Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2025/230 E., 2025/1801 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/230 E., 2025/1801 K. (20.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/230
Karar No
2025/1801
Karar Tarihi
20.03.2025
Konu
Tazminat, Miras

3. Hukuk Dairesi 2025/230 E. , 2025/1801 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/636 E., 2024/1217 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/411 E., 2020/27 K. Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; ... Büyükşehir Belediyesi İETT genel müdürlüğüne bağlı şehir içi çalışan ...kodlu ... plakalı özel halk otobüsü hattının işletme hakkının ¾ hissesinin müvekkiline, ¼ hissesinin bir kısım davalılar murisi ...’e ait olduğunu, otobüsün müvekkilinin kullanımında iken ölümlü ve yaralanmalı trafik kazasına karıştığını ve müvekkilinin hapis cezasına mahkum edildiğini, hakkında açılan tazminat davasında da 700.000,00 TL tazminat ödemesine karar verildiğini, müvekkilinin zor durumu nedeniyle kandırılmaya müsait bir halde iken, ortağı olan ...’ın kendisini ikna etmesi üzerine, otobüsün haczedilerek satılmasını engellemek amacıyla, 14.09.2005 tarihinde davalı ...’a anlaşmalı olarak devrettiğini, 15.09.2005 tarihinde de otobüs işletme hakkını verdiğini, ...'ın yeğenleri ...ve ... otobüsü görünüşte devralan ....ve eşi ... ile işbirliği içinde otobüs hattını çalıştırarak gelirini paylaştıklarını, ancak müvekkiline gelirden pay vermediklerini, işletme hakkı hissesini iade etmediklerini, davalıların bir mizansen yaratarak hattın devrini sağlayıp haksız kazanç elde etmek için hile yaptıklarını, otobüs ve işletme hakkının devir tarihindeki değerinin yaklaşık 1.034.000.000,00 TL olduğunu, oysa müvekkiline 48.500,00 TL ödendiğini, müvekkili ile ... adına açılan hesaba 178.986,00 TL ödendiğini, bu durumun müvekkilinin ailesini yıktığını, abisinin darp edildiğini, tasarrufun iptali davalarının kabul ile sonuçlandığını ileri sürerek; otobüsün ve ...kodlu hattın işletme hakkının devri işlemlerinin iptali ile ¾ hissesinin müvekkili adına tesciline, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan şimdilik 500.000,00 TL'nin devir tarihinden itibaren işleşecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davacının alacaklısı olan ...’a açtığı tasarrufun iptali davası nedeniyle araç bedelini ikinci kez ödemek zorunda kaldığını, tasarrufun iptali davalarında alınan bilirkişi raporlarıyla müvekkilinin aracı gerçek değerinde aldığının belirlendiğini, otobüs hattının minübüs ve taksi hatları gibi satış, haciz rehin gibi tasarruf işlemlerine konu edilemeyeceğini, özel halk otobüsü çalışma ruhsatının plakaya özgülenmediğini ruhsatın gerçek veya tüzel kişilere verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... mirasçıları vekili; davanın zaman aşımına uğradığını ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamı, dosyaya celp edilen ve taraflarca ileri sürülen beyanlara göre, davacıya ait aracın devri işleminin meydana gelen trafik kazasında zarar gören kişilerden mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığının, muvazaanın tasarrufun iptali davaları ile de tespit edilerek, dava dışı alacaklılar yönünden tasarrufun iptaline karar verildiğinin anlaşılmasına rağmen, işlemin tarafı olan kişilerin muvazaa iddiasına dayanarak işlemin iptalini talep etmelerinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 02.05.2020 tarihli kararıyla; davacının talebinin inançlı temlike dayalı sözleşmenin iptali ve müspet zararın ile yoksun kalınan karın tazmini olduğu, inanç sözleşmesinin ancak senet veya uyuşmazlığın vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge ile ispat edilebileceği, dosyada bu yönde bir delilin bulunmadığı, davacı tarafından davalı ... mirasçılarına karşı açılan ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/118 Esas 2012/183 Karar sayılı dosyasında davacının ... hat no'lu ve ... plakalı özel halk otobüsünü ...'ın bulduğu ...'e devretme konusunda anlaştıklarını, alıcıya satış sözleşmesi ile otobüsün satışının yapıldığı, Vakıfbank ... Şubesindeki hesaba yatan paranın otobüs satışı nedeniyle ödenen para olduğunu ileri sürerek; yatan paradan kendi hissesine düşen miktarın kendi payına düşen kısmının ödenmesini talep ettiği, Mahkemece, bankaya yatırılan tutarın ... hat no'lu ve ... plakalı özel halk otobüsünün satılması nedeniyle ödenen satış bedeli olduğu kabulüyle davacının payına göre bakiye alacağına hükmedildiği, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, davacının kendi ikrarı ile sabit olduğu üzere taraflar arasında inanç sözleşmesi olmayıp, ... hat no'lu ve ... plakalı özel halk otobüsü hakkında satış sözleşmesi bulunduğu, gerek nakit ve gerekse banka hesabına yatırılan bedel göz önüne alındığında, alıcının satış bedelini ödediği, buna göre davanın inançlı işlemin ispat edilememiş olması nedeniyle reddedilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Dairenin 13.02.2024 tarihli ilamıyla; 05.02.1947 tarihli 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca inançlı işlem iddiasının yazılı belge ile kanıtlanması zorunlu olduğu, iddiasını yazılı belge ile kanıtlayamayan kimsenin 6100 sayılı HMK'nın 202. maddesi gereğince delil başlangıcı sayılabilecek nitelikte banka kaydı, mektup, ihtar vs. gibi bir delilin varlığı halinde iddiasını tanık delili ile kanıtlamasının mümkün olacağı, somut olayda; davacının iddasını ispat etmek için banka kayıtlarına dayandığı, davalı ve dava dışı kişiler arasındaki hesap heraketlerinin incelenmesi ve ayrıca diğer delillerinin toplanmasını talep ettiği, hal böyle olunca davacının tanık dahil tüm delilleri toplanmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunu karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2.Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının delil olarak banka kayıtlarına dayanmadığı yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge olduğunu ileri sürmediği, dosyadaki tek banka kaydının ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/118 E., 2012/183 K. sayılı dosyasına konu edildiğini bu davada da davacının otobüs ve hattı sattığını ileri sürerek payına düşen satış bedelini talep ettiği gözetildiğinde banka kaydının inançlı işlem iddiası için yazılı delil başlangıcı olamayacağı gerekçesiyle, önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir. VI.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Mahkemenin bildirilen mahkeme kararlarını celp etmediğini dosyadaki belgeleri incelemediğini, delil sunmak için süre verilmediğini, banka kayıtlarının incelenmesinin talep ettiklerini, eksik tahkikatla karar verildiğini, sunulan tüm belgeler ve ödeme makbuzlarıyla dava konusu ... kodlu .. plakalı özel halk otobüsünün akbil ödemelerinden kazancının ortak ..., Yeğeni ... 'e aktarım yapıldığının banka dekontlarıyla sabit olduğunu, ayrıca ...'ın davada tanık olarak gösterdiği .... hesaplarına para gönderdiği, bu hususun da banka dekontlarıyla ispatlandığını, ancak talep etmelerine rağmen Mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmadığını, davalının telkinleriyle 700.000,00 TL tutarındaki tazminat ödemekten kurtulmak için geçici olarak yapılan devrin muvazaalı olup, sonradan müvekkilin devrettiği hissesinin müvekkiline iade edilmediğini davalı ve akrabaları arasındaki para transferlerinin yazılı delil başlangıcı hükmünde olduğunu belirterek, kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının özel halk otobüsü ve hattın işletme hakkındaki hissesini alacaklılarından kaçırmak amacıyla devredilmiş olmasına rağmen, kendisine geri verilmeyip işletildiği iddiasına dayanan otobüs ve işletme hakkının 3/4 hissesinin adına tescili olmazsa alacak talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dayandıkları belgelere uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine dava şartlarına yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle davacının inançlı işlem iddiasıyla dava açmış olmasına rağmen davacı ile bir kısım davalılar murisi ... ortak malik olduğu otobüs ile hattın işletme hakkının devredildiği davalı ... tarafından davacı ile ... adına açılan banka hesabına yatırılan para hakkında davacının ... mirasçılarına karşı dava açarak satış bedelinden payına düşen miktarı talep ettiği ve mahkemece talebinin kabul edildiği, davacının bunun dışında satış nedeniyle 48.500,00 TL daha aldığının çekişmesiz olduğu, buna göre taraflar arasındaki banka kayıtlarının satış ilişkisinin varlığını gösterdiği inançlı işlem iddiasına yönelik delil başlangıcı sayılamayacağı, davalıların kendi aralarındaki veya dava dışı üçüncü kişilerle arasındaki banka kayıtlarının inançlı işlemin varlığına delalet etmeyeceği, neticede inançlı işlem iddasının yazılı delil veya delil başlangıcı bulunmaması nedeniyle ispatlanamadığı Bölge Adliye Mahkemesince de bu gerekçeye karar verdiği Dairece verilen bozma kararının yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz talebinin reddi ile usul ve yasaya uygun direnme kararının onanmasına karar verilmiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 ve 373/5 maddeleri uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a63ca31b81e26ab3 aae31b0c5964b53d

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı