3. Hukuk Dairesi 2025/343 E. , 2025/4236 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1194 E., 2024/1944 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 17. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/338 E., 2023/170 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin İzmir 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/7 satış sayılı dosyasında 09.10.2018 tarihinde yapılan ihale sonucu iki adet taşınmazı satın aldığını, 2.562.057,89 TL ihale bedelini 18.10.2018 tarihinde depo ettiğini, ancak açılan ihalenin feshi istemli davanın kabulüne karar verilerek kesinleşmesi üzerine müvekkiline 06.10.2021 tarihinde depo ettiği ihale bedelinin nemalandırılmış haliyle iade edildiğini, her ne kadar satış müdürlüğü tarafından depo edilen para vadeli hesapta nemalandırılmış ise de bu nemalandırılan bedelin müvekkilinin zararını karşılamaya yetmediğini, söz konusu ihalenin feshine sebep olan olayın davalı çalışanının yapmış olduğu tebligatın usulsüz olmasından kaynaklandığını, bu durumun açıkça hizmet kusuru olduğunu, müvekkilinin faizle karşılanmayan zararından davalı tarafın sorumlu olduğunu ileri sürerek; şimdilik 50.000,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 20.02.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 1.056.040,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; davanın müvekkiline yöneltilmesinin doğru olmadığını, satış ilanı ve tebligatların usulüne uygun olarak yapıldığını, öncelikle bir zararın oluşmadığını, satış müdürlüğünce ihale bedelinin vadeli hesapta depo edildiğini, anılan deponun faiz getirisinin düşük olmasının şirketin kusuru ve dahilinde olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ihale dosyasında tebligatın davacıya usulsüz tebliğ edilmesi nedeniyle ihalenin feshine ilişkin verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, davacının ilk ihale bedelini depo ettiği tarihten dava tarihine kadar yaklaşık 3 yıllık sürenin geçtiği, bu süre zarfında ülkede yaşanan ekonomik dalgalanmalar, enflasyonist ortam ve paranın satın alma gücünde meydana gelen azalmadan dolayı davacının yatırmış olduğu paranın faiz geliri ile gerçek değerinin korunamadığı, davacının zarara uğradığı ve denkleştirici adalet prensibi gereği denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunun alındığı, ülkedeki posta işlerini tek satıcı olarak yerine getiren PTT'nin çalışanı tarafından tebligatın usulüne uygun olarak yapılmamasından kaynaklananan hizmet kusuru nedeniyle davalının çalışanının kusurundan sorumlu olması gerektiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 1.056.040,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ihalenin feshedilmesi ile birlikte davacıya yatırmış olduğu ihale bedelinin nemalandırılmak suretiyle faizi ile birlikte iade edildiği, davacının iade edilen miktardan daha fazla zararı olduğuna ilişkin iddiasının da yasal ve yazılı deliller ile ispatlanamadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalı yanın zarar oluşmadığı yönünde bir iddiasının olmadığını, Mahkeme tarafından yapılan bilirkişi incelemesinde paranın değer kaybının hesaplandığını, müvekkilin gayrimenkul yatırımı yaptığını, aynı taşınmazı ihale ile tekrar alındığı sabit iken istinaf mahkemesinin somut zararın ispat edilemediği yönündeki yorumunun hatalı olduğunu, somut zarar ispatının katı şekilde yorumlanmasının Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet kusuru nedeniyle doğduğu ileri sürülen zararın karşılanmayan kısmının tahsili istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarının doğru şekilde belirlendiği, ekonomik koşullardaki olumsuzluklar nedeniyle paranın satın alma gücünde meydana gelen azalmanın, tek başına davacının bir zararının varlığının ispatı olmayacağı, davacının somut bir zarar olgusuna dair bir iddiada bulunmadığı gibi bu yönde ispata yeter herhangi bir delil de sunmadığı anlaşılmakla, davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5dcdc8e5e42d7956 3ace51cf4b4c2d36