyanları dikkate alındığında dava dışı ... tarafından davalıların hesaplarına yapıldığı iddia edilen aktarmaların davalıların bilgisi ve iradesi dahilinde olduğunun kesin olarak tespit edilemediği, bankanın çalışanı tarafından davalıların hesapları kullanılarak yapılan işlemlerden dolayı davalıların sorumlu tutulamayacağı, yapılan işlemlerin bankanın rutin işlemleri şeklinde gerçekleşmesi nedeniyle takibinin mümkün olmadığı, bu hali ile davalıların dava dışı ... ile iş birliği içerinde davacıyı zarara soktuğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, davalıların, davacı banka çalışanı dava dışı ...'ın nitelikli bankacılık zimmet suçuna iştirak ettiklerinden bahisle ... tarafından davalıların hesaplarına aktarılan paralar nedeniyle açılmış alacak davası olduğu, gerek Ağır Ceza Mahkemesinde ... hakkında yürütülen ceza davasında alınan bilirkişi raporunda, gerekse işbu davada alınan bilirkişi raporlarında, davalıların ...'la birlikte hareket ettiklerine ve hesaplarına ... tarafından yatırılan paralardan bilgi sahibi olduklarına ya da paralar üzerinde tasarrufta bulunduklarına dair herhangi bir tespitte bulunulmadığı, bu yöndeki iddia, davacı banka müfettişi tarafından düzenlenen raporda ileri sürülmüş olup dosya kapsamında bu iddianın ispatlanamadığı, UYAP ortamından yapılan sorgulamada da, davalılar hakkında, ...'ın sabit bulunan bankacılık zimmet suçuna iştirak ettikleri iddiasıyla açılmış bir ceza soruşturması ya da kovuşturması dosyasının bulunmadığının görüldüğü, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıların, müvekkili bankadan yaptığı suistimaller neticesinde zimmetine para geçiren ve ceza alan ... ile çok yakın akrabalık, arkadaşlık ve ticari ilişkileri bulunduğunu, yerel mahkemenin bu hususu tamamen göz ardı ettiğini, dava dilekçesinin ekinde sunulan tüm teftiş kurulu raporları ve eki tablonun, davalıların ... ile olan tüm iktisadi ve şahsi ilişkileri ayrıntılı olarak irdelendiği halde yerel mahkemenin bu hususları tamamen göz ardı etmesinin usul ve yasaya açıkça aykırılık teşkil ettiğini, bankacılık virman sistemine bu denli hakim olan ... tarafından paranın izini zorlaştırmak için yapılan bu karmaşık eylem ve işlemlerin yerel mahkeme tarafından takip ve tespit edilemediğini, bir bakıma ...'ın bu karmaşık eylem ve işlemlerle amacına ulaştığını, mahkemenin banka tarafından yapılan hiçbir araştırma ve raporu dikkate almadığını, yerel mahkeme tarafından hazırlatılan tüm bilirkişi raporları birbiriyle çelişmekte iken bu çelişkiyi giderme yoluna gidilmeyerek muğlak ifadeler içeren son bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğunu, yakın akrabalar arasındaki işlemlerin tespitinde kesin delil aranmayacağını, bankada mevcut kamera kayıtlarından ve işlem fişlerinden yazılı delil başlangıcı olarak faydalanılması gerektiğini, davalılar ile dava dışı ...'nin para aktarma çekme işlemleri arasında fikir ve eylem bütünlüğü olduğunu, zimmet suçuna konu oluşturan paraların çekildiği tarihte davalılar hesabına benzer miktarlarda para yatırılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ...'nin zimmet suçu neticesinde müşterilerin hesaplarından aldığı paraların takibatını zorlaştırmak için anılan paraları kasa kullanarak yatır/çek şeklinde davalılara aktarmasının zaten ispat durumunu zorlaştırdığını, ceza dosyasından aldırılan raporların yeterince irdelenmeden hüküm kurulduğunu, Ankara veya İstanbul Üniversitesi ilgili anabilim dallarında görev yapan akademisyenlerden rapor alınması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava dışı banka çalışanı ...'ın nitelikli banka zimmeti suçuna iştirak ettiklerinden bahisle, davalıların hesaplarına dava dışı ... tarafından aktarıldığı ileri sürülen paraların davalılardan tahsili talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalıların hesaplarına doğrudan başka hesaplardan aktarım yapılmayıp kasa kullanılmak suretiyle yatan/çekilen şeklinde işlem yapılmasına, davalılar hakkında banka zimmeti suçuna iştirak etmeleri nedeniyle açılmış bir ceza davasının bulunmamasına, dosya kapsamında bulunan yazıda 20 günde banka kamera kayıtlarının otomatik olarak silindiği bildirilmiş olup banka kamera kayıtlarından delil başlangıcı olarak faydalanılmadığına ilişkin itirazın bir dayanağı bulunmamasına, davaya dayanak banka teftiş raporunda sadece ihtimal ve kanaatler ileri sürülmekte olup iddiaların delillendirilmemiş olmasına, banka zimmetinin ortaya çıkması üzerine müşteri hesapları üzerinde imza incelemesi yapılmamasına, davalı hesaplarına yatırılan/çekilen paraların banka zimmetine konu olduğuna ilişkin dosya kapsamında bir delil bulunmamasına, zamanında detaylı bir araştırma ve imza incelemesi yapılmadığı ve iddiayı destekleyici kesin bir delil olmadığına ilişkin bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemesine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e3c1c99c96728211 b9210f34266d1568