Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/836 E., 2025/4659 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/836 E., 2025/4659 K. (08.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/836
Karar No
2025/4659
Karar Tarihi
08.10.2025

3. Hukuk Dairesi 2025/836 E. , 2025/4659 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1806 E., 2024/775 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/675 E., 2023/621 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davacı ile davalılar arasında davalılara ait 44 parsel sayılı taşınmaza davacı tarafından hastane yapılması ve buna karşılık 10 yıl süre ile kullanması hususunda sözleşme imzalandığını, sözleşme bitiminde taraflar arasında kira protokolü imzalandığını, davacının taşınmaza faydalı masraflar yaptığını, talep edilmesine rağmen davalıların masraf bedelini ödemediklerini ileri sürerek, 438.899,28 TL faydalı ve zorunlu masraf bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar .. .. ve .. vekili; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, müvekkillerinin taşınmazda 1/4'er hisse sahibi olduklarını, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının bedelsiz kullanım süresi dolduktan sonra kira sözleşmesi kapsamında fiilen uygulanmaya başlandığını, taraflar arasında imzalanmış bir kira sözleşmesi mevcut iken dava açılmasında hukuki yararı bulunmadığını, davacının alacağı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince davaya bakma görevinin sulh hukuk mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle verilen görevsizlik kararının Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılması üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; taraflar arasında yapılan yap-işlet-devret sözleşmesinin henüz feshedilmediği, kira sözleşmesinin 8. maddesinde herhangi bir vade öngörülmediği, söz konusu hastahanenin hala davacının kullanımında olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; taraflar arasındaki ihtarlar ve sair davalar nedeni ile davalının mütemerrit olduğunu, imalatların tamamının kalıcı ve mevzuatın zorunlu kıldığı nitelikte bulunduğunu, imalatlar için ruhsat alındığını, sözleşmenin sui generis sözleşme olduğunu, imalat bedellerinin talep edilebilmesi için tahliye gerekmediğini, davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ifa zamanı gelmemiş alacaklar için açılan davalarda dava şartı olan hukuki yarar bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, kiralanana yapılan faydalı zorunlu masraf bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 1.Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin devam etmesine ve kiralananın tahliyesi gerçekleşmedikçe kiralanana yapılan faydalı ve zorunlu masraf bedelinin talep edilemeyeceğinin anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/h maddesi uyarınca, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması bir dava şartıdır. Somut uyuşmazlıkta; kiralanana yapıldığı iddia edilen faydalı ve zorunlu masraflar, kiralanan tahliye edilip kiraya verenin hakimiyetine geçmedikçe talep edilemez. Dolayısıyla tahliye gerçekleşmeden dava açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Esasen bu husus, İlk Derece Mahkemesinin de kabulündedir. Hal böyle olunca İlk Derece Mahkemesince; karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2 maddesi uyarınca, davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanunun 370/2 maddesi uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hükmün 4. bendinde yer alan " 67.446,00 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "17.900,00 TL maktu" ibaresi yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı