Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2022/10007 E., 2025/7993 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/10007 E., 2025/7993 K. (15.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/10007
Karar No
2025/7993
Karar Tarihi
15.05.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2022/10007 E. , 2025/7993 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1111 Esas 2022/1085 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yardım gönüllülerini taşıyan Mavi Marmara isimli gemi ile Gazze'ye insani yardım götürmek amacıyla uluslararası sularda seyrederken İsrail Devleti silahlı güçleri tarafından uygulanan saldırı nedeniyle yaralandığını, kötü muameleye ve psikolojik işkenceye maruz kaldığını belirterek 28.06.2016 tarihli Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail Devleti Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşmasına göre 60.000,00 TL manevi tazminat ile el konulan cep telefonu ve 20.000,00 USD yönünden şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili talep edilmiş; bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini 31.224,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, uyuşmazlığın idari yargıda görülmesi gerektiğini, hükmedilecek tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye yol açmaması gerektiğini, yasal hasım konumunda olduklarından aleyhlerine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İsrail Devleti tarafından sadece insani sebeplerle hareket eden, silah bulundurmayan ve silahlı eylemde bulunmak gibi bir amaç da taşımayan kişilere yönelik, gereklilik ve ölçülülük ilkelerine aykırı biçimde müdahale edildiği, bu müdahalenin haksız fiil niteliğinde olduğu, hukuka uygun ve meşru kullanılmayan egemen güce dayalı davaya konu eylemlerin manevi tazminatı gerektirdiği ancak maddi tazminat talebine ilişkin yazılı delil bulunmadığından ispatlanamayan istemin reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminatın 31.05.2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline; maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İsrail Devleti'nin haksız saldırısı nedeniyle Mavi Marmara gemisinde yolcu olarak bulunan davacının manevi olarak zarara uğradığı konusunda tereddüt olmadığı, olay tarihi, olayın gelişim süreci ve davacının yaralanma derecesi değerlendirildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğu; maddi zararın ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İsrail Devleti'nin tüm dünyanın gözü önünde yapmış olduğu hukuk dışı muamele ve işkence nedeniyle hükmedilen manevi tazminatın yetersiz ve kabul edilemez miktarda olduğunu, manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun olmadığını; saldırının niteliği değerlendirildiğinde maddi tazminatın ancak tanıkla ispatlanabileceğini, tanık beyanlarına itibar edilmeyerek maddi tazminat isteminin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açacak miktarda olduğunu, davada yasal hasım konumunda olduklarından vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden muaf tutulmaları gerektiğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından ek kararla yararlarına vekalet ücretine hükmedildiğini, ancak bu ek kararın Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilmediğini, infazda sorun teşkil edeceğini, faizin dava tarihinden işletilmesi gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; Gazze'ye insani yardım götürmek amacıyla yardım gönüllülerini taşıyan Mavi Marmara isimli gemide yolcu olarak bulunan davacının İsrail Devleti silahlı güçleri tarafından uygulanan saldırı nedeniyle yaralandığı, kötü muameleye ve psikolojik işkenceye maruz kaldığı iddiası ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi (6098 sayılı TBK 56) hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda; olayın oluş şekli, olay tarihi, davacının maruz kaldığı kötü muamele ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Davacı yararına daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı