Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2022/4058 E., 2025/8397 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/4058 E., 2025/8397 K. (22.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4058
Karar No
2025/8397
Karar Tarihi
22.05.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2022/4058 E. , 2025/8397 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/419 E., 2022/203 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca yatırım hizmet ve faaliyetlerini gerçekleştirmek ve borsada gerçekleşen işlemler ile vadeli işlemler dahil menkul kıymet aracılık faaliyetlerini yürüten bir şirket olduğunu, davalı şirketin içerik sağlayıcı olduğu piyasadaki gelişmelerle ilgili haber yapan ...isimli sitede yayınlanan 05.05.2017, 29.05.2017 ve 31.05.2017 tarihli haberler ile müvekkili şirketin ticari itibarının ve saygınlığının zarar gördüğünü, gerçek dışı haberlerle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili, hukuka aykırılığın tespiti, saldırı nedeniyle davalının kınanması, kınama kararının yayınlanması talep edilmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu haberlerin kamusal nitelikte olduğunu, kamu yararı doğrultusunda meşru amaçla yapıldığını; haberlerin görünür gerçeğe uygun olup basın özgürlüğü sınırları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu haberlerin müşteri hesaplarının boşatıldığına dair bölümünün gerçek dışı olarak değerlendirilemeyeceği, davalı şirket tarafından davacı şirketin itibarının zarar görmesinin hedeflendiğinden söz edilemeyeceği, davacı şirket aleyhine bir ifadenin yer almadığı; halka arzlara yönelik yapılan haberlerde de davalı şirket aleyhine olumsuz bir etki doğuracak bir vurgu bulunmadığı, haber içeriğindeki sıkıntılı halka arzlardaki liderlik ile ilgili kısmın kaynağının davacı şirketin internet sitesi olduğu, bu bağlamda dava konusu edilen haberlerde hukuka aykırılık unsurunun gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu haberler ile davacının kişilik haklarının saldırıya uğramadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili şirketin ... Şubesinde 2013 yılında yapılan teftiş esnasında usulsüz işlemler yapan çalışanları hakkında ceza yargılamasının sürdüğünü, 4 yıl sonra yapılan bu haberin güncel ve görünür gerçeğe uygun olmadığını, bu konuda müşteri zararlarının derhal müvekkili şirket tarafından karşılandığını, haberlerde basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, bilirkişi raporunda halka arz ile ilgili söz ve ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunun tespit edildiğini, buna rağmen hangi gerekçelerle bilirkişi raporunun hükme esas alındığının gerekçelendirilmediğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; ... isimli sitede 05.05.2017, 29.05.2017 ve 31.05.2017 tarihlerinde yayınlanan haberler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat, hukuka aykırılığın tespiti, saldırı nedeniyle davalının kınanması ve kınama kararının yayınlanması talebine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu yayınların toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığı, ifade özgürlüğü ve bu bağlamda basın özgürlüğünün asıl, sınırlamanın ise istisna olduğu, sınırlamanın kanuni olması, meşru amaca dayanması ve demokratik toplumda gerekli ve orantılı olmasının gözetilmesi gerektiği; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğu, yayının basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22 Nisan 2013 tarihli ve 48876/08 başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğinin...” ifade edildiği; tüm bu açıklamalar ışığında dava konusu yayınlarda yer alan söz ve ifadelerin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağı anlaşıldığından, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 55e5880b0edc7328 b5f9ee031987b5bd

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı