4. Hukuk Dairesi 2022/15961 E. , 2025/294 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/896 E., 2022/896 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/51610 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/173041 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, 30.10.2020 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucunda sürücü müvekkilinin malul kaldığını belirterek sürekli ve geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri tazminatı ve tedavi gideri olarak şimdilik 6.800,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini toplam 95.981,39 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, kısmi dava açılmasında hukuki yarar olmadığını, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, dava şartının bulunmadığını, hesaplamada askerlik süresinin düşülmesi ve müterafik kusur durumunun araştırılması gerektiğini, müvekkilinin dolaylı zararlardan sorumluluğu olmadığını, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, müvekkilinin sigortalısının kusursuz olduğunun kaza tespit tutanağında belirtildiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz oranı kullanılması gerektiğini, davacının SGK'dan rücuya tabi gelir alıp almadığının belirlenmesi gerektiğini, temerrüt oluşmadığını, hükmedilebilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, 95.981,39 TL'nin 14.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV.İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde,belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar olmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, dava şartının bulunmadığını, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, müvekkilinin sigortalısının kusursuz olduğunun kaza tespit tutanağında belirtildiğini, ATK'dan kusur raporu alınması gerektiğini, hesaplamada askerlik süresinin düşülmesi gerektiğini, müterafik kusur durumunun araştırılması bu hususta netlik olmaması halinde alanında uzman bilirkişilerce maluliyet raporu çerçevesinde müterafik kusur durumunun varlığına ilişkin tespitin yapılmasını talep ettiklerini, davacının SGK'dan rücuya tabi gelir alıp almadığının belirlenmesi gerektiğini, ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, hükmedilebilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle oluşan bedensel zarardan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. Somut olayda davalı, kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigorta şirketidir. Trafik kazası tespit tutanağında, kazanın kavşakta gerçekleştiği belirtilmiş ve (davacı) motosiklet sürücüsü kontrolsüz kavşakta geçiş önceliği kuralını ihlal ettiği için tam kusurlu bulunmuştur. Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından aldırılan 14.06.2021 tarihli kusur raporunda; (davacı) motosiklet sürücüsü, kavşağa kontrolsüz girdiği, hızını azaltmadığı ve kendinden önce kavşaktan geçmesi gereken araca ilk geçiş hakkını vermediği için asli kusurlu, karşı (sigortalı) araç sürücüsü ise; kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığı için tali kusurlu bulunmuş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince aldırılan 10.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda ise; görüntü izleme ve tespit tutanağının incelendiği belirtilerek, kavşağın kontrolsüz kavşak olduğu, KTK'nın 57/c maddesi gereği kontrolsüz kavşakta motorlu araçlardan soldakinin sağdakine geçiş hakkını vermesi gerektiği, sigortalı aracın sürücüsünün KTK'nın 57/1c ve 84/h maddelerini ihlal ettiği için %75 asli kusurlu, davacı motosiklet sürücüsünün ise aynı Kanun'un 52/1-a maddesini ihlal ettiği için %25 oranında tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. Ancak bu (10.05.2022 tarihli) bilirkişi raporunun "Kazanın Değerlendirilmesi" başlıklı 6 ve 7 nci sahifelerinde ise; davacı (motosikletli) sürücü ...'a kavşaklarda geçiş önceliği kuralını ihlal ettiği için asli kusur izafe edilmiş olmasına karşın, aynı raporun kanaat ve sonuç kısmında (davacı)... KTK'nın 52/1-a maddesini ihlal ettiği için %25 oranında tali kusurlu bulunmuş ve bu suretle raporun içerik ve sonuç kısmı birbiriyle çeliştiği gibi, Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından aldırılan 14.06.2021 tarihli kusur raporu ile arasında çelişki doğmuş olup, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davalı sigortalısı sürücünün %75 kusurlu olduğu kabulüne göre yaptırılan hesap raporu hükme esas alınmıştır. Eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, kusur tespiti yönünden, Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından aldırılan 14.06.2021 tarihli kusur raporu ile işbu dosyadaki 10.05.2022 tarihli bilirkişi raporunun (ve 10.05.2022 tarihli rapor içindeki çelişkilerin) irdelendiği, ayrıntılı, gerekçeli ve denetlenebilir şekilde heyet raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücretine hükmedilmemiş olması bozmayı gerektirir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3a727e261e13574e 2f731914ce0bfe6c