Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2022/5113 E., 2025/10159 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/5113 E., 2025/10159 K. (26.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5113
Karar No
2025/10159
Karar Tarihi
26.06.2025
Konu
Tazminat, Tapu

4. Hukuk Dairesi 2022/5113 E. , 2025/10159 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/629 Esas - 2022/438 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Şile Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/211 Esas - 2019/520 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kooperatifin tapuda 31 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde 14 adet bağımsız bölümünün olduğunu, ayrıca binaların önünde yaklaşık 8 sene önce yapılan bir havuzun olduğunu, havuzun bulunduğu arazisinin doğu yönünde ve havuz kıyısından yaklaşık 40 metre ötesinde mevcut istinat duvarının tam altındaki kuru dere boyunca davalı firmanın iş makinelerinin 27-28.09.2016 tarihinde derin bir toprak sıyırma ve ardından da kazı yaptığını, yapılan kazı ve toprak sıyırma işlemi nedeniyle sitenin istinat duvarı ve duvarın üst betonunun kırıldığını ve ardındaki toprağın da bir miktar aşağı kaydığını, davalı şirket ile iletişime geçilmesi üzerine gereğinin yapılacağının bildirildiğini, ancak herhangi bir çalışma yapılmadığını, bu sırada 02.11.2016 tarihinde yeniden derin bir toprak kaymasının oluştuğunu ve havuzun bitişiğindeki traverten kaplı olan güneşleme alanı ve onun altında yer alan toprağın tamamının havuz betonarme kütlesinden ayrılarak aşağı kaydığını, düzeltme işlemleri beklenirken hafriyat çalışmalarının devam ettiğini ve artık tedbir ve düzeltmenin kabul edilemez duruma geldiğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 204.647,52 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, 204.647,52 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiliine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen tazminatın tümüne olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin yerinde olmadığını, ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, kooperatif işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının zarar gören havuzun yalnızca yapı müteahhidi olduğunu, malik olmadığını, bu nedenle davada husumet ehliyeti olmadığını, kanunda yapı malikinin sorumluluğunun seçimlik olarak düzenlendiğini, somut olayda hangi seçime dayalı olarak karar verildiğinden bahsedilmediğini, zeminin yapısından dolayı dairesel kayma meydana gelmesinde müvekkilinin gerekli önlemleri almadığı iddiasının ispatlanması gerektiğini, bilirkişi raporunda müvekkilinin alması gereken somut önlemlerden hangisi almayarak zarara sebebiyet verdiğine yer verilmediğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı tarafından yapılan kazı çalışmaları sırasında davacı tarafından yaptırılmış olan istinat duvarı ve havuzun zarar görmesine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız eylem nedeniyle oluşan zararın tazminine karar verebilmek için, hukuka aykırı kusurlu bir eylem sonucu bir zararın doğması ve hukuka aykırı kusurlu eylem ile zarar arasında illiyet bağının olması gerekir. İlliyet bağının varlığı halinde zarar veren zararı gidermekle yükümlüdür. Ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 52 nci maddesine göre zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Somut olayda; Şile Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/21 D.İş sayılı delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporunda havuzun olduğu yerin kamuya terk edilen park alanı olması nedeniyle belediye tarafından ruhsatının iptal edildiğinin belirtildiği, yargılama sırasında ... Belediyesi tarafından mahkemeye gönderilen yazıda dava konusu 31 parsel sayılı taşınmazın imar işlem dosyasında onaylanmış havız projesinin olmadığının belirtildiği, yine ... Belediyesinin 01.11.2019 tarihli yazısında zarar gören istinat duvarı ve havuzun ... Mahallesi 31 parsel sayılı taşınmaz üzerinde olmadığı, tescil harici alanda kaldığı, zarar gören havuz ve istinat duvarının 21.06.2022 tarihli ... Köyü Uygulama İmar Planında "Park Alanı"nda kaldığının bildirildiği, davacı ile belediye arasında herhangi bir kiracılık ilişkisi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu hali ile zarar gören tesislerin projesiz ve ruhsatsız kaçak yapı niteliğinde olduğu, ayrıca zarar gören tesislerin bulunduğu yerin mülkiyetinin davacıya ait olmadığı gibi davacıya ait 31 parsel sayılı taşınmazın sınırları dışında ve kamuya terk edilen alanda olduğu görülmektedir. Şu durumda; zarar gören istinat duvarı ve havuzun kamuya terk edilen alanda olduğu ve imar planında park alanı olan yere inşa edildiği dikkate alındığında davacının tazminat talep etme hakkı bulunmamaktadır. İlk derece Mahkemesince davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş; kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR 1. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d3a47cc09a1005e7 998e403d7953b831

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı