Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2022/16417 E., 2025/10061 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/16417 E., 2025/10061 K. (26.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/16417
Karar No
2025/10061
Karar Tarihi
26.06.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2022/16417 E. , 2025/10061 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2225 E., 2022/1685 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/191 E., 2021/725 K. Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesiyle HMK’ya eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2022 yılı için 107.090,00 TL’dir. HMK 362/1-a ve 362/2 nci maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 107.090,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, verilmemiş olması halinde Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir. Dosya içeriğine göre kabul edilen ve temyize konu edilen miktar 59.875,86 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde Üye ...'ün karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) Ek 1. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 341, 362 ve 369. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınmakta iken Anayasa Mahkemesi (AYM); 04/12/2024 tarihli ve E.2023/182, K.2024/203 sayılı kararıyla HMK’nın 341 ve 362. maddelerindeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınması kuralını Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmiştir. Anayasa Mahkemesinin değerlendirmesi şöyledir: Kanun koyucunun kanun yoluna başvurmada belirlediği kesinlik sınırını yargılamanın devam ettiği süreçte yıldan yıla güncellediği dikkate alındığında enflasyon nedeniyle ekonomik önemini yitiren dava konusu mal ya da alacağın değerinin de enflasyonun olumsuz etkisinden korunması gerekir. Davanın açıldığı tarihte geçerli olan parasal sınırlara göre istinafa veya temyize başvurulabilecek bir karara karşı, kararın verildiği tarihe göre belirlenen miktarın esas alınması, özellikle yargılamaların uzun sürdüğü durumlarda hükmün verildiği tarihte geçerli olan parasal tutarlara göre kanun yoluna başvurma imkânını ortadan kaldırabilmektedir. AYM, kanun yoluna başvuruda kesinlik sınırı güncellenirken dava konusu mal ya da alacağın değerinin güncellenememesi nedeniyle tarafların kanun yoluna başvurma imkânından mahrum kalmaları nedeniyle hükmün denetlenmesini talep etme hakkının kısıtlandığı ve bu kısıtlamanın orantısız ve ölçüsüz olduğu sonucuna ulaşmıştır. Anılan karar sonrasında kanun koyucu, 4/6/2025 tarihinde yayımlanmakla yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle HMK’nın anılan hükmünü değiştirerek parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınmasını benimsemiştir. Sayın çoğunluğun görüşünden ayrı olarak kanun değişikliğinin usule veya esas ilişkin olup olmadığından bağımsız olarak henüz karar verilmemiş tüm davalarda uygulanması gerektiği kanaatindeyim. AYM, konuyu adil yargılanma hakkı başlığı altında ve hak arama özgürlüğü kapsamında incelemiş, Anayasa’nın 13. ve 36. maddelerine aykırı bulduğu hükmü iptal etmiştir. AYM’nin adli yargılanma hakkına aykırı bularak hükmü iptal etmesi ve ardından kanun koyucunun öngördüğü yeni düzenleme göz önüne alındığında önceki uygulamanın hukuka aykırı olduğu konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Bu durumda temel hak ve özgürlüklere aykırı bir kanun hükmü ile adil yargılanma hakkını koruma altına alan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 6. maddesi çatıştığında AİHS’e üstünlük tanınması gerekeceğine dair Anayasa’nın 90. maddesinin beşinci fıkrasının son cümlesi uyarınca mahkemelerin, mevcut kanun hükmünü fiilen uygulamama (zımnen ilga) yetkisi bulunduğu aşikârdır. Bu itibarla gerek Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesi, gerekse de bu fikri benimseyen yasama organının iradesi gözetildiğinde derdest tüm davalarda, temel hak ve özgürlüklerle çatıştığı konusunda tereddüt bulunmayan kanun hükmünün uygulanma imkânı yoktur. İkinci olarak, nihai kararın bireysel başvuru yoluyla AYM önüne taşınması durumunda Mahkemenin önceki kararındaki gerekçe gözetildiğinde Anayasa’nın 153. maddesi uyarınca başkaca hiçbir inceleme yapmaksızın hak ihlali kararı vereceği muhakkaktır. Kişileri, bireysel başvuru yoluyla hak aramaya maruz bırakmak; hukuk devleti, hukuka saygılı devlet ve hukukun üstünlüğü ilkeleriyle bağdaşmayacağı gibi bireysel başvurunun ikincil (tali) ve olağanüstü bir hak arama mekanizması olduğu göz önüne alındığında hukuki de değildir. Mahkemeye erişim hakkını ve dolayısıyla temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanması sonucunu doğuracak böyle bir yolun tercih edilmesi Anayasa’nın 90/5. ve 153. maddeleri uyarınca hukuka ve Anayasa’ya uygun bir çözüm yolu değildir. Açıkladığım gerekçelerle; kanuni değişikliğin, henüz kesinleşmemiş ve görülmekte olan tüm davalar bakımından uygulanması gerektiği kanaatinde olduğumdan kesinlik sınırı nedeniyle dilekçenin reddine dair verilen karara katılmıyorum. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 82c250d54889f83b 295954dfbb93f78c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı