3. Hukuk Dairesi 2025/2661 E. , 2025/4841 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/472 E., 2025/456 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/726 E., 2024/512 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davalı ... Başkanlığı'nın 27.12.2018 tarihli kararı ile, davalı ... ile müvekkili şirket arasında 20.04.2004 tarihinde 2276 parsel numaralı arsa tahsisi için imzalanan tahsis sözleşmesinin iptaline karar verildiğini, sonrasında Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği kapsamında, müvekkili şirkete arsa payı bedeli ve parsel üzerinde müvekkili şirket tarafından inşa edilen binaya karşılık yapı bedelinin ödenmediğini, iptal tarihinde yürürlükte olan Organize Sanayi Bölgeleri Yönetmeliği'nin 110. maddesinde de, ilk mali yılda bütçeye konularak iade bedellerinin ödenmesi gerektiğinin hükme bağlandığını, davalı ... Bölgesince 24.11.2023 tarihli ihtarnamenin müvekkili şirkete 04.12.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, bu ihtarnamede 27.11.2018 tarihli ve 2018/16-1 sayılı tahsis iptal kararlarının gereği olarak, 21.11.2023 tarih ve 2023/31 sayılı karar ile Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/ 158 D. iş sayılı dosyası ile gerçekleşen bilirkişi raporunda güncel parsel değerinin 1.512.527,94 TL ve parsel üzerindeki yapı bedelinin 14.960.400,00 TL olarak belirlendiği, bu bedellerin müvekkilin aidat borcu düşülerek müvekkiline ait hesap numarasına 30.11.2023 tarihinde yatırıldığının ihtar edildiğini, müvekkili şirkete ait yapının yeni katılımcıya tahsisi amacıyla rızasının olmadığı tutarda ödeme belirlendiğini, ayrıca Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/158 D. iş sayılı dosyasında davalı ... Bölgesinin talebiyle yapılan keşif neticesinde bilirkişi raporu ile belirlenen tutarın doğru olmadığını, müvekkilinin inşa ettiği yapı bedelinin eksik hesaplandığını ileri sürerek; ile davalının 27.12.2018 tarihli ve 2018/16-1 sayılı tahsis iptali kararı ile 21.11.2023 tarihli 2023/31 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; taraflar arasında satış vaadi ile Taksitli Arsa Tahsis Sözleşmesi imzalandığını, ancak davacı şirketin sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkili ... Başkanlığının 27.12.2018 tarihli 2018/16-1 sayılı kararı ile tahsisin iptaline karar verildiğini, davacı şirketin tahsis iptali kararının iptali amacıyla Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2019/194 E., sayılı davayı açtığını ancak davanın reddedildiğini, davacı şirketin iddia ettiği şekilde tahsis iptal bedelinin iade edilmemesi gibi bir durum olmadığını, ayrıca bedelin iade edilmemesinin alınan Yönetim Kurulu kararını hukuka aykırı hale getirmediğini, ödemelerin zamanında yapılmaması hususunun Organize Sanayi Bölgeleri Yönetmeliği’nin 59. maddesinde düzenlendiğini, katılımcının geç ödemeden kaynaklı faiz ve tazminat talep edemeyeceğini, şayet geç ödemeden kaynaklı bir talep varsa bunun ayrı bir davaya konu edilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından yapılan işlemlerin kanuna ve mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında Mahkemenin 2019/194 E., sayılı dosyasında istinaf incelemesi sonucunda verilen 05.07.2023 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararına göre, davacı şirketin yönetmelikte belirtilen sürelerde inşaatı tamamlayarak yapı kullanma izin belgesi gibi gerekli belgeleri almadığı, tüm uyarılara rağmen yasal eksiklikleri gidermediği için tahsis iptal kararının yerinde olduğu, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nda ve Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinde tahsis iptal bedelinin zamanında ödenmemesi halinde iptal kararının iptali gerektiğine dair bir düzenleme bulunmadığı, davalı ... Kurulunun 21.11.2023 tarihinde yapılan toplantısında alınan 2023/31 sayılı karar ile güncel parsel bedeli olan 1.512.527,94 TL ile parsel üzerindeki yapı bedeli olan 14.960.400,00 TL'den davacı şirketin borçları düşüldükten sonra kalan 16.456.073,09 TL parsel ve yapı bedelinin 30.11.2023 tarihinde ödenmesine karar verildiği, davacı şirkete kararın 24.11.2023 tarihli ihtarname ile bildirildiği, söz konusu bedelin 25.11.2023 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan yeniden değerleme oranına göre güncellenerek toplam 16.036.142,54 TL bedelin 30.11.2023 tarihinde karşı tarafın banka hesabına ödendiği, davacı şirketin 30.11.2023 tarihinde banka hesabına gönderilen parayı, 04.12.2023 tarihinde davalı ... Bölgesinin banka hesabına “kabul edilmeyen usulsüz ödeme iadesi” açıklamasıyla iade ettiği, bunun üzerine davalı tarafından 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/68 D.iş sayılı dosyasıyla tevdii mahalli tayini talep edilerek söz konusu tutarın açılan banka hesabına 18.12.2023 tarihinde yatırıldığı, buna göre de davalı ... Bölgesinin yönetmelik hükümlerine göre hareket ettiği ve davanın ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin gerekçeli kararının davacı vekiline 17.03.2025 tarihinde elektronik posta yolu ile tebliğ edildiği, davacı vekilince 02.04.2025 tarihinde istinaf başvuru ve karar harçlarının yatırıldığı, istinaf başvuru dilekçesinin ise 08.04.2025 günü UYAP sistemi üzerinden sunulduğu, istinaf hakkının kullanılabilmesi için sadece istinaf harcının yatırılması yeterli olmayıp kanun yolu başvuru dilekçesinin de fiziki ortamda havale ettirilmesi ya da UYAP üzerinden gönderilmesi gerektiği, buna göre istinaf dilekçesinin kaydedildiği tarihte kararın temyiz edilmiş sayılacağının kabul edildiği, gerekçeli kararın davacı vekiline tebliğ edildiği 17.03.2025 tarihinden itibaren Ramazan Bayramı nedeniyle iki haftalık istinaf süresinin son gününün 02.04.2025 tarihi olduğu davacı vekilince istinaf başvuru dilekçesinin bu süreden sonra 08.04.2025 tarihinde sisteme kaydedildiği, istinaf başvurusunun süresinde yapılmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Mahkemeye 09.05.2025 tarihinde sunulan dilekçe kapsamında dosyaya gönderilen üst yazıda, istinaf harçlarının 02.04.2025 tarihinde ikmal edildiğini, aynı gün UYAP sistemi üzerinden istinaf başvuru dilekçesinin gönderildiğinin belirtildiğini, istinaf dilekçesinin de harçların ödendiği tarih olan 02.04.2025 tarihinde UYAP sistemine gönderildiğini, ancak bu dilekçe UYAP sistemine eklenirken maddi hata neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş bir istinaf dilekçesinin bu dosyaya gönderildiğini, Bölge Adliye Mahkemesine aynı gün ve saatte gönderilen istinaf harçlarına dair evrakın da yer aldığını, idari tatil olması nedeniyle maddi hata sonucu sehven gönderilen istinaf başvuru dilekçesinin ancak 08.04.2025 tarihinde fark edildiğini, bunun üzerine derhal düzeltme yapılıp doğru dilekçesinin sisteme gönderildiğini, bu itibarla istinaf başvurusunun süresinde olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, istinaf başvurusunun yasal süresi içinde yapılıp yapılmadığı hususuna ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayıl Kanun) 345. maddesine göre; “(1) İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilâmın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır.” Somut olayda; her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince, gerekçeli kararın davacı vekiline tebliğ edildiği 17.03.2025 tarihinden itibaren Ramazan Bayramı nedeniyle istinaf başvuru süresinin son gününün 02.04.2025 tarihi olduğu, davacı vekilince istinaf başvuru dilekçesinin bu süreden sonra 08.04.2025 tarihinde sisteme kaydedildiği, bu itibarla başvurunun süresinde olmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiş ise de, İlk Derece Mahkemesinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderdiği 09.05.2025 tarihli yazıda; davacı vekilince ibraz edilen 09.05.2025 tarihli dilekçe doğrultusunda yapılan incelemede, davacı vekilince istinaf harçlarının 02.04.2025 tarihinde ikmal edilerek aynı gün UYAP sistemi üzerinden istinaf başvuru dilekçesinin gönderildiği, ancak 02.04.2025 tarihli istinaf başvuru dilekçesinin UYAP sistemine eklenirken davacı tarafça sehven İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gereken istinaf dilekçesinin Mahkemeye gönderildiğinin anlaşılması üzerine, davacı vekili tarafından 08.04.2025 tarihinde Mahkeme dosyasına ait istinaf başvuru dilekçesinin UYAP sistemi üzerinden gönderildiği bildirilip, bu yazı ekinde de davacı vekilince sunulan 09.05.2025 tarihli talep dilekçesi, istinaf harçlarının yatırıldığına dair 02.04.2025 tarihli sayman mutemet alındısı ile istinaf başvuru dilekçeleri sunulduğu bu itibarla davacı vekilince istinaf başvurusu süresinin son günü olan 02.04.2025 tarihinde istinaf harçları yatırılıp aynı tarihte istinaf başvuru dilekçesinin de sunulduğu, diğer bir anlatımla davacı vekili tarafından istinaf başvurusunun süresinde yapıldığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, Bölge Adliye Mahkemesince; davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesi ve başvurunun esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile başvurunun süre yönünden reddine gerekirken, karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 371. maddesi uyarınca usulden BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 17bd7774e84f28b5 fbb8d9bb22b8aab3