Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2022/6184 E., 2025/8517 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/6184 E., 2025/8517 K. (26.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6184
Karar No
2025/8517
Karar Tarihi
26.05.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2022/6184 E. , 2025/8517 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI: 2019/2604 E., 2022/593 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin miktardan reddi ile temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.01.2005 doğumlu olan davacının halen ilkokula gittiğini, 02.08.2009 tarihinde davacının babasının kullandığı ve yolcu konumunda olduğu araç ile davalı ...'ın sürücüsü ve işleteni olduğu, diğer davalının trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanarak elinde kalıcı maluliyet meydana geldiğini, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu bulunarak ceza mahkemesince cezalandırılmasına karar verildiğini, davacının tedavi evrakı celbedilerek maluliyet oranının tespiti ile iş göremezlik tazminatının hesaplanmasını talep ettiklerini, ayrıca davacının estetik operasyon geçirerek 1.620,00 TL ücret ödediğini, doktora ödenen bu ücret haricinde hastaneye de 2.321,00 TL ödendiğini belirterek belirsiz alacak olarak 3.941,00 TL tedavi giderinin dava tarihinden ve şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'tan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 24.11.2015 tarihli bedel artırım dilekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 93.150,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesine hiçbir belge eklenmediği gibi trafik kazası tespit tutanağının da eklenmediğini, olayın trafik kazası olduğunu ve müvekkili şirketten talep edilen tedavi giderlerinin 6111 sayılı Kanun gereğince SGK'dan talep edilmesi gerektiğini, ceza dosyası sonucunun beklenmesini talep ettiklerini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; ...'ın idaresindeki aracı ile kendisini sollayıp geçmek ister iken kendisinin aracının sol ön kapısını sıyırarak geçtiğini ve çok hızlı olduğu için sol orta refüje çarpmak suretiyle altı takla attığını, olaydan sonra polisi ve ambulansı aradığını, davacıların hastanede kendisinden para talep ettiklerini, o an üzerinde bulunan cüzi bir parayı belki paraları yoktur düşüncesi ile davacılara verdiğini, daha sonrasında kendi aracı ile ilgili poliçeleri istediklerini, buna rıza gösterdiklerinde bu poliçeden de maddi zararlarını karşıladıklarını, buna rağmen davacıların her telefon açtıklarında kendisinden yüklü miktarda para istediklerini, kendisinin 5 çocuk babası olduğunu, anne ve babasının da yanında kaldığını, çocuklarının tahsiline devam ettiğini, olayda kendisinin kusurunun bulunmadığını, kazanın davacının meskun mahalde hızlı gidişinden kaynaklandığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.03.2014 tarihli ve 2013/259 Esas, 2014/96 Karar sayılı kararı ile mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve yasal süresinde talep halinde dosyanın yetkili ve görevli ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 15.09.2014 tarihli ve 2014/12838 Esas, 2014/11724 Karar sayılı kararıyla; davalı ... vekilinin temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına karar verilmiştir. Dosyanın gönderildiği Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kuruldan dosya kapsamındaki raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek üzere alınan raporda davacının kaza nedeniyle %36 oranında meslekte kazanma gücünden kaybettiğinin belirlendiği, davacı vekilinin 16.08.2016 tarihli dilekçesi ile maddi zararın davalı ... şirketince ödendiğinden ve maddi tazminat konusuz kaldığından davalı ... yönünden maddi tazminat davasından feragat edildiğini, diğer davalı açısından da bu nedenle maddi tazminat davasının konusuz kaldığını, maddi tazminata ilişkin yargılama gideri talebinin bulunmadığını beyan ettiği, davalı ... vekili tarafından sunulan 26.09.2017 tarihli dilekçe ile de vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığının bildirildiği, davacı vekilinin 16.08.2016 tarihli dilekçesi ile davalı ... aleyhine açtığı maddi tazminat davasından feragat ettiği, davalı ... vekilinin talebi gereği lehine maddi tazminat davası yönünden vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, davacının davalı ...'a karşı açtığı maddi tazminat davasının davadan sonra diğer davalı ... şirketince yapılan ödeme nedeniyle dava konusuz kaldığından bu hususta esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği, davacı vekilinin 16.08.2016 tarihli dilekçesinde maddi tazminat davası yönünden lehine yargılama gideri talebi bulunmadığından davalı ... yönünden maddi tazminat davası yönünden lehine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği, manevi tazminat koşullarının oluştuğu, olayın meydana geliş şekli, trafik kazasındaki kusur durumları, davacının kaza nedeni ile duyduğu elem ve üzüntü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihine göre paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkeleri bir arada değerlendirilmek suretiyle manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle davacının davalı ....'ye karşı açtığı maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, davacının davalı ...'a karşı açtığı maddi tazminat davasının davadan sonra diğer davalı ... şirketince yapılan ödeme nedeniyle dava konusuz kaldığından bu hususta esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının davalı ...'a karşı açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.08.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; alınan kusur raporunda karşı araç sürücüsünün %20 kusurlu olduğu belirtilmesine karşın manevi tazminata hükmedilirken bu hususun göz önüne alınmadığını, dosya kapsamındaki maluliyet raporları arasında neden fark olduğunun belirlenmesi için dosyanın ATK Başkanlar Kurulu ve disiplin kuruluna gönderilmesi gerektiğini, maddi tazminat davasından feragat edilmesinin kusur raporunun doğruluğunu göstermediğini, davalı ... vekilinin 26.09.2017 tarihli dilekçesi ile vekalet ücreti taleplerinin olmadığını bildirdiğini ve vekalet ücretine hükmedilmediğini, kendilerinin bu yönde bir beyanlarının olmadığını, bu nedenle davalı ... yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, maddi tazminattan feragat edildiğine göre bunun masraflarının tamamen davalı üzerinde bırakılmasının hakkaniyete uygun olmadığını, dosya kapsamında sundukları itiraz dilekçelerinin dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; vekalet ücretine yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması; somut olayda, sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme nedeniyle davanın konusuz kaldığı, tarafların dava tarihine göre haklılık oranı ve davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek Mahkemece davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu, hükmedilen manevi tazminat miktarları yönünden, somut olayda kusur oranının manevi tazminat miktarının takdirinde değerlendirilmesi gerekmekle birlikte, matematiksel oranda bir indirim yapılması gerekmemesine ve maluliyet durumu nazara alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarlarının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, maddi tazminattan feragat edildiğine göre yargılama giderinin tamamen davalı ... üzerinde bırakılmasının hakkaniyete uygun olmadığını, kusur raporunda karşı aracın %20 kusurlu bulunmasına karşın manevi tazminata hükmedilirken bu hususun göz önüne alınmadığını, dosya kapsamında alınan maluliyet raporları arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, itiraz dilekçeleri ekindeki fotoğrafların dikkate alınmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 02.08.2009 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan ve diğer davalının işleteni ve sürücüsü olduğu aracın, davacının yolcu konumunda olduğu araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı yolcunun maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. HMK'nın geçici 3. maddesinin birinci fıkrasında, bölge adliye mahkemelerinin 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un geçici ikinci maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, ikinci fıkrasında ise, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar HUMK'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceği düzenlenmiştir. Eldeki dava ilk olarak 29.07.2013 tarihinde ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olup mahkemenin 04.03.2014 tarih ve 2013/259 Esas, 2014/96 Karar sayılı görevsizlik kararının davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 15.09.2014 tarih ve 2014/12838 Esas, 2014/11724 Karar sayılı ilamı ile onanmıştır. Bu haliyle Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce ilk derece mahkemesince niteliği ne olursa olsun nihai karar verilmiş olmakla, dosyada esas hakkında verilecek kararlara karşı kesinleşinceye kadar başvurulacak kanun yolu istinaf değil temyizdir. İlk Derece Mahkemesince verilen kararda, yasa yolunun temyiz olarak gösterilmesi gerekirken hatalı şekilde istinaf olarak gösterilmiş olmasının Bölge Adliye Mahkemesince inceleme yapılması yetkisi vermeyeceği açıktır. Buna göre İlk Derece Mahkemesinin 04.07.2019 tarihli kararının temyiz incelemesinin Yargıtay tarafından yapılması gerektiği kabul edilerek, istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 10.03.2022 tarihli ve 2019/2604 Esas, 2022/593 Karar sayılı kararının yok hükmünde olduğu anlaşıldığından, anılan kararın ortadan kaldırılmasına karar verilerek, İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu karara karşı davalı ... vekilinin istinaf dilekçesi temyiz dilekçesi olarak kabul edilip anılan kararın temyiz incelemesine geçilmesine karar verilmiştir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması HMK'nın geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga HUMK'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava tarihinden sonra yargılama devam ederken sulh olunarak davalı ... tarafından ödeme yapılması nedeniyle davacı vekilinin maddi tazminat talebinin konusuz kalmasına, müşterek müteselsil sorumluluk gereği bu hususun diğer davalı açısından da sonuç doğurmasına, hakkın özünden feragat söz konusu olmayıp davacının alacağına yargılama sırasında kavuştuğu için maddi tazminat davasının konusuz kalmasına, davalıların kendilerine karşı dava açılmasına yine kendilerinin sebebiyet vermesine, yapılan ödeme nedeniyle maddi tazminat davasının konusuz kalması nedeniyle davalı işleten/sürücü lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemesine, Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulundan alınan raporla maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve oranlar arasındaki farkın açıklanması karşısında davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazının yerinde görülmemesine, davacı yolcu olup maluliyet oranı nazara alındığında TBK'nın 56. (BK'nın 47.) maddesindeki özel hâller dikkate alınarak manevi tazminat takdirinde hak ve nesafet kuralı çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 10.03.2022 tarihli ve 2019/2604 Esas, 2022/593 Karar sayılı kararının yok hükmünde olması sebebi ile ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 40f19029d140e026 33ee0d380edd25bd

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı