Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2022/15051 E., 2025/8054 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/15051 E., 2025/8054 K. (20.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/15051
Karar No
2025/8054
Karar Tarihi
20.05.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2022/15051 E. , 2025/8054 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/808 E., 2022/808 K. İtiraz Hakem Heyeti davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte gelen davalı vekili Avukat ... geldi, davacı adına gelen olmadı. Davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 20.05.2025 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 02.08.2018 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu sigortalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, geçici ve sürekli iş göremezliğe uğradığını, yapılan ödemenin yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talebini 318.177,00 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümleri esas alınarak maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenecek vekalet ücretinin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kısmen kabulü ile 318.177,00 TL’nin yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin itirazın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan rapor ile medikal rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, raporun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, davacı ifadesinde kaza sonrası minibüs içerisinde savrulduğunu belirttiğinden emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması grektiğini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenecek vekalet ücretinin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza 02.08.2018 tarihinde meydana gelmiştir. Dosya kapsamında, davacı tarafından sunulan 26.08.2020 tarihli ... ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı raporunda; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik gereği davacının anksiyete bozukluğu nedeniyle maluliyet oranının %25 olarak belirlendiği, raporun 2 adli tıp uzmanı ile 1 beyin ve sinir cerrahi uzmanı hekim tarafından düzenlendiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar bahsi geçen rapor kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik dikkate alınarak düzenlenmişse de raporu düzenleyen heyette ruh ve sinir sağlığı hastalıkları uzmanı bulunmadığından hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Yargılama aşamasında düzenlenen ve hükme esas alınan raporda ise raporu düzenleyen hekimler arasında ruh ve sinir hastalıkları uzmanı bulunmakta ise de; söz konusu raporun kaza tarihinde yürürlükte olmayan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, dolayısıyla hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının psikolojik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya arasına getirtildikten sonra muayenesi de yapılarak kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında ve yasal mevzuata uygun şekilde (Yönetmelik’in 6. maddesi de dikkate alınmak suretiyle) kazadan sonra oluştuğu belirtilen "anksiyete bozukluğu" nedeniyle davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı, kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği, belirtilen anksiyete bozukluğunun süreklilik arz edip etmediği (ömür boyu sürüp sürmeyeceği) ve sürekli değilse ne kadar süre devam edeceği konusunda Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden içerisinde ruh sağlığı uzmanı da bulunan bir heyetten açıklayıcı, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre (usuli kazanılmış haklar da gözetilerek) karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. 3.5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak vekille temsil olunan davalıya verilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5c592fb43b6c65ac a61cb9428fbebb36 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 4. Hukuk Dairesi 2022/15051 E. , 2025/8054 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/808 E., 2022/808 K. İtiraz Hakem Heyeti davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte gelen davalı vekili Avukat ... geldi, davacı adına gelen olmadı. Davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 20.05.2025 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 02.08.2018 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu sigortalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, geçici ve sürekli iş göremezliğe uğradığını, yapılan ödemenin yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talebini 318.177,00 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümleri esas alınarak maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenecek vekalet ücretinin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kısmen kabulü ile 318.177,00 TL’nin yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin itirazın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan rapor ile medikal rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, raporun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, davacı ifadesinde kaza sonrası minibüs içerisinde savrulduğunu belirttiğinden emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması grektiğini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenecek vekalet ücretinin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza 02.08.2018 tarihinde meydana gelmiştir. Dosya kapsamında, davacı tarafından sunulan 26.08.2020 tarihli ... ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı raporunda; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik gereği davacının anksiyete bozukluğu nedeniyle maluliyet oranının %25 olarak belirlendiği, raporun 2 adli tıp uzmanı ile 1 beyin ve sinir cerrahi uzmanı hekim tarafından düzenlendiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar bahsi geçen rapor kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik dikkate alınarak düzenlenmişse de raporu düzenleyen heyette ruh ve sinir sağlığı hastalıkları uzmanı bulunmadığından hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Yargılama aşamasında düzenlenen ve hükme esas alınan raporda ise raporu düzenleyen hekimler arasında ruh ve sinir hastalıkları uzmanı bulunmakta ise de; söz konusu raporun kaza tarihinde yürürlükte olmayan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, dolayısıyla hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının psikolojik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya arasına getirtildikten sonra muayenesi de yapılarak kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında ve yasal mevzuata uygun şekilde (Yönetmelik’in 6. maddesi de dikkate alınmak suretiyle) kazadan sonra oluştuğu belirtilen "anksiyete bozukluğu" nedeniyle davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı, kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği, belirtilen anksiyete bozukluğunun süreklilik arz edip etmediği (ömür boyu sürüp sürmeyeceği) ve sürekli değilse ne kadar süre devam edeceği konusunda Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden içerisinde ruh sağlığı uzmanı da bulunan bir heyetten açıklayıcı, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre (usuli kazanılmış haklar da gözetilerek) karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. 3.5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak vekille temsil olunan davalıya verilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5c592fb43b6c65ac a61cb9428fbebb36 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı