3. Hukuk Dairesi 2025/833 E. , 2025/4860 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1366 E., 2024/1332 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2024/27 E., 2024/160 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan 01.03.2018 tarihli sözleşmeyle, .. İli, .. Beldesi, .. Mahallesi, .. Mevkiinde bulunan ve 2 08... parselde kayıtlı .. Blok .. nolu bağımsız bölümün satışı konusunda anlaşılarak, 61 aylık ödeme planı içerisinde toplamda 540.000,00 TL'nin taksitler halinde ödenmesi için 61 adet bono düzenlendiğini, sözleşme uyarınca dairenin 15.03.2018 tarihinde devrinin gerçekleştirileceğinin taahhüt edildiğini, ancak davalıya gönderilen ihtarnameye rağmen tescil ve devir işleminin yapılmadığını ileri sürerek; davalı şirket yedindeki 495.000,00 TL değerindeki bonoya ilişkin müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile ile müvekkili tarafından ödenen 45.000,00 TL'nin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; taraflar arasındaki anlaşma uyarınca tapu devrinin 30. taksitin ödenmesi sonrasında 20.09.2020 tarihinde yapılacağını, davaya konu bağımsız bölümün 08.03.2018 tarihinde davacıya fiilen teslim edildiğini, davacının halen taşınmazı kullandığını, kendi kullanımında bulunmasına rağmen davacının aidat ve kömür alacaklarının dahi ödemediğini savunarak; davanın reddini, aksi kanaatte ise taşınmazın fiilen ve boş olarak taraflarına teslim edileceği tarihe kadar işleyecek kira kaybına dayalı ecrimisilin dönemsel yasal faizi ile birlikte, ödenen aidat ve yakıt alacaklarından aidatların güncellenmiş değerinin yasal faizi ile birlikte ve yakıt alacaklarının ise döviz cinsinden aynen değerinin mahsubunu talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının taraflarca sözlü olarak anlaşılarak teslim ve tapu devir tarihinin 20.09.2020 tarihi olarak değiştirildiğini iddia ettiği, bu hususta yemin metni sunulması üzerine davacı tarafça usulüne uygun yemin eda edildiğinden davalının iddiasını ispat edemediği, davalının sözleşmede belirlenen 15.03.2018 teslim tarihinde daireyi teslim etmediği ve davacının sözleşmeden dönmekte haklı olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacının toplam 495.000,00 TL değerinde bonolardan davalıya borçlu olmadığının tespitine ve ödediği 45.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; taraflarca tapu devrinin 30. taksit ödemesinden sonra 20.09.2020 tarihinde yapılacağının kararlaştırıldığını, bu hususta tanık ve yemin deliline dayandıklarını ancak davacının yemin ettiğini, tanık delili yönünden Mahkemece bir değerlendirme yapılmadığını, taşınmazın 08.03.2018 tarihinde teslim edildiğini ve halen davacının kullanımında olduğunu, müvekkil şirketin temerrüde düşmediğini, taşınmazın fiilen ve boş olarak taraflarına teslim edileceği tarihe kadar işleyecek kira kaybına dayalı ecrimisilin dönemsel yasal faizi ile birlikte, ödenen aidat ve yakıt alacaklarından aidatların güncellenmiş değerinin yasal faizi ile birlikte, yakıt alacaklarının ise döviz cinsinden aynen değerinin mahsubunu talep etmiş olmalarına rağmen Mahkemece bu hususta bir değerlendirme yapılmadığını, kaldırma kararı sonrasında yeniden karar verilmesi nedeniyle bakiye karar ve ilam harcının tahsilde tekerrür olmamak üzere tahsiline karar verilmesi gerekirken bu hususta da karar verilmediğini, karar verilen celsede mazeret dilekçesi sunulduğu halde mazeretleri hakkında bir değerlendirmede bulunulmadan yokluklarında hüküm tesisinin hukuki dinlenilme hakkının ihlali olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını talep edilmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, harici satış sözleşmesi nedeniyle ödenen bedelin istirdadı ve düzenlenen senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, taraflar arasında imzalanan 01.03.2018 tarihli harici taşınmaz satış sözleşmesinde davaya konu dairenin 15.03.2018 tarihinde davacıya devrinin gerçekleştirileceğinin taahhüt edilmesine rağmen devrin gerçekleştirilmediği, buna karşın davalı yanın devrin 30. taksit ödemesinden sonra 20.09.2020 tarihinde yapılacağı konusunda davacı ile sözlü olarak anlaşıldığı iddiasını herhangi bir belge ile ispat edemediği, bu hususta davalı tarafça teklif edilen yeminin davacı tarafça eda edilmediği, dava konusunun miktar itibariyle tanıkla ispat sınırının üzerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesinin Gelir İdaresi Başkanlığı .. Vergi Dairesi Müdürlüğüne hitaplı yazdığı 26.04.2024 tarihli müzekkere ile mükerrer bakiye karar ve ilam harcı tahsilinin önlendiğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.