Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/37 E., 2025/3435 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/37 E., 2025/3435 K. (19.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/37
Karar No
2025/3435
Karar Tarihi
19.06.2025
Konu
Tazminat, Tapu

3. Hukuk Dairesi 2025/37 E. , 2025/3435 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/734 E., 2024/1722 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/268 E., 2022/775 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davalının ... 1. Noterliğinin 24.02.1981 tarihli ve ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile adına kayıtlı 262 m²'lik taşınmazı bedelini peşin alarak müvekkiline sattığını, taşınmazda satılamaz şerhi bulunduğundan müvekkiline devredilemediğini, Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/233 E. sayılı dosyası ile açılan tapu iptal ve tescil davasının zamanaşımından reddedildiğini, davalının zamanaşımı itirazında bulunduğu 27.08.2018 tarihi itibariyle ifanın imkansız hale geldiğini, bu nedenle sözleşmeye konu taşınmazın sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiği tarih itibariyle değerinin tespiti ile davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak üzere satış vaadine konu taşınmazın ifanın imkansız olduğu tarihteki değerinin tespiti ile şimdilik 40.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; tapudaki satılamaz şerhi 21.10.2004 tarihinde kalktığından davanın zamanaşıma uğradığını, ifanın imkansız hale gelmesinin sorumlusunun zamanaşımı süresinde talep hakkını kullanmayan davacı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafın cevap dilekçesiyle zamanaşımı itirazında bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 1981 yılında imzalandığı, tapudaki satılamaz şerhinin 21.10.2004 tarihinde kaldırıldığı, bu tarih itibariyle artık ifa imkanının doğduğu ve 10 yıllık zamanaşımı süresinin bu tarihten itibaren başladığı, yine davacı tarafça Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/233 E. sayılı dosyası ile söz konusu satış vaadi sözleşmesine dayanılarak tapu iptal ve tescil davası açıldığı ve 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, işbu ilamın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, sözleşmedeki hakların 22.10.2014 tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; süresi içinde, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 10 yıllık zamanaşımı süresinin davanın açıldığı tarih itibariyle dolduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; süresi içinde, davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; tapuyu vermekten kaçınan davalının sebepsiz zenginleştiğini, dava tarihi itibariyle alacağın zamanaşımına uğramadığını ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin ifa edilmemesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. 1. Taraflar arasında düzenlenen 24.02.1981 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin noter tarafından kanuni geçerlilik şartlarına uygun olarak düzenlenmiş geçerli bir sözleşme olduğu, sözleşme ile davalının dava konusu taşınmazı davacıya sattığı, ancak sözleşmeye konu taşınmazın devri için açılan tapu iptali ve tescil davasının zamanaşımı nedeniyle reddedildiğinin Mahkeme kararı ile kesinlik kazandığı, bu haliyle üstlenilen edimin ifasının imkansız hale geldiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı alıcı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 112. maddesi uyarınca uğradığı müspet zararı isteyebilecektir. Dava, anılan Kanun'un 146. maddesine göre 10 yıllık zamanaşımına tabi olup, zamanaşımı, ifanın imkansız hale geldiği tarihte başlar. 2. Somut olayda; davacı tarafından davalı aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davasının kesinleştiği 29.11.2021 tarihi akdin ifasının imkânsız hale geldiği tarih olup, dava tarihine kadar geçen sürede 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır. Bu nedenle davanın esasına girilip, taraf delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken Mahkemece, bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5d5f3359d8bcf78c d1a74ebd2d895696

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı