4. Hukuk Dairesi 2022/5620 E. , 2025/8764 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1578 E., 2022/145 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı ..., ..., ... ve ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davacı idarenin işçi personelinin 2009-2010-2011 yıllarında SGK’dan aldıkları geçici iş göremezlik ödeneklerini kurumda maaş hazırlama biriminde sorumlu personel davalı ...’ye elden teslim ettiklerini, davalı ...’nin aldığı bu paraları işçilerin maaş bordrolarına yansıtmayıp uhdesinde tutarak işçilere tam maaş ödenmesini sağladığını, bu şekilde davacı idarenin zarara uğratıldığını, diğer davalıların ise görev ve sorumlulukları ihmal ederek zararın oluşumuna neden olduklarını belirterek Valilik Makamının 17.05.2012 tarihli görev onayı ile düzenlenen 30.05.2012 tarih, 341 sayılı rapor ile tespit edilen 166.953,25 TL kamu zararının aynı raporda adı geçen davalılardan 30.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı idareye bağlı İnsan Kaynakları Daire Başkanlığında işçi statüsünde görev yapmakta iken hakkında yapılan soruşturma sonucunda işten çıkarıldığını, asgari ücret ya da bunun çok az üzerinde ücretle çalışan işçilerin gelirine göre gördüğü tedavi sonucunda aldığı yüksek bedelli geçici iş göremezlik ödeneğinin bir bilgi almadan müvekkiline teslim etmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin kimseden para tahsil etmediği gibi idarenin zararının oluşmasında bir kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin taraf sıfatı olmadığını, geçici iş göremezlik rapor ücretlerinin işçiler tarafından alınarak ...'ye teslim edildiğini, ...'nin söz konusu paraları idareye teslim etmediğinden işçilerin tam ücret aldığını, kurumca işçilere yapılan ödemelerin, işçilerin rapor paralarını ...'ye elden teslimi sonucu geliştiğini, insan kaynakları daire başkanlığındaki bütün personelin denetlenmesinde müvekkillerinin herhangi bir yetkisi bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; kamu zararının harcama yetkisinin kullanılmasından kaynaklanmadığı için şahsının sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, zararın oluşmasında hiçbir kusuru bulunmadığını, aksine zimmet olayını ortaya çıkararak zararın artmasını kişisel çabasıyla engellediği için sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın hakkında kamu davası açılmayan müvekkili açısından Mayıs 2013 tarihinde zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin İş Kanunu hükümlerine tabi görevlendirme yoluyla çalıştığı birimde ita amirlerinin talimatlarını uygulayan vasıfsız işçi statüsünde çalışan personel olduğunu, davacı idarenin kusur ve ihmal sorumluluğunu gözetmeden bütçe ve hesap işleri konusunda gerekli donanıma sahip olduğu meçhul olan ... Müdürü sıfatlı davacı idare personelinin raporu doğrultusunda işbu davanın açılmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 110.406,68 TL'nin davalılar ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, bu bedele 30.05.2012 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, davalı ..., ... ve ... mirasçılarına karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili ve davalı ... ve ... vekili vekilince istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun kabulüne, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davalılar ..., ... ve ...'ın müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları tutar kadar tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 110.406,68 TL alacağın 30.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalılar ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davalı ...'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu tutar kadar tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 44.162,67 TL alacağın 30.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalılar ... ve ... mirasçıları aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hakkaniyet indiriminin yerinde olmadığını, tüm davalılar bakımından tam kabul kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Ankara Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilen kararla müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığının tespit edildiğini, kınama cezasının uygulanmasına ilişkin idari işlemin iptaline karar verildiğini, müvekkilinin görevi dolayısıyla sahip olduğu sorumluluk ile ortaya çıkan zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, ...'nin kastının açıkça ortaya konulmuş olup illiyet bağının kesildiğini, 22.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda da müvekkilinin sorumlu tutulamayacağı yönünde görüş bildirildiğini, ...'nın 10.01.2014 tarihli yazısından da anlaşılacağı üzere tahakkuk evrakı ekinde herhangi bir kayıt mevcut olmadığını, bu kapsamda müvekkilinin önüne gelen tahakkuk evrakından kimlerin raporlu ve izinli olduğunu görebilmesi ve iş göremezlik ödeneklerinin iade/mahsup işlemlerinin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini anlamasının mümkün olmadığını, zararın müvekkilinin 2011 yılı sonlarına doğru geçici iş göremezlik ödeneklerinin idarenin hesabına aktarılmadığına dair almış olduğu duyumlar dolayısıyla... ile görüşerek kendisinden aldığı inceleme oluru üzerine tespit edildiğini belirtmiştir. Davalı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin kimlerin raporlu ve izinli olduğunu görebilmesi mümkün olmadığını, müvekkillerinin İsmail'in amiri olmadıklarını, denetim görevi bulunmadığını, dava konusu paraların işçilerce elden diğer davalı ...'e verildiğini, ... elden aldığı paraları bildirse idi bu işlemin görülebileceğini ve muhasebeleştirilebileceğini, bordrolarda ya da belgelerde bir oynama, eksiklik bulunmadığını, yapılan ya da yapılmayan işlemleri Sayıştay denetçilerinin bile saptayamadığını, müvekkillerin saptayabilmesi için gerekli bir belge ya da uygulama da bulunmadığını, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini belirtmiştir. Davalı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; vekalet ücretinin hatalı olması nedeniyle tavzih talep ettiklerini ancak taleplerinin reddedildiğini, kaldırma öncesinde ve diğer davalılar bakımından nispi vekalet ücretine hükmedilmişken müvekkilleri bakımından maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kurum zararı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekili, davalı ..., ..., ... ve ... mirasçıları vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesi uyarınca; hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olup bu yön, kamu düzenine ilişkindir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.02.2010 tarihli 2010/1-86 Esas ve 2010/108 Karar sayılı kararında da; “ ...yasa’nın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çekişmesiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği…’’ vurgulanmıştır. Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir. Bölge Adliye Mahkemesince davalı ..., ... ve ... yönünden hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği, diğer davalı ... yönünden herhangi bir indirim yapılmasına yönelik gerekçede bir ifade bulunmadığı ancak hükümde müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davalılar yönünden iki ayrı fıkrada olacak şekilde ayrı ayrı hüküm kurulmuş olması infazda tereddüde yol açacağından doğru değil ise de bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili, davalı ..., ..., ... ve ... mirasçıları vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili, davalı ..., ..., ... ve ... mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1 ve 2 numaralı bentlerinin çıkartılarak yerine "Davalı ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davalı ...'den 110.406,68 TL olmak üzere, diğer davalılar ..., ... ve ...'nın bunun 44.162,67 TL'sinden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutularak 30.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan tahsiline" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f7d6665d675616d7 74c56230b519555f This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 4. Hukuk Dairesi 2022/5620 E. , 2025/8764 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1578 E., 2022/145 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı ..., ..., ... ve ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davacı idarenin işçi personelinin 2009-2010-2011 yıllarında SGK’dan aldıkları geçici iş göremezlik ödeneklerini kurumda maaş hazırlama biriminde sorumlu personel davalı ...’ye elden teslim ettiklerini, davalı ...’nin aldığı bu paraları işçilerin maaş bordrolarına yansıtmayıp uhdesinde tutarak işçilere tam maaş ödenmesini sağladığını, bu şekilde davacı idarenin zarara uğratıldığını, diğer davalıların ise görev ve sorumlulukları ihmal ederek zararın oluşumuna neden olduklarını belirterek Valilik Makamının 17.05.2012 tarihli görev onayı ile düzenlenen 30.05.2012 tarih, 341 sayılı rapor ile tespit edilen 166.953,25 TL kamu zararının aynı raporda adı geçen davalılardan 30.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı idareye bağlı İnsan Kaynakları Daire Başkanlığında işçi statüsünde görev yapmakta iken hakkında yapılan soruşturma sonucunda işten çıkarıldığını, asgari ücret ya da bunun çok az üzerinde ücretle çalışan işçilerin gelirine göre gördüğü tedavi sonucunda aldığı yüksek bedelli geçici iş göremezlik ödeneğinin bir bilgi almadan müvekkiline teslim etmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin kimseden para tahsil etmediği gibi idarenin zararının oluşmasında bir kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin taraf sıfatı olmadığını, geçici iş göremezlik rapor ücretlerinin işçiler tarafından alınarak ...'ye teslim edildiğini, ...'nin söz konusu paraları idareye teslim etmediğinden işçilerin tam ücret aldığını, kurumca işçilere yapılan ödemelerin, işçilerin rapor paralarını ...'ye elden teslimi sonucu geliştiğini, insan kaynakları daire başkanlığındaki bütün personelin denetlenmesinde müvekkillerinin herhangi bir yetkisi bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; kamu zararının harcama yetkisinin kullanılmasından kaynaklanmadığı için şahsının sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, zararın oluşmasında hiçbir kusuru bulunmadığını, aksine zimmet olayını ortaya çıkararak zararın artmasını kişisel çabasıyla engellediği için sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın hakkında kamu davası açılmayan müvekkili açısından Mayıs 2013 tarihinde zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin İş Kanunu hükümlerine tabi görevlendirme yoluyla çalıştığı birimde ita amirlerinin talimatlarını uygulayan vasıfsız işçi statüsünde çalışan personel olduğunu, davacı idarenin kusur ve ihmal sorumluluğunu gözetmeden bütçe ve hesap işleri konusunda gerekli donanıma sahip olduğu meçhul olan ... Müdürü sıfatlı davacı idare personelinin raporu doğrultusunda işbu davanın açılmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 110.406,68 TL'nin davalılar ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, bu bedele 30.05.2012 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, davalı ..., ... ve ... mirasçılarına karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili ve davalı ... ve ... vekili vekilince istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun kabulüne, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davalılar ..., ... ve ...'ın müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları tutar kadar tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 110.406,68 TL alacağın 30.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalılar ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davalı ...'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu tutar kadar tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 44.162,67 TL alacağın 30.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalılar ... ve ... mirasçıları aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hakkaniyet indiriminin yerinde olmadığını, tüm davalılar bakımından tam kabul kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Ankara Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilen kararla müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığının tespit edildiğini, kınama cezasının uygulanmasına ilişkin idari işlemin iptaline karar verildiğini, müvekkilinin görevi dolayısıyla sahip olduğu sorumluluk ile ortaya çıkan zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, ...'nin kastının açıkça ortaya konulmuş olup illiyet bağının kesildiğini, 22.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda da müvekkilinin sorumlu tutulamayacağı yönünde görüş bildirildiğini, ...'nın 10.01.2014 tarihli yazısından da anlaşılacağı üzere tahakkuk evrakı ekinde herhangi bir kayıt mevcut olmadığını, bu kapsamda müvekkilinin önüne gelen tahakkuk evrakından kimlerin raporlu ve izinli olduğunu görebilmesi ve iş göremezlik ödeneklerinin iade/mahsup işlemlerinin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini anlamasının mümkün olmadığını, zararın müvekkilinin 2011 yılı sonlarına doğru geçici iş göremezlik ödeneklerinin idarenin hesabına aktarılmadığına dair almış olduğu duyumlar dolayısıyla... ile görüşerek kendisinden aldığı inceleme oluru üzerine tespit edildiğini belirtmiştir. Davalı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin kimlerin raporlu ve izinli olduğunu görebilmesi mümkün olmadığını, müvekkillerinin İsmail'in amiri olmadıklarını, denetim görevi bulunmadığını, dava konusu paraların işçilerce elden diğer davalı ...'e verildiğini, ... elden aldığı paraları bildirse idi bu işlemin görülebileceğini ve muhasebeleştirilebileceğini, bordrolarda ya da belgelerde bir oynama, eksiklik bulunmadığını, yapılan ya da yapılmayan işlemleri Sayıştay denetçilerinin bile saptayamadığını, müvekkillerin saptayabilmesi için gerekli bir belge ya da uygulama da bulunmadığını, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini belirtmiştir. Davalı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; vekalet ücretinin hatalı olması nedeniyle tavzih talep ettiklerini ancak taleplerinin reddedildiğini, kaldırma öncesinde ve diğer davalılar bakımından nispi vekalet ücretine hükmedilmişken müvekkilleri bakımından maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kurum zararı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekili, davalı ..., ..., ... ve ... mirasçıları vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesi uyarınca; hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olup bu yön, kamu düzenine ilişkindir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.02.2010 tarihli 2010/1-86 Esas ve 2010/108 Karar sayılı kararında da; “ ...yasa’nın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çekişmesiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği…’’ vurgulanmıştır. Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir. Bölge Adliye Mahkemesince davalı ..., ... ve ... yönünden hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği, diğer davalı ... yönünden herhangi bir indirim yapılmasına yönelik gerekçede bir ifade bulunmadığı ancak hükümde müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davalılar yönünden iki ayrı fıkrada olacak şekilde ayrı ayrı hüküm kurulmuş olması infazda tereddüde yol açacağından doğru değil ise de bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili, davalı ..., ..., ... ve ... mirasçıları vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili, davalı ..., ..., ... ve ... mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1 ve 2 numaralı bentlerinin çıkartılarak yerine "Davalı ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davalı ...'den 110.406,68 TL olmak üzere, diğer davalılar ..., ... ve ...'nın bunun 44.162,67 TL'sinden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutularak 30.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan tahsiline" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f7d6665d675616d7 74c56230b519555f ... ...