Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/404 E., 2025/3065 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/404 E., 2025/3065 K. (27.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/404
Karar No
2025/3065
Karar Tarihi
27.05.2025
Konu
Tapu

3. Hukuk Dairesi 2025/404 E. , 2025/3065 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2012/482 E., 2013/1059 K. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davacının 1989 yılında Bulgaristan’dan zorunlu göçe tabi tutularak Türkiye’ye geldiğini, Devlet Bakanlığınca hazırlanan Bursa-Kestel göçmen evleri projesi kapsamında borçlandırılarak konut satın aldığını, bu bağlamda 7.000.000 TL ( eski para) peşinat ödediğini, bu ödemenin konut maliyetinden düşülmesi gerekirken düşülmediğini ileri sürerek, bu ödemenin güncelleştirilmesini ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL’nın yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiş, ıslah ile talebini 11.941,98 TL’ye çıkartmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili; kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu ve davanın haksız olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.11.2011 tarihli kararıyla; davacıdan alınan peşinatın sözleşme imzalanması esnasında veya taksit ödemeleri sırasında mahsup edilmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile toplam 11.941,98 TL’nin, yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı davalı vekilince temyiz yoluna başvurulmuştur.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 11.01.2012 tarihli ilamıyla; Mahkemece yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, borçlandırma işleminin başlangıcında mahsuplaşma yapılıp yapılmadığı, konutun maliyet bedeli, borçlandırma bedelinden yüksek olduğu takdirde davacının maliyet bedelinden borçlanmayı kabul ettiği halde daha düşük miktarda borçlandırılmasının kabul edilebilir açıklaması yaptırılmalı, ödenmesi gereken taksitlerden mahsup işlemi yapılıp yapılmadığı dosya içindeki ve emsal dosyalardaki listeler ve yazışmalar değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; emsal Yargıtay ilamları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında mahsubun yapıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; maliyet hesaplarının hatalı olduğunu, maliyet hesapları konusunda yeniden inceleme yapılması gerektiğini, maliyet hesaplarında yapılan uyarlamanın yasal olmadığını, sosyal yardımlaşma fonlarından gelen paraların yapılan hesaplamalarda dikkate alınmaması nedeniyle maliyetlerin yüksek çıktığını, Ziraat Bankası tarafından gönderilen listenin hukuki geçerliliğinin olmadığını ve ödeme planına (itfa planına) itiraz ettiklerini, mahsup işleminin yapılmadığını, kararın usul ve Kanuna aykırı bulunduğunu belirterek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sosyal konut projesinden konut sahibi olabilmek için yatırılan peşinatın konutun teslimi için yapılan sözleşmede belirlenen borçlanma miktarından mahsup edilmemesi nedeniyle alacağın tahsili istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacının, Devlet Bakanlığı koordinatörlüğünde yapılan göçmen konutlarından daire satın aldığı, ilerde maliyet hesabından mahsup edilmek üzere 7.000.00 TL (eski para) ödediği, konutun davacıya teslim edilip tapuda devir işleminin yapıldığı, davacının dava dışı bankadan kredi kullanıp ödeme yaptığı, ancak maliyet hesabı çıkarıldığında arada oluşacak farkı da aynı koşullarda ödemeyi taahhüt ettiği konusunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, davacının yaptığı peşin ödemenin maliyet hesabına göre borçlandığı anlaşılan davacı borcundan mahsup edilip edilmediği hususundadır. Mahkemece, emsal yargıtay kararı, kurum içi yazışmalar dikkate alınarak davacının yatırmış olduğu peşinatın mahsup edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı ile dava dışı banka arasında imzalanan borçlanma sözleşmesinin 1. maddesinde "...borçlu, yukarıda belirtilen miktarın kullandırılmış krediye göre saptanmış olduğunu, borçlanmaya esas kesin maliyetin, inşaatın tamamlanması aşamasından sonra yapılacak kesin hesaplardan sonra tespit edileceğini ve kesin hesap sonucu bulunacak maliyete göre borç miktarının artması halinde, artan miktar için de işbu borçlanma sözleşmesinin aynen takbik edileceğini, bankaca kesin hesap şekline herhangi bir itirazı olmayacağını peşinatın ve taksit tutarlarının artış oranına göre yeniden belirlenecek bu sözleşme hükümlerine göre ödeneceğini, kabul ve beyan eder. " şeklinde düzenlenmeye yer verildiği, dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacının dava dışı bankadan kredi kullanıp borçlanma sözleşmesi ile 65.312.348 TL, borçlandırma senedi ile 10.413.607 TL olmak üzere toplam 75.725.955 TL ( eski para ) kredi kullanıp ödeme yaptığı, ancak maliyet hesabı çıkarıldığında arada oluşacak farkı da aynı koşullarda ödemeyi taahhüt ettiği, borçlanma sözleşmelerinin ileride doğacak ilave maliyeti de kapsayacak şekilde düzenlendiği, Devlet Bakanlığınca konutun kesin maliyet hesabının her bir daire için 90.000.000 TL (eski para) olarak belirlendiği, kesin maliyet hesabının resmi verilere göre hazırlanması ve o tarihte taraflar arasında herhangi bir husumet bulunmaması nedeniyle bu kesin maliyet hesabına itibar edilmesi gerektiği, davacının ödediği bedelin sözkonusu maliyet hesabının altında kaldığı ve bu durumda borçlandırma işleminin başlangıcında mahsuplaşmanın yapıldığının kabulü gerektiği, hal böyle olunca bu gerekçeyle; davanın reddine karar verilmesi gerekirken, az yukarıda belirtilen gerekçeyle, davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen geçici 3. maddenin atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7 maddesi uyarınca temyiz olunan Mahkeme kararının gerekçesi düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı tarafın temyiz itirazlarının reddine, 2. Mahkeme kararının gerekçesi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e6402b9b73c4b7be 88e500483c2a9553

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı