4. Hukuk Dairesi 2022/17149 E. , 2025/9734 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI: 2021/2179 E., 2022/1488 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Dicle Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/814 Esas - 2021/361 Karar BİRLEŞEN DAVA DOSYASI İLK DERECE MAHKEMESİ : Dicle Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2017/176 Esas - 2018/85 Karar BİRLEŞEN DAVA DOSYASI İLK DERECE MAHKEMESİ : Dicle Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/177 Esas - 2018/86 Karar BİRLEŞEN DAVA DOSYASI İLK DERECE MAHKEMESİ : Dicle Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/178 Esas - 2018/83 Karar BİRLEŞEN DAVA DOSYASI İLK DERECE MAHKEMESİ : Dicle Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/179 Esas - 2018/82Karar BİRLEŞEN DAVA DOSYASI İLK DERECE MAHKEMESİ : Dicle Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/180 Esas - 2018/84 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, 2009-2014 tarihleri tarihleri arasındaki eski belediye meclis üyesi olduğunu, davalının harcama yetkilisi olduğu dönemlere ilişkin olarak İçişleri Bakanlığı Kontrolörlüğünün 02.10.2015 tarihli, ... Belediye Başkanlığının 2010/2015 yılları arası hesap iş ve işlemlerinin denetlenmesine ilişkin raporun düzenlendiğini, raporda davalının usulsüz işlemlerinin tespit edildiğini, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi Kontrol Kanunu'nun(5018 sayılı Kanun) 71 inci ve devam eden maddeleri gereğince oluşan kamu zararının tahsili amacıyla müvekkili tarafından davalıya tebligat gönderildiğini, ancak davalıca herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı hakkında ... İcra Müdürlüğünün 2017/... sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini, 02.10.2015 tarihli raporda davalının müvekkili kurumun işlemlerinde harcama yetkilisi olarak kamu zararına neden olduğunun sabit olduğunu belirterek borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptalini, borçlunun takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen Dicle Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/176 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, 2009-2016 tarihleri tarihleri arasındaki müvekkilinin muhasebe personeli olduğunu, davalının gerçekleştirme görevlisi olduğu dönemlere ilişkin olarak İçişleri Bakanlığı Kontrolörlüğünün 02.10.2015 tarihli, ... Belediye Başkanlığının 2010/... yılları arası hesap iş ve işlemlerinin denetlenmesine ilişkin raporun düzenlendiğini, raporda davalının usulsüz işlemlerinin tespit edildiğini, 5018 sayılı Kanun'un 71 inci ve devam eden maddeleri gereğince oluşan kamu zararının tahsili amacıyla müvekkili tarafından davalıya tebligat gönderildiğini, ancak davalıca herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı hakkında ... İcra Müdürlüğünün 2017/... sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini, 02.10.2015 tarihli raporda davalının müvekkili kurumun işlemlerinde gerçekleştirme görevlisi olarak kamu zararına neden olduğunun sabit olduğunu belirterek borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptalini, borçlunun takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen Dicle Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/177 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, 2009-2016 tarihleri tarihleri arasındaki müvekkilinin muhasebe personeli olduğunu, davalının gerçekleştirme görevlisi olduğu dönemlere ilişkin olarak İçişleri Bakanlığı Kontrolörlüğünün 02.10.2015 tarihli, ... Belediye Başkanlığının 2010/2015 yılları arası hesap iş ve işlemlerinin denetlenmesine ilişkin raporun düzenlendiğini, raporda davalının usulsüz işlemlerinin tespit edildiğini, 5018 sayılı Kanun'un 71 inci ve devam eden maddeleri gereğince oluşan kamu zararının tahsili amacıyla müvekkili tarafından davalıya tebligat gönderildiğini, ancak davalıca herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı hakkında ... İcra Müdürlüğünün 2017/... sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini, 02.10.2015 tarihli raporda davalının müvekkili kurumun işlemlerinde gerçekleştirme görevlisi olarak kamu zararına neden olduğunun sabit olduğunu belirterek borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptalini, borçlunun takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. 4. Birleşen Dicle Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/178 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, 2009-2016 tarihleri arasındaki eski belediye meclis üyesi olduğunu, davalının harcama yetkilisi olduğu dönemlere ilişkin olarak İçişleri Bakanlığı Kontrolörlüğünün 02.10.2015 tarihli, ... Belediye Başkanlığının 2010/2015 yılları arası hesap iş ve işlemlerinin denetlenmesine ilişkin raporun düzenlendiğini, raporda davalının usulsüz işlemlerinin tespit edildiğini, 5018 sayılı Kanun'un 71 inci ve devam eden maddeleri gereğince oluşan kamu zararının tahsili amacıyla müvekkili tarafından davalıya tebligat gönderildiğini, ancak davalıca herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı hakkında ... İcra Müdürlüğünün 2017/... sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini, 02.10.2015 tarihli raporda davalının müvekkili kurumun işlemlerinde harcama yetkilisi olarak kamu zararına neden olduğunun sabit olduğunu belirterek borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptalini, borçlunun takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. 5. Birleşen Dicle Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/179 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, 2009-2014 tarihleri arasındaki eski belediye başkanı olduğunu, davalının harcama yetkilisi olduğu dönemlere ilişkin olarak İçişleri Bakanlığı Kontrolörlüğünün 02.10.2015 tarihli, ... Belediye Başkanlığının 2010/2015 yılları arası hesap iş ve işlemlerinin denetlenmesine ilişkin raporun düzenlendiğini, raporda davalının usulsüz işlemlerinin tespit edildiğini, 5018 sayılı Kanun'un 71 inci ve devam eden maddeleri gereğince oluşan kamu zararının tahsili amacıyla müvekkili tarafından davalıya tebligat gönderildiğini, ancak davalıca herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı hakkında ... İcra Müdürlüğünün 2017/... sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini, 02.10.2015 tarihli raporda davalının müvekkili kurumun işlemlerinde harcama yetkilisi olarak kamu zararına neden olduğunun sabit olduğunu belirterek borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptalini, borçlunun takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. 6. Birleşen Dicle Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/180 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, 2014-2017 tarihleri arasındaki eski belediye başkanı olduğunu, davalının harcama yetkilisi olduğu dönemlere ilişkin olarak İçişleri Bakanlığı Kontrolörlüğünün 02.10.2015 tarihli, ... Belediye Başkanlığının 2010/2015 yılları arası hesap iş ve işlemlerinin denetlenmesine ilişkin raporun düzenlendiğini, raporda davalının usulsüz işlemlerinin tespit edildiğini, 5018 sayılı Kanun'un 71 inci ve devam eden maddeleri gereğince oluşan kamu zararının tahsili amacıyla müvekkili tarafından davalıya tebligat gönderildiğini, ancak davalıca herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı hakkında ... İcra Müdürlüğünün 2017/31 sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini, 02.10.2015 tarihli raporda davalının müvekkili kurumun işlemlerinde harcama yetkilisi olarak kamu zararına neden olduğunun sabit olduğunu belirterek borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptalini, borçlunun takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; 5018 sayılı Kanun'daki usul uygulanmadan icra takibi başlatılmayacağını, davaya dayanak raporun hukuka uygun olmadığını, müvekkilinin savunması alınmaksızın tek taraflı rapor düzenlendiğini, dava konusu işleme dayanak Eğitim Destek Evinin, Özel Eğitim Kurumu İşletmesi olmadığını ve kurulmasının önceden izin alınmasına bağlı olmadığını, ayrıca Eğitim Destek Evinden hizmet alan vatandaşların maddi durumun araştırılmasının zorunlu olmadığını, söz konusu kurumun herhangi bir eğitim faaliyeti çerçevesinde eğitim verilmesine yönelik olmadığını, yerel, kültürel, sosyal vb. etkinliklerin verildiği bir merkez olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 2. Birleşen Dicle Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/176 Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında yazılı veya sözlü herhangi bir sözleşme bulunmadığını, yetkili mahkemenin Diyarbakır Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin emekli olmadan önce davacı belediyede yazı işleri müdürlüğü ve memurluk yaptığını, belediyede çalıştığı süre boyunca görevini layıkıyla ve eksiksiz olarak sürekli bir şekilde ifa ettiğini, dava konusu borçtan müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, müvekkiline bazıları kendi döneminde dahi olmayan olay ve olgular için haksız ve hukuka aykırı olarak sözde kamu zararına neden olduğundan bahisler borç çıkarıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. 3. Birleşen Dicle Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/177 Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında yazılı veya sözlü herhangi bir sözleşme bulunmadığını, yetkili mahkemenin Diyarbakır Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin emekli olmadan önce davacı belediyede yazı işleri müdürlüğü ve memurluk yaptığını, belediyede çalıştığı süre boyunca görevini layıkıyla ve eksiksiz olarak sürekli bir şekilde ifa ettiğini, dava konusu borçtan müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, müvekkiline bazıları kendi döneminde dahi olmayan olay ve olgular için haksız ve hukuka aykırı olarak sözde kamu zararına neden olduğundan bahisler borç çıkarıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. 4. Birleşen Dicle Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/178 Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, alacağın zamanaşına uğradığını, 5018 sayılı Kanun'daki usul uygulanmadan icra takibi başlatılmayacağını, davaya dayanak raporun hukuka uygun olmadığını, müvekkilinin savunması alınmaksızın tek taraflı rapor düzenlendiğini, dava konusu işleme dayanak Eğitim Destek Evinin, Özel Eğitim Kurumu İşletmesi olmadığını ve kurulmasının önceden izin alınmasına bağlı olmadığını, ayrıca Eğitim Destek Evinden hizmet alan vatandaşların maddi durumun araştırılmasının zorunlu olmadığını, söz konusu kurumun herhangi bir eğitim faaliyeti çerçevesinde eğitim verilmesine yönelik olmadığını, yerel, kültürel, sosyal vb. etkinliklerin verildiği bir merkez olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 5. Birleşen Dicle Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/179 Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, alacağın zamanaşına uğradığını, 5018 sayılı Kanun'daki usul uygulanmadan icra takibi başlatılmayacağını, davaya dayanak raporun hukuka uygun olmadığını, müvekkilinin savunması alınmaksızın tek taraflı rapor düzenlendiğini, dava konusu işleme dayanak Eğitim Destek Evinin, Özel Eğitim Kurumu İşletmesi olmadığını ve kurulmasının önceden izin alınmasına bağlı olmadığını, ayrıca Eğitim Destek Evinden hizmet alan vatandaşların maddi durumun araştırılmasının zorunlu olmadığını, söz konusu kurumun herhangi bir eğitim faaliyeti çerçevesinde eğitim verilmesine yönelik olmadığını, yerel, kültürel, sosyal vb. etkinliklerin verildiği bir merkez olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 6. Birleşen Dicle Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/180 Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; yetkili mahkemenin Diyarbakır Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin görev süresi boyunca görevini layıkıyla ve eksiksiz olarak sürekli bir şekilde ifa ettiğini, dava konusu borçtan müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, haksız ve hukuka aykırı olarak sözde kamu zararına neden olduğundan bahisle borç çıkarıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 02.10.2015 tarihli raporda müvekkili kurumun davalılar tarafından kamu zararına uğratıldığının açık olduğunu, söz konusu kamu zararına dair işlemlerin idari işlem niteliğinde olduğunu, iş bu işlemler hakkında ispat edilecek hususların yalnızca tanık beyanlarına bağlı kalarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda mucur alımına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede yalnızca tanık beyanlarının dikkate alındığını, kamu zararının olmadığının yazılı delil ile ispatlanması gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalarda davalıların usulsüz işlemleri nedeniyle meydana geldiği iddia edilen kamu zararının tazmini amacıyla başlatılan icra takiplerine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 1. Asıl dava ve birleşen Dicle Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/178 Esas sayılı dosyası yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre; icra takibine konu olup reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar asıl dava yönünden 25.463,00 TL; birleşen Dicle Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/178 Esas sayılı dosyası yönünden ise 55.210,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. Açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Birleşen Dicle Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/176, 2017/177, 2017/179 ve 2017/180 esas sayılı dosyaları yönünden; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olmasına, bilirkişi raporunda davacı tarafından gönderilen bilgi ve belgeler incelenerek kurum zararı olmadığının tespit edilmiş olması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl dava ve birleşen Dicle Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/178 Esas sayılı dosyası yönünden davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen Dicle Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/176, 2017/177, 2017/179 ve 2017/180 esas sayılı dosyaları yönünden davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacı asıl ve birleşen dosya davacısına yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.