Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2022/3511 E., 2025/4151 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3511 E., 2025/4151 K. (11.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3511
Karar No
2025/4151
Karar Tarihi
11.03.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2022/3511 E. , 2025/4151 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1408 E., 2021/2085 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2013/321 E., 2017/753 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.06.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verildi. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Av. .. geldi. Davalı tarafından gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 11.03.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; 13.08.2011 tarihinde davacının içinde yolcu olarak bulunduğu davalı ... şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı, sürücüsü dava dışı ... olan ... plaka sayılı yolcu münibüsünün, Ömerli ilçesinden Mardin ili istikametine seyir halinde iken aynı istikamette seyir halinde olan sürücü dava dışı ... yönetimindeki ... plaka sayılı yolcu münibüsünün sol arka tampon bölümüne çarparak direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını belirterek şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslahla talebini 19.952,35 TL'ye yükseltmiştir. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde;asıl davada belirtilen olay kapsamında kazaya karışan araçların yolcu taşımacılığı işi yaptığını ve bu nedenle her iki aracın da kaza tarihinde zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası yaptırması gerektiği halde bu sigortayı yaptırmadıklarından Güvence Hesabının bu poliçe limiti kadar zarardan sorumlu olduğunu bildirerek şimdilik 4.124,64 TL geçici iş göremezlik ve 139.053,35 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 143.177,99 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Hesabından tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslahla talebini 200.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı aracın münibüs olduğunu ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasının bulunması ve bu sigortanın araçta yolcu olarak bulunan davacının zararlarını karşılaması gerektiğini, kazada birçok şahsın yaralandığını, garameten poliçe limitinin paylaşılacağını, kaza tarihinden itibaren avans faizi talebinin de yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşımanın 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 17. maddesi kapsamında Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırma zorunluluğuna bağlanan bir faaliyet niteliğini taşımadığını, bu nedenle davalının olayda sorumluluğunun bulunmadığını bildirerek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazaya karışan ve olayın gerçekleşmesinde %100 oranında asli ve tam kusurlu bulunan ... plakalı minibüsün yolculuk-taşımacılık işi yaptığı, kaza tarihi itibariyle Karayolu Zorunlu Taşımacılık Sigortasının bulunmadığı, daha sonraki tarihleri kapsayan sigortalarının bulunduğu, bu nedenle söz konusu aracın Karayolu Taşıma Kanunu kapsamında bu sigortayı yaptırmasının zorunlu olduğu, ancak kaza tarihi itibariyle yaptırılmadığından, davacının oluşan maluliyet zararlarında öncelikle sigorta poliçesi limitine kadar Güvence Hesabının, poliçe limitini aşan kısım yönünde ise sıralı sorumluluk ilkesi gereğince söz konusu aracın ZMSS (trafik) poliçesinin yaptıran davalı Aviva Sigortanın sorumlu olduğu belirtilerek asıl davanın kabulüne, 19.952,35 TL'nin asıl dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı Aviva Sigorta AŞ'den tahsili ile davacıya ödenmesine, birleşen İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1355 esas sayılı dosyasında, davacının davasının kabulü ile, 200.000,00 TL'nin birleşen dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı ...'ndan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili ile birleşen davada davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararının davacı vekiline 07.11.2017 tarihinde, birleşen dosya davalısı Güvence Hesabına ise 15.11.2017 tarihinde tebliğ edildiği,bunun üzerine ... tarafından birleşen dosyanın 20.11.2017 tarihinde istinaf edildiği, istinaf dilekçesinin 12.12.2017 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından 26.12.2017 tarihinde asıl davanın katılma yoluyla istinaf edildiği anlaşılmakla, birleşen davaların bağımsızlıklarını koruduğu, somut olayda birleşen davada davalı vekilinin birleşen davayı istinaf ettiğinin anlaşıldığı, bu durumda katılma yoluyla davacı vekili tarafından bu dilekçenin tebliğinden itibaren asıl davanın istinaf edilebilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafından gerekçeli kararın tebliğinden itibaren süresi içerisinde asıl davanın istinaf edilmediği gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 352. maddesi uyarınca davacının istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar vermek gerektiği, birleşen dosyada davalı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; kazaya karışan aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırma mecburiyetinin bulunmadığı, somut olayda sıralı sorumluluk ilkesi gereği meydana gelen zarardan aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasının bulunmaması nedeniyle Güvence Hesabının sorumlu olacağına ilişkin İlk Derece Mahkemesinin kabulünün yerinde olmadığı gerekçeleriyle; davacı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun reddine, birleşen davada davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 16.10.2017 tarih 2013/321 Esas 2017/753 Karar sayılı kararın HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, asıl davanın kabulü ile, 19.952,35 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı Aviva Sigorta AŞ'den tahsili ile davacıya ödenmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; birleşen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, söz konusu aracın kaza tarihinde yolcu taşıdığı güzergah için komisyon kararının bulunduğunu, bu nedenle aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırmasının zorunlu olduğunu, bu nedenle meydana gelen zararın da öncelikle taşımacılık sorumluluk sigortasından karşılanması gerektiğini, asıl dava yönünden de yeniden değerlendirme yapılarak davacının lehine hüküm kurulması gerektiğini belirterek bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davaya konu aracın kaza tarihinde taşımacılık sigortası yaptırma zorunluluğunun bulunmadığının dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerle sabit olmasına, davacının asıl davaya yönelik süresinde istinaf dilekçesi sunmayıp ...'nın birleşen davanın reddine ilişkin istinaf dilekçesine katılma yoluyla istinaf dilekçesi sunmuş ve asıl davaya yönelik istinaf talebi süreden reddedilmiş olmasına, bu nedenle davacının asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! bf691f515ae05f83 3d83f2794c619e87

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı