Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2022/11778 E., 2025/5752 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/11778 E., 2025/5752 K. (14.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/11778
Karar No
2025/5752
Karar Tarihi
14.04.2025

4. Hukuk Dairesi 2022/11778 E. , 2025/5752 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/617 E., 2022/884 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/752 E., 2022/21 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı asıl kredi borçlusu ... Boya İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. ve davalı müteselsil kefil ... hakkında alacağın tahsili için Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2018/7635 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, borçlu adına kayıtlı menkul ve gayrı menkul malların haczi talep edilmiş ise de, haczedilen malların davacı banka alacağını karşılayamadığını, kayıtlarında önceki tarihli birçok takyidat olduğu anlaşıldığını, dava konusu taşınmazların piyasa değeri ile orantısız bedellerle borcun doğumundan sonra takipten kısa süre önce devredilmesinin satış işlemlerinin kötü niyetle ve muvazaalı olarak yapıldığını ortaya koyduğunu, ticari işletme devri söz konusu olduğundan dava konusu taşınmaz devirlerine ilişkin tasarrufların İİK'nın 280/3. maddesi uyarınca iptal edilmesi gerektiğini belirterek dava konusu taşınmazlara ait devir tasarruflarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacının soyut nitelikteki iddiasının yerinde olmadığını, dava konusu satışların taraf iradelerine uygun ve gerçek satış işlemleri olduğundan ortada muvazaalı bir işlemin bulunmadığını, alacaklılara zarar verme kastının olmadığını, tasarrufun iptali talebinin yasal şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava şartlarının bulunmadığını, davacının almış olduğu herhangi bir aciz vesikası olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu devir işleminin gerçek satış olduğunu, davalılar arasında muvazaanın söz konusu olmadığını, müvekkilinin taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, dava konusu olayın İİK'nın 280. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istenilen bilirkişi giderinin davacı vekiline verilen kesin süreye rağmen yatırılmadığı, davacının davasını mevcut deliller çerçevesinde kanıtlayamadığı, davacı tarafından davasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yargılama devam etmekte iken mahkemece usulüne uygun olarak verilen süreye rağmen delil avansının yatırılmadığı, davanın niteliği gereği dava değerinin belirlenmesi ve iddianın incelenmesi için keşfin zorunlu olduğu, delil avansının yatırılmadığı takdirde başvurulan delilden vazgeçilmiş sayılacağı, bilirkişi incelemesi olmadan iddianın kanıtlanmasının imkanı bulunmadığından mahkemece yazılı olduğu şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf talebinin yerinde olmadığı, davalının ise istinaf talebi incelendiğinde tasarrufun iptali davalarında tasarruf edilenin tasarruf tarihinde belirlenen değeri ile icra takibine konu edilen alacağın hangisi az ise dava değeri olarak kabul edilmekte olup tasarruf edilen taşınmazların değeri belirlenemediğinden ve icra takibine konu alacak yönünden açılan itirazın iptali davası henüz sonuçlanmadığından dava dilekçesinde belirtilen 25.000,00 TL değere göre vekalet ücretinin hesaplanarak hükmedildiği, mahkemece yazılı olduğu şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı ...'in yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nin 353/1-b-.1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Yerel Mahkeme tarafından kesin süre verilerek yatırılması talep edilen avansın delil avansı olduğunu, gider avansı olmaması sebebiyle sırf bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Davalı ... temyiz dilekçesinde; tasarrufun iptali davalarında, takip konusu alacak tutarı ile iptal davasına konu tasarrufun değerinden hangisi az ise, o değer üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre nispi avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğini, eldeki davada davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığını, davacının ayrı ayrı açabileceği davaları tek bir davada açtığını, bu nedenle vekil ile temsil edilen her davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, delil avansı yatırılmamasının yalnızca bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılması sonucunu doğuracağını, davanın red sebebinin iddianın ispatlanamaması olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalı ...'in tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya ve davalı ...'e yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4dbce615c4d8ae09 3f6bd1da2c05fe99 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 4. Hukuk Dairesi 2022/11778 E. , 2025/5752 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/617 E., 2022/884 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/752 E., 2022/21 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı asıl kredi borçlusu ... Boya İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. ve davalı müteselsil kefil ... hakkında alacağın tahsili için Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2018/7635 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, borçlu adına kayıtlı menkul ve gayrı menkul malların haczi talep edilmiş ise de, haczedilen malların davacı banka alacağını karşılayamadığını, kayıtlarında önceki tarihli birçok takyidat olduğu anlaşıldığını, dava konusu taşınmazların piyasa değeri ile orantısız bedellerle borcun doğumundan sonra takipten kısa süre önce devredilmesinin satış işlemlerinin kötü niyetle ve muvazaalı olarak yapıldığını ortaya koyduğunu, ticari işletme devri söz konusu olduğundan dava konusu taşınmaz devirlerine ilişkin tasarrufların İİK'nın 280/3. maddesi uyarınca iptal edilmesi gerektiğini belirterek dava konusu taşınmazlara ait devir tasarruflarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacının soyut nitelikteki iddiasının yerinde olmadığını, dava konusu satışların taraf iradelerine uygun ve gerçek satış işlemleri olduğundan ortada muvazaalı bir işlemin bulunmadığını, alacaklılara zarar verme kastının olmadığını, tasarrufun iptali talebinin yasal şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava şartlarının bulunmadığını, davacının almış olduğu herhangi bir aciz vesikası olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu devir işleminin gerçek satış olduğunu, davalılar arasında muvazaanın söz konusu olmadığını, müvekkilinin taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, dava konusu olayın İİK'nın 280. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istenilen bilirkişi giderinin davacı vekiline verilen kesin süreye rağmen yatırılmadığı, davacının davasını mevcut deliller çerçevesinde kanıtlayamadığı, davacı tarafından davasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yargılama devam etmekte iken mahkemece usulüne uygun olarak verilen süreye rağmen delil avansının yatırılmadığı, davanın niteliği gereği dava değerinin belirlenmesi ve iddianın incelenmesi için keşfin zorunlu olduğu, delil avansının yatırılmadığı takdirde başvurulan delilden vazgeçilmiş sayılacağı, bilirkişi incelemesi olmadan iddianın kanıtlanmasının imkanı bulunmadığından mahkemece yazılı olduğu şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf talebinin yerinde olmadığı, davalının ise istinaf talebi incelendiğinde tasarrufun iptali davalarında tasarruf edilenin tasarruf tarihinde belirlenen değeri ile icra takibine konu edilen alacağın hangisi az ise dava değeri olarak kabul edilmekte olup tasarruf edilen taşınmazların değeri belirlenemediğinden ve icra takibine konu alacak yönünden açılan itirazın iptali davası henüz sonuçlanmadığından dava dilekçesinde belirtilen 25.000,00 TL değere göre vekalet ücretinin hesaplanarak hükmedildiği, mahkemece yazılı olduğu şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı ...'in yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nin 353/1-b-.1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Yerel Mahkeme tarafından kesin süre verilerek yatırılması talep edilen avansın delil avansı olduğunu, gider avansı olmaması sebebiyle sırf bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Davalı ... temyiz dilekçesinde; tasarrufun iptali davalarında, takip konusu alacak tutarı ile iptal davasına konu tasarrufun değerinden hangisi az ise, o değer üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre nispi avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğini, eldeki davada davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığını, davacının ayrı ayrı açabileceği davaları tek bir davada açtığını, bu nedenle vekil ile temsil edilen her davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, delil avansı yatırılmamasının yalnızca bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılması sonucunu doğuracağını, davanın red sebebinin iddianın ispatlanamaması olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalı ...'in tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya ve davalı ...'e yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4dbce615c4d8ae09 3f6bd1da2c05fe99 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı