Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2022/12412 E., 2025/8211 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/12412 E., 2025/8211 K. (21.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/12412
Karar No
2025/8211
Karar Tarihi
21.05.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2022/12412 E. , 2025/8211 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/91 E., 2022/1498 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.01.2018 tarihinde ... sevk ve idaresindeki aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde trafik kazası meydana geldiğini ve araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanarak malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde tüm kusurun araç sürücüsünde olduğunun tespit edildiğini, davacının kusura etkisinin olmadığını, kazaya karışan aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesinin davalı ... tarafından yapıldığını, zararların tazmini için davalı ... şirketine başvurulmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000.00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının (9.800,00 TL’si sürekli, 200,00 TL'si geçici olmak üzere) temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 23.09.2019 tarihli dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin dava değerini bilirkişi raporu doğrultusunda artırarak 19.500,64 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 201.939,83 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 221.440,47 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; aracın davalı ... şirketine sigortalı olduğunu, davacının geçici iş göremezlik zararlarının SGK tarafından karşılanması gerektiğini, bu nedenle davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, geçici iş göremezlik tazminatının sigorta teminatı kapsamı dışında olduğunu, davalının sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleriyle sınırlı olduğunu, söz konusu kazada hatır taşımasının olduğunu, bu nedenle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, tazminata yasal faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile 19.500,64 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 201.939,83 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 221.440,47 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 25.12.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesap raporunun hatalı ve fahiş olduğunu, itirazların dikkate alınmadığını belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 19.01.2018 tarihinde Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Özür Oranları Cetveli”nin "1. Omurgaya Ait Sorunlarda Özürlülük" başlıklı 1.1-1 alt maddesi ile “Alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Özürlülük Oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 21.11.2018 tarihli maluliyet raporuna göre davacının % 30 oranında engeli olduğu tespit edilmiş ve bu rapor hükme esas alınmıştır. Davacının yaralanmasına bağlı engellilik oranı alt ekstremiteye ve omurgaya (kalça, omurga, bacak kırığına bağlı) ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı muayene edilmek suretiyle, sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli’ne göre yukarıda açıklandığı şekilde, aralarında ortopedi uzmanının da bulunduğu, en yakın yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b31819b844eeb57e a01fa44487fffb24

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı