Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2022/15023 E., 2025/8475 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/15023 E., 2025/8475 K. (26.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/15023
Karar No
2025/8475
Karar Tarihi
26.05.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2022/15023 E. , 2025/8475 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1507 E., 2022/1315 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesinde meydana gelen kazada davacının desteği ...'in vefat ettiğini, söz konusu olaya ilişkin olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığını ve bu soruşturma neticesinde, kazada ölen sürücü ... tam kusurlu olduğundan takipsizlik kararı verildiğini, yaşanan kazanın tek taraflı olup aracın sigortasının bulunmadığını, davalının 3. kişilere verilen zarardan sorumlu olduğunu belirtip fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yasa gereği davacılara müvekkili kurum tarafından tazminat ödemesi yapılmadığını, alacaklı ve borçlu sıfatı birleştiğinden davanın reddi gerektiğini, aksi durumda kusur ve tazminat yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 2016/690 E., 2018/695 K. sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulü ile 242.413,07 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 15.11.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 2019/238 E., 2019/252 K. sayılı ilamı ile, İlk Derece Mahkemesinin davaya Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı sonrasında davanın kısmen kabulüne 242.413,07 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 15.11.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 2019/1207 E., 2020/297 K. sayılı ilamı ile tazminat belirlenirken garame hesabı yapılıp yapılmayacağının araştırılması gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı sonrasında davanın kabulüne 242.413,07 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 15.11.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kaza tarihi itibariyle teminat limiti 50.000,00 TL olup işbu istinafa konu kararda 242.413,07 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedildiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, müteveffa ...'in, kendi sevk ve idaresindeki araçta dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal etmek suretiyle kazaya kendi kusuruyla sebebiyet verdiğinden müvekkil kurumun sorumlu olmadığını, alacaklı ve borçlu sıfatı birleştiğini, kazanın meydana geldiği yerin tarla vasfında olduğundan davalı kurumun herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müteveffa ...'in, 16.06.2017 tarihli bilirkişi raporu neticesinde %75 kusurlu bulunduğunu, davalı kurumun Güvence Hesabının sorumlu olmadığına ilişkin savunması saklı kalmak kaydıyla davalı aleyhine hüküm kurulması halinde %75 kusur oranının dikkate alınması gerektiğini, hükme esas alınan aktüer raporunun destek paylarının davacının yeniden evlenme ihtimali dikkate alınmadan anne ve babanın hayatta olup olmadığının tespiti yapılmadan sadece çocuklara destek payı verilerek hesaplama yapılmasından dolayı hatalı olduğunu beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanın açtığı destekten yoksun kalma tazminatı isteğinden kaynaklanmaktadır. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Dairemizce kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine çok uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselecektir. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır. Somut olayda, incelenen nüfus kaydına göre müteveffanın babasının kazadan sonra 29.11.2005 tarihinde vefat ettiği ancak babanın ölüm tarihine kadar olan payının değerlendirilmediği gibi desteğin annesinin hayatta olduğu nüfus kayıtlarından anlaşılmakla, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamada anne ve babanın payının ayrılmadığı( babanın destekten çıkması halinde payının anneye aktarılması gerektiği) dikkate alındığında, müteveffanın anne ve babasının destek paylarının yukarıda bahsedilen şekilde belirlenmesi için davalı lehine usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelenmeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3-Davacı vekili meydana gelen kazada desteğin öldüğünü açıklayıp davalı ... Hesabından destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş, İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile 242.413,07 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davalı vekili, kaza tarihinde geçerli teminat limiti olan 50.000,00 TL ile sorumlu olduklarını, teminat limitinden fazla olacak şekilde karar verildiğini beyan etmiştir. Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi gereği, aynı Kanunun 85. maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere, mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur. Zorunlu mali sorumluluk sigortasının yaptırılmaması durumunda Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereği, zorunlu mali sorumluluk sigortasının kaza tarihindeki limitleri dahilinde işletenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu ... karşılayacaktır. Somut olayda; kaza tarihinde geçerli, ölüm halinde kişi başına teminat limitinin 50.000,00 TL olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, 242.413,07 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kaza tarihindeki geçerli teminat limiti 50.000,00 TL olup, teminat limiti aşıldığı anlaşılmakla, teminat limiti değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı